Antalya açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan bot Sahil Güvenlik teknesine çarptı; 14 can kaybı
Antalya açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan bot Sahil Güvenlik teknesine çarptı; 14 can kaybı
İçeriği Görüntüle

Önce kapımızdaki savaşa dair ‘İran Krizi-1’ ve 'İran Krizi-2’ başlıklı yazılarımı bir hatırlayalım:

28 Aralık 2025’te İran’da esnafın protestolarıyla başlayıp isyana dönüşen olaylara dair ilk yazıda, İran’ın tarihi, coğrafyası, jeopolitik durumuna yer verip, olup bitenlerin nereye varacağı değerlendirilmişti. İran’ın, milattan önceye dayanan en eski uygarlıklarından biri olduğu, Suudi Arabistan’dan sonra, Orta Doğu’da en zengin enerji kaynaklarına sahip olduğu, 1900’lu yılların başından beri geçim krizi, susuzluk, kadın hakları ve özgürlük talepleri içeren direnişlere sahne olduğu, 31 eyaletten biri olan Horasan’ın Selçukluların kuruluş merkezi olduğu, İran’ın Anadolu’dan sonra dünyada en çok Türkün yaşadığı ülke olduğu,

İran İslam Devriminden sonra, milli birliği oluşturmak için 1980-1988 arasında, sekiz yıl Irak’la savaştığı, Jeopolitik konumu ve durumu itibariyle önemli bir derinliğe sahip, nükleer caydırıcılık yeteneğine kavuşması halinde Orta Doğu’da güç dengelerinin değişecek olması, yükselen güç Çin ile işbirliği, BRİCS üyesi ülke oluşu, radikal gruplara destek oluşu nedenleriyle, İsrail’in güvenliği için potansiyel tehdit olarak algılandığı, İsrail’in güvenliği için kendisini yükümlü kabul eden ABD için de öncelikli vazgeçilmez hedef ülke olarak kabul edildiği,

Suriye Savaşı’ndan sonra İsrail’in Suriye topraklarına girmesi, Rusya-Ukrayna Savaşı, Hamas-İsrail Savaşı ve 28 Aralık 2025’te İran’da başlatılan iç karışıklık ve ardından 2 Haziran 2025’te ABD’nin, İran’ın 3 nükleer (Fordo, Natanz, İsfahan) tesisini vurması, ABD'nin Venezuela operasyonunun ardından İran’da yapılacak harekât için 2 uçak gemisi bölgeye gönderip yığınak yapması, Çin ve Rusya’nın, ABD’nin İran’a müdahalesi durumunda karşı koyacağı belirtilmişti. (https://www.gazetezebra.com.tr/iran-krizi-petro-dolarin-hismi-kuresel-kutuplasma-ve-kuresel-savas-riski)

İkinci yazıda ise İran krizi, küresel kutuplaşma ve küresel savaş; Türkiye açısından krizler ve fırsatlar, gelecek hakkında değerlendirme yapılmış, İsrail’in savaşı yaymak ve yakın desteğini sürdürebilmek için ABD’yi devamlı Orta Doğu’da tutmak istediği, nükleer savaş ve 3. Dünya Savaşı ihtimali ve İsrail-İran çatışmasının sınırlı kalıp kalmayacağıyla küresel savaş riski irdelenmiştir. Nitekim Orta Doğu’da yeni bir savaş daha patlak verdi. Pakistan ve Afganistan arasındaki çatışmalar, savaşa dönüştü. 28 Şubat 2026’da savaş resmen başladı. (https://www.gazetezebra.com.tr/iran-krizi-2)

BUNDAN SONRA NE OLUR?

Yazının tamamını okumak için tıklayınız