Son yıllarda dikkatimi çeken bir şey var. İnsanlar her zamankinden daha fazla bilgiye ulaşıyor ama her zamankinden daha az kitap okuyor. Telefon ekranlarında saatler geçiriyor, yüzlerce görüntü izliyor, binlerce cümleye göz gezdiriyoruz. Fakat bir kitabın sayfaları arasında kaybolmaya eskisi kadar vakit ayırmıyoruz.
Oysa kitap okumak sadece bilgi edinmek değildir. Bazen bir insanı tanımaktır, bazen bir dönemi yaşamak, bazen de kendi içimize doğru sessiz bir yolculuğa çıkmaktır.
Türkiye'de en çok okunan kitaplar arasında yer alan on eserin tamamını yıllar içinde okuma fırsatım oldu. Her biri bana farklı bir pencere açtı.
Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonnası insan ruhunun derinliklerinde dolaştırırken, Dostoyevski'nin Suç ve Cezası vicdanın peşimizi hiç bırakmadığını hatırlattı.
Victor Hugo'nun Sefilleri adaletin, George Orwell'in 1984'ü özgürlüğün değerini anlattı.
Paulo Coelho'nun Simyacısı hayallerin peşinden gitmeyi öğütlerken,
Oğuz Atay'ın Tutunamayanları bazen neden kendimizi kalabalıkların içinde yalnız hissettiğimizi anlattı.
Yaşar Kemal'in İnce Memedi Anadolu'nun sesi oldu.
Reşat Nuri Güntekin’in,Çalıkuşu yıllardır gençliğini kaybetmeyen bir dost gibi kaldı.
Sait Faik Abasıyanık'ın, Altıncı Koğuş insan ruhunu sorgulattı,
Khaled Hosseın’in, Uçurtma Avcısı ise insanın yüreğine dokunan unutulmaz hikâyelerden biri oldu.
Elbette amaç bir yarışa girmek değil. Kimsenin yılda yüz kitap okuma zorunluluğu yok. Ama her gün birkaç sayfa okumak bile insanın dünyasını genişletiyor. Çünkü kitaplar yalnızca bilgi vermez; düşünmeyi, sorgulamayı ve empati kurmayı da öğretir.
Bir de işin mizahi tarafı var. Telefonun şarjı yüzde bire düşünce hepimiz panik oluyoruz. Oysa zihnimizin şarjı yıllardır yüzde birde geziyor olabilir ve çoğu zaman bunun farkına bile varmıyoruz. İşte kitaplar, o görünmeyen şarj aletlerinden biridir.
Eğer okumaya yeni başlayacaksanız, bu listedeki kitaplardan birini seçin. Korkmayın, kitaplar sanıldığı kadar tehlikeli değildir. En fazla düşünmeye başlatırlar. Günümüzde bunun bazıları için büyük bir risk olduğu söylenebilir ama ben yine de tavsiye ederim.
İyi kitaplar, iyi dostlar gibidir; aradan yıllar geçse de sizi unutmazlar.