Romanya Teknik Direktörü Mircea Lucescu, hem son bir Dünya Kupası için mücadele ediyor hem de kendi vücuduyla savaşıyor. Oyuncu ve teknik direktör olarak binlerce maça tanık oldu, ancak bunlar hepsinin en zoru olabilir. Romanya'yı 28 yıl sonra ilk kez Dünya Kupası'na taşıma ihtimali olan iki play-off maçına çıkmaya hazılanan tecrübeli isim, "Korkak gibi gidemem" dedi.
Lucescu şu anda 80 yaşında ve sağlığı pek iyi değil. Ama enerjisinden ve oyuna olan sevgisinden hiçbir şey kaybetmedi. Aralık ayından bu yana üç kez hastaneye kaldırıldı. Perşembe günü Türkiye ile oynanacak play-off yarı finaline çıkacak olan Lucescu, önümüzdeki birkaç hafta boyunca odak noktası olmasından korktuğu için hastalığının ne olduğunu ise açıklamak istemiyor.
Lucescu, Guardian'a verdiği röportajda, "Doktorlar bana antrenörlüğe devam edebileceğimi söylediklerinde, Romanya için yapmam gerekenlere odaklandım. Federasyonla konuştum ve bana durum için bir çözüm bulamadıklarını söylediler. En iyi durumda değilim, bu yüzden başka bir seçenek olsaydı ayrılırdım. Ama ısrar ediyorum: Korkak gibi ayrılamam. Elemeleri geçme şansımıza inanmalıyız." dedi.
Romanya teknik direktörü olarak ikinci dönemi, 2024 Avrupa Şampiyonası'ndan kısa bir süre sonra başlayan Lucescu, “Takımın başına geçmenin benim görevim olduğunu hissettim. Bu sadece büyük bir sorumluluk değildi. Romanya futbolunun bana verdiği her şey için bir görevdi. Borçluydum. Hiçbir zaman parayla ilgili değildi, hiçbir zaman başka bir madalyayla ilgili değildi. Yeterince kupam var. Romanya futbolunun işleyiş biçimini zihinsel düzeyde değiştirerek yardımcı olmayı umuyordum.” dedi.
"İmkansız bir atmosferde oynayacağız"
Hastanedeyken oyuncuları ve teknik ekibiyle yakın temasını sürdürürken aynı zamanda Türkiye maçlarını da analiz etti. Lucescu, “İmkansız bir atmosferde oynayacağız. Orayı çok iyi biliyorum: Beşiktaş'ın stadyumu. Kulüpten ayrıldığımda sözleşmemin bitimine iki yıl daha vardı ama parayı kulübe, stadyumu yeniden inşa etmeleri şartıyla bıraktım. Şimdiye kadar gittiğim en iyi stadyumlardan biri. Rakip takım topa sahip olduğunda baskı kuruyorlar. Ve bu olağanüstü bir baskı. Yaratacakları gürültüye bir çare olup olmadığını bilmiyorum. Oyuncularıma, Türkiye'de oynamamış olanlara, onları neyin beklediğini anlatmam gerekecek.” dedi.
Türkiye maçına hazırlık kolay olmadı. Lucescu, kadro eksiklikleriyle boğuşmuştu ve şimdi de Celta Vigo kalecisi Ionut Radu ve Pisa orta saha oyuncusu Marius Marin'den sakatlıkları nedeniyle yoksun kalmak zorunda. İkisi de maça ilk 11'de başlayacaktı. Ancak Lucescu kendini acındıracak biri değil.
Lucescu şöyle diyor:
“Sahaya çıkıp tüm ruhunu ortaya koyan oyunculara ihtiyacım var. Ve o iki saate veya bir iki güne ihtiyacım yok. Milli takım oyuncularının herkesten üstün olmasını istiyorum. Sık sık çocukları çağırıyorum ve onlara şunu bunu yapmalarını söylüyorum. Çünkü bir antrenman seansında üç kilometre koşmalarına ihtiyacım yok. Maç sırasında 11 kilometre koşmanız gerekiyor! Oynamıyorlarsa, onlara herkesten daha fazla antrenman yapmalarını söylüyorum. Ormana, parka gidip koşmalarını ve egzersiz yapmalarını söylüyorum. Her şey beyninizde başlar. Başarı veya başarısızlık için ayarları beyninizde yaparsınız.
Onlarla çok konuşuyorum. Düzenli olarak nasıl hissettiğimi soruyorlar. Yanımda kaldığım için bana teşekkür ediyorlar. Taktiksel görüşmelerde hızlı olmam gerekiyor. [Günümüzde] oyuncular toplantılarda yaklaşık 10 dakika sonra konsantrasyonlarını kaybediyorlar. Onların tüm dikkatlerini çektiğiniz o dakikalarda, bilmeleri gereken en önemli şeyleri onlara söyleyebilmeniz gerekiyor.
Umarım oyuncularım bu maçı bir dönüm noktası olarak görürler. Bir nesli tanımlayabilir. Dünya Kupası'na ulaşmak olağanüstü bir başarı olurdu. Benim için değil, Romanya için.”
Maç, yarın saat 20.00'de İstanbul'da oynanacak.
30'dan fazla kupa kazandı
Lucescu, Inter, Galatasaray ve Beşiktaş, Zenit St. Petersburg, Shakhtar Donetsk ve Dinamo Kiev gibi takımların başında yer alarak başarılı bir kulüp teknik direktörlüğü kariyeri sürdürdü. Türk Milli Takımını da çalıştırdı. Uzun süre, 30'dan fazla kupa kazanarak, Guardiola onu geçene kadar Sir Alex Ferguson'un ardından dünyanın en başarılı ikinci teknik direktörüydü.




