Meclis Genel Kurulu’nda konuşan Yol Grubu Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, “Türkiye’nin bir temiz eller operasyonuna, şeffaflığa ve hesap verilebilirliğe ihtiyacı var” diyerek yargı, yürütme ve yasamanın temiz ellerle bu süreci yürütmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Genel Kurulu’nda söz alan Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, kamu bankalarından kimlere, hangi kıstaslara göre kredi verildiği ve kamu kaynaklarının nasıl heba edildiği konularını gündeme taşıdı.
Özdağ, "Türkiye’nin bir temiz eller operasyonuna ihtiyacı var" diyerek yargı, yürütme ve yasamanın temiz ellerle bu süreci yürütmesi gerektiğini ifade etti. Meclis Başkanına seslenen Özdağ, milletvekillerinin mal varlıklarının ve birinci ile ikinci derece akrabalarının mal varlıklarının da açıklanması çağrısında bulundu. Hazine ve Maliye Bakanı’na da seslenen Özdağ, milletvekillerinin ve bürokratların mal varlıklarının kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
Konuşmasında, geçmişte görevden alınan bazı AKP’li belediye başkanlarına ilişkin sürecin kamuoyuna açık ve şeffaf yürütülmediğine dikkat çeken Özdağ, mevcut yargı sisteminin tüm partilere eşit mesafede olması gerektiğini vurguladı. Sayıştay’ın, tüm baskılara rağmen görevini yapmaya devam ettiğini belirtti.
Grup önerileri kapsamında kamu bankalarından kimlerin, hangi kişi ve kurumların kredi aldığının bilinmediğini ifade eden Özdağ, kamu bankalarına dair Sayıştay raporlarının işleme konulmadığını söyledi. Özdağ, bu kredilerin çoğunun geri ödenmediğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile diğer yetkili kurumların verdikleri yanıtlarla bu bilgileri “ticari sır” kapsamında sakladığını ifade ederek bu tutumu eleştirdi.
Ziraat Bankası’yla ilgili çarpıcı bir iddiayı da gündeme getiren Özdağ, Ziraat Bankası Başkan Vekili Veysi Kaynak’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu şirkete banka üzerinden milyonlarca liralık kredi sağlandığını, şirketin borcunun 98,8 milyondan 161 milyona yükseldiğini söyledi. Aynı şirketin borsada hızla değer kazandığını, devletten toplam 840 milyon TL teşvik aldığını ifade eden Özdağ, Kaynak’ın kamu görevindeki konumu ve şirket ilişkilerinin etik açıdan tartışılmadığını belirtti.
Ziraat Bankası’nın asli görevinin çiftçiye destek sağlamak olduğunu söyleyen Özdağ, çiftçilere kredi verilmezken medya satın alımı için Yıldırım Demirören’e 895,6 milyon dolar, Ayhan Bora Kaplan’ın şirketlerine ise Halk Bankası üzerinden 700 milyon lira kredi verildiğini Sayıştay ve MASAK raporlarına dayandırarak dile getirdi.
Konuşmasının sonunda Özdağ, "Sizde Allah korkusu yok mu? Kul hakkı yok mu? Kamu kaynaklarını hiç etmenin bir değeri yok mu Allah aşkına? Ahiret yok mu? Var." dedi. Özdağ, bu kredilerin kimlere verildiğinin araştırılması gerektiğini vurguladı ve "Bir gün keser dönecek, sap dönecek, hesap dönecek. O gün belki birileri bir daha güneş yüzü görmeyecek." sözleriyle konuşmasını tamamladı.