Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 15 yaşındaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini ölçtüğü Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nın (PISA) 2025 sonuçları, Türkiye'nin son üç yılda OECD ülkelerindeki genel eğilimden ayrıştığını ortaya koydu.
Türkiye'nin puanı, bir önceki PISA araştırmasının yapıldığı 2022'ye göre fen bilimleri, okuma ve matematiğin üçünde de yükseldi.
OECD, Türkiye'yi 2022-2025 döneminde üç temel alanda birden performansını artıran az sayıdaki ülke ve ekonomi arasında gösteriyor.
Türkiye'nin ortalama fen bilimleri puanı 2022'ye göre 18 puan artarak 494'e, okuma puanı 16 puan artarak 472'ye, matematik puanı ise OECD'nin değişim hesabına göre 8 puan artarak 462'ye çıktı.
DW Türkçe'den Pelin Ünker'in derlediği habere göre Türkiye, PISA 2025'te fen bilimlerinde 19'uncu, okumada 18'inci, matematikte ise 28'inci sırada yer aldı. Sıralaması 2022'ye göre fende 15, okumada 17, matematikte 10 basamak yükseldi.
Türkiye OECD ortalamasının üzerinde mi?
Türkiye'deki yükselişe karşılık OECD ortalaması üç alanda da geriledi.
2022-2025 arasında OECD ortalaması fen bilimlerinde 3, okumada 14, matematikte 9 puan azaldı. PISA 2025'te OECD ortalama puanı fen bilimlerinde 482, okumada 461, matematikte 463 oldu.
Böylece Türkiye fen bilimlerinde OECD ortalamasının 12, okumada 11 puan üzerinde yer alırken matematikte yalnızca 1 puan altında kaldı.
Fen bilimlerinde Türkiye 494 puanla Polonya'nın hemen ardından gelirken Çekya, Belçika, Almanya, Hollanda, İsveç, Fransa ve İtalya'nın üzerinde yer aldı. Okumada da Finlandiya ve İtalya'nın hemen ardından gelen Türkiye; İsviçre, Çekya, Avusturya, İsveç, Belçika ve Almanya'yı geride bıraktı.
Matematikte ise 462 puanla OECD ortalamasının hemen altında kaldı.
PISA 2025'te ayrıca değerlendirilen hesaplamalı problem çözme alanında Türkiye'nin ortalama puanı 473 oldu. OECD ortalaması ise 500 puandı. Böylece Türkiye bu alanda OECD ortalamasının 27 puan altında kaldı.
OECD'de PISA performansı geriliyor
PISA 2025'e 91 ülke ve ekonomiden 760 binden fazla öğrenci katıldı.
Öğrenciler yaklaşık 33 milyon 15 yaşındaki genci temsil ediyor.
Türkiye'deki yükseliş, OECD ülkelerindeki uzun dönemli gerilemenin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. 2015-2025 arasında OECD ortalaması matematikte 22, okumada 28, fen bilimlerinde ise 7 puan düştü.
OECD'ye göre performans kaybı yalnızca Covid-19 salgınıyla açıklanamıyor. Özellikle okumadaki gerileme pandemi öncesinde başlamış durumda.
Dijitalleşme ve ekran kullanımının artması ile öğrencilerin hobi olarak daha az okuması OECD'nin tartıştığı etkenler arasında.
Türkiye'nin uzun dönemli eğilimi ise farklı. Fen bilimlerinde 2015'te 425 olan ortalama puan 2018'de 468'e, 2022'de 476'ya ve 2025'te 494'e yükseldi.
Matematikte 2015'te 420 olan puan 2018'de 454'e çıktı, 2022'de 453, 2025'te 462 oldu. Okumada ise 2015'te 428 olan puan 2018'de 466'ya çıktı; 2022'de 456'ya geriledikten sonra 2025'te 472'ye yükseldi.
Düşük performanslı öğrenci oranı geriledi
Türkiye'deki iyileşme temel yeterlilik düzeyine ulaşan öğrencilerin oranına da yansıdı.
Fen bilimlerinde öğrencilerin yüzde 81'i en az ikinci yeterlilik düzeyine ulaştı. OECD ortalaması yüzde 74. En yüksek iki performans düzeyindeki öğrencilerin oranı ise Türkiye'de ve OECD'de yüzde 7.
Matematikte temel yeterlilik düzeyine ulaşanların oranı Türkiye'de yüzde 64, OECD'de yüzde 65. En yüksek performans gösterenlerin oranı her ikisinde de yüzde 8.
Okumada ise Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 76'sı temel yeterlilik düzeyine ulaşırken OECD ortalaması yüzde 69. Ancak en yüksek okuma düzeyine ulaşanların oranı Türkiye'de yüzde 4, OECD'de yüzde 6.
Türkiye'de 2015'e kıyasla temel yeterlilik seviyesinin altında kalan öğrenci oranı matematik ve okumada 16'şar yüzde puan, fen bilimlerinde ise 25 yüzde puan azaldı.
Puanlar yükselirken başarı farkı açıldı
Ancak ortalama performanstaki yükseliş öğrenciler arasında aynı ölçüde gerçekleşmedi.
2022 ile 2025 arasında en yüksek puan alan yüzde 10'luk öğrenci grubu ile en düşük puan alan yüzde 10'luk grup arasındaki fark matematik ve fen bilimlerinde büyüdü. Okumada ise anlamlı bir değişiklik olmadı.
Sosyoekonomik açıdan en avantajlı yüzde 25'lik gruptaki öğrenciler de en dezavantajlı yüzde 25'lik gruptakilerden fen bilimlerinde 81 puan daha yüksek sonuç aldı. OECD ortalamasında fark 85 puan.
Ancak 2015-2025 arasında bu fark Türkiye'de genişlerken OECD genelinde daraldı. Türkiye'de avantajlı öğrencilerin performansı dezavantajlı öğrencilerden daha fazla yükseldi.
Buna karşılık Türkiye'deki dezavantajlı öğrencilerin performansı uluslararası karşılaştırmada görece yüksek.
Uluslararası sosyoekonomik ölçeğin en alt çeyreğinde bulunan Türkiye'deki öğrencilerin fen ortalaması 466 puan ve OECD'ye göre bu, benzer sosyoekonomik koşullardaki öğrenciler arasında en yüksek sonuçlardan biri.
Dezavantajlı öğrencilerin yüzde 13'ü de Türkiye'deki fen performansının en yüksek yüzde 25'lik grubunda yer aldı. OECD ortalaması yüzde 12.
Her iki öğrenciden biri en az bir gün okula gitmedi
Akademik sonuçlardaki iyileşmeye karşın devamsızlık Türkiye'nin en dikkat çekici sorunlarından biri.
Öğrencilerin yüzde 53'ü PISA sınavından önceki iki hafta içinde en az bir tam gün okula gitmediğini bildirdi. OECD ortalaması yüzde 22.
Aynı dönemde Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 41'i en az bir dersi kaçırdığını söyledi. OECD ortalaması yüzde 24. Okula en az bir kez geç kaldığını belirtenlerin oranı ise Türkiye'de yüzde 49, OECD'de yüzde 50.
Tam gün devamsızlık oranı 2018'de yüzde 52, 2022'de ve 2025'te yüzde 53 olarak ölçüldü.
Öğrencilerin yüzde 28'i okulu "zaman kaybı" görüyor
Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 73'ü birçok farklı şeyi merak ettiğini, yüzde 68'i ise zorlayıcı bir işle karşılaştığında daha fazla çaba gösterdiğini söylüyor. İkinci oran OECD'nin yüzde 60'lık ortalamasının üzerinde.
Buna karşılık öğrencilerin yüzde 28'i okulun "zaman kaybı" olduğunu düşünüyor. OECD ortalaması yüzde 24. Bu oran 2022'ye göre 6,5 yüzde puan azalsa da aynı dönemde meraklı olduğunu söyleyenlerin oranı 4, zorlandığında daha fazla çaba gösterdiğini belirtenlerin oranı 2,9 yüzde puan geriledi.
Öğretmen açığı azalırken materyal sorunu arttı
Okul müdürlerinin yanıtlarına göre Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 8'i öğretmen eksikliğinin eğitimi aksattığı okullarda bulunuyor. OECD ortalaması yüzde 39. Türkiye'de bu oran 2022'de yüzde 16'ydı.
Buna karşılık ders kitabı, bilişim ekipmanı, kütüphane veya laboratuvar malzemesi gibi eğitim materyallerinin eksikliğinin öğretimi aksattığı okullardaki öğrencilerin oranı 2022'de yüzde 15'ten 2025'te yüzde 24'e yükseldi.
Cep telefonu yasağı OECD'nin çok üzerinde
Türkiye'deki öğrenciler okulda öğrenme amacıyla dijital cihazlarda günde ortalama 1,3 saat geçiriyor. OECD ortalaması 1,7 saat.
Öğrencilerin yüzde 18'i fen derslerinin çoğunda veya tamamında sınıf arkadaşlarının dijital cihazlar nedeniyle dikkatinin dağıldığını bildiriyor. OECD ortalaması yüzde 28.
Sosyoekonomik koşullar dikkate alındığında, fen derslerinde sınıf arkadaşlarının dijital cihazlar nedeniyle dikkatinin dağıldığını bildiren öğrencilerin fen puanı, bunu bildirmeyen öğrencilere göre Türkiye'de ortalama 30 puan daha düşük. OECD genelinde fark 11 puan.
2025'te Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 83'ü cep telefonunun okul sınırları içinde yasak olduğu okullarda bulunuyor. Oran 2022'de yüzde 62'ydi. OECD ortalaması ise aynı dönemde yüzde 34'ten yüzde 49'a çıktı.
Öğrencilerin yarısı yapay zekayı öğrenmek için kullanıyor
Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 52'si yapay zeka sohbet botlarını öğrenmelerine yardımcı olması için haftada en az bir kez kullandığını belirtiyor. OECD ortalaması yüzde 46.
Yeni bir konuda ön araştırma için yapay zeka kullananların oranı Türkiye'de yüzde 44, OECD'de yüzde 31. Yazılı ödev için metin taslağı hazırlatmak amacıyla kullananların oranı da Türkiye'de yüzde 44, OECD'de yüzde 29.
Türkiye'deki öğrencilerin yalnızca yüzde 8'i PISA'nın incelediği okul çalışmalarında yapay zeka sohbet botlarını hiç veya neredeyse hiç kullanmadığını belirtiyor. OECD ortalaması yüzde 14.
Zorbalık yeniden arttı
Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 21'i ayda birkaç kez veya daha sık en az bir tür zorbalığa maruz kaldığını bildirdi. OECD ortalaması yüzde 20.
Zorbalık Türkiye'de 2018-2022 arasında gerilemiş ancak 2022-2025 arasında yeniden artmış durumda.
İzinleri olmadan kendileri hakkında üzücü bilgilerin internette yayımlandığını ayda birkaç kez veya daha sık bildiren öğrencilerin oranı ise Türkiye'de de OECD genelinde de yüzde 3.
Aile desteğinde düşüş
Türkiye'de anne-babasının ya da velisinin haftada en az bir kez okulda ne yaptığını sorduğunu belirten öğrencilerin oranı 2022'de yüzde 66'dan 2025'te yüzde 63'e düştü.
Okulda yaşadığı sorunları ailesiyle haftada en az bir kez konuştuğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 53'ten yüzde 43'e geriledi. OECD'ye göre aile desteğindeki düşüş PISA'ya katılan ülke ve ekonomilerin neredeyse tamamında görülüyor.
Bakanlıktan açıklama: PISA 2025 Türkiye sonuçları, tüm dünyayla eş zamanlı olarak açıklandı
Milli Eğitim Bakanlığı da PISA 2025 sonuçlarını duyurdu. Bakanlığın açıklaması şöyle:
OECD tarafından 15 yaş grubunda örgün eğitime devam eden öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarını değerlendirmek ve ülkeleri karşılaştırabilmek amacıyla üç yılda bir gerçekleştirdiği araştırmaya, Türkiye 2003 yılından bu yana katılıyor. PISA araştırmasında 2003'te 41, 2006 yılında 57, 2009 ve 2012 yıllarında 65, 2015 yılında 72, 2018 yılında 79, 2022 yılında ise 81 ülke yer aldı.
PISA 2025 nihai uygulaması, Türkiye'de 14 Nisan-16 Mayıs 2025'te 12 bölgeden 56 ilde bulunan 203 okuldan 7 bin 702 öğrencinin katılımıyla bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi.
PISA sonuçlarına ilişkin kamuoyuna iki ayrı rapor sunuldu. Bunlardan biri Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan ülke raporu, diğeri ise OECD tarafından kaleme alınan ve www.oecd.org/pisa adresinde yayımlanan rapor oldu.
Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan ülke raporuna göre Türkiye, PISA 2025'te her üç alanda da 2022'den daha yüksek puan elde etti.
Uzun vadede OECD ülkelerinin ortalama puanları her üç alanda düşerken, Türkiye'nin ortalama puanı yükseldi
PISA araştırmasına Türkiye'nin katıldığı ilk uygulama olan 2003 yılına kıyasla, tüm dünyada ve OECD genelinde eğitim performansları belirgin bir şekilde düşerken Türkiye, fen bilimleri alanında 2003 yılında 434 olan puanını 60 puan artırarak 494'e yükseltti. Türkiye, okuma becerilerinde 2003 yılında 441 olan puanını 31 puan artırarak 472'ye, matematik alanında ise 423 olan puanını 39 puan artırarak 462'ye yükseltti ve eğitim alanında tarihî bir başarıya imza attı.
Uzun vadede Türkiye'nin her üç alanda da başarı sıralaması, yüzde 50'nin üzerinde yükseldi
PISA 2003'te 41 ülke yer alırken, PISA 2025'te katılımcı ülke sayısı 91'e yükseldi. Ülke sayısındaki bu değişiklik nedeniyle Türkiye'nin uzun vadeli performansı, göreli sıralamayı gösteren yüzdelik dilim üzerinden karşılaştırıldı.
Türkiye, PISA 2003'ten 2025'e üç alanda da göreli sıralamasını yükseltti. Fen bilimlerinde 2003'te 35. sırada bulunan Türkiye, 2025'te 19. sıraya yükseldi. Böylece göreli sıralama konumunu yüzde 64 oranında iyileştirdi. Okuma becerilerinde 33. sıradan 18. sıraya yükselen Türkiye, göreli sıralamasını yüzde 60 oranında iyileştirdi.
Matematikte ise Türkiye, 34. sıradan 28. sıraya yükseldi. Bu alanda göreli sıralama konumu yüzde 52 oranında iyileşti. Böylece Türkiye, uzun vadede fen bilimleri, matematik ve okuma becerilerinin üçünde de göreli sıralamasını yüzde 50'nin üzerinde yükseltti. Türkiye son 10 yılda her üç alanda da performansını sürekli artıran tek OECD üyesi ülke oldu.
OECD ülkelerinin son 10 yıllık puan değişimlerine göre Türkiye fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de puanını artıran tek OECD üyesi ülke oldu.
Türkiye, aynı zamanda 2022 sonuçlarına kıyasla her üç alanda puanını en fazla arttıran OECD ülkesi oldu.
Bir önceki PISA uygulamasına göre OECD üyesi ülkeler arasında her üç alanda da puanını en fazla artıran ülke, Türkiye
Fen bilimleri ve matematik alanlarındaki PISA 2025 Türkiye ortalamaları, PISA'da şimdiye kadar elde edilen en yüksek sonuçlar arasında yer aldı. Türkiye, PISA 2022 uygulamasına göre PISA 2025'te her üç alanda da puanını en fazla artıran ülke oldu. Böylece Türkiye, PISA 2025'te ilk defa fen bilimleri ve okuma becerileri alanında OECD ülkeleri ortalamasının üzerinde performans gösterdi. Matematik alanında ise yükselişini sürdürerek OECD ortalamasını yakaladı.
Türkiye'nin tüm ülkeler ve OECD ülkeleri arasındaki sıralaması yükseldi
PISA 2025 araştırmasına katılan ülke sayısı 81'den 91'e yükselirken Türkiye her üç alanda da ülke sıralamasını daha üst sıralara taşıdı.
PISA 2022'ye Kıyasla PISA 2025 Sıralamasındaki Değişim
| Alan | OECD Ülkeleri Arasında | Tüm Ülkeler Arasında | ||||
| PISA 2022 | PISA 2025 | Değişim | PISA 2022 | PISA 2025 | Değişim | |
| Fen bilimleri | 29 | 14 | +15 | 34 | 19 | +15 |
| Okuma becerileri | 30 | 13 | +17 | 36 | 18 | +18 |
| Matematik | 32 | 23 | +9 | 39 | 28 | +11 |
Türkiye fen bilimleri alanında PISA 2022'de 81 ülke arasında 34. sırada yer alırken PISA 2025'te 91 ülke arasında 19. sıraya yükseldi. 2022'de 37 OECD ülkesi arasında 29. sırada bulunan Türkiye, 2025'te 15 basamak birden yükselerek 38 OECD ülkesi arasında 14. sırada yer aldı.
Okuma becerileri alanında Türkiye, PISA 2022'de 81 ülke arasında 36. sırada yer alırken PISA 2025'te 91 ülke arasında 18. sıraya yükseldi. Benzer şekilde 2022'de 37 OECD ülkesi arasında 30. sıradaki Türkiye, 2025'te 38 OECD ülkesi arasında 13. sırada yer aldı.
Matematik alanında ise PISA 2022'de 81 ülke arasında 39. sırada bulunan Türkiye, PISA 2025'te 91 ülke arasında 28. sıraya yükseldi. OECD ülkeleri arasında ise 2022 yılında 32. sıradaki Türkiye, 2025'te 23. sırada yer aldı.
Fen bilimlerinde en fazla puan artışı Türkiye'de
PISA araştırmasında her döngüde farklı bir alan, "ağırlıklı alan" olarak değerlendiriliyor. PISA 2025'te ağırlıklı alan, fen bilimleri olarak belirlendi. Türkiye, PISA araştırmasında fen bilimleri alanında istikrarlı artış gösteren ülkeler arasında yer aldı.
PISA 2018 ve PISA 2022 ile kıyaslandığında PISA 2025 uygulamasında OECD ülkeleri ve tüm ülkelerin fen bilimleri alanı ortalama puanlarında düşüş yaşanmasına rağmen Türkiye'nin ortalama puanında 2022 yılına kıyasla 18 puan, 2018'e kıyasla 26 puan artış görüldü.
Öte yandan PISA 2025 uygulamasında OECD ülkeleriyle arasındaki puan farkını kapatan Türkiye, bu puan farkını kendi lehine 12 puan yükseltti. PISA 2025'te fen bilimleri alanı performansında OECD ortalaması 482, tüm ülkeler ortalaması 443, Türkiye ortalaması ise 494 puan oldu ve Türkiye bu puanla tüm ülkelere ve OECD ülkelerine ait ortalamanın üstünde yer aldı.
Okuma becerilerinde Türkiye'nin puanı ortalamanın 52 puan üzerinde
PISA 2022 ile kıyaslandığında PISA 2025 uygulamasında OECD ülkeleri ve tüm ülkelerin okuma becerileri alanı ortalama puanlarında düşüş yaşanmasına rağmen Türkiye'nin ortalama puanında 2022 yılına kıyasla 16 puan artış görüldü.
Raporda, PISA döngülerinde okuma becerileri alanındaki performans değişimi konusunda, "PISA 2018 ve PISA 2022 ile kıyaslandığında PISA 2025 uygulamasında OECD ülkeleri ve tüm ülkelerin okuma becerileri puanlarında düşüş yaşanmasına rağmen Türkiye'nin ortalama puanında artış görülmüştür." ifadesi yer aldı.
PISA 2025'te okuma becerileri alanında OECD ortalaması 461, tüm ülkeler ortalaması 420, Türkiye ortalaması ise 472 puan oldu. Türkiye, elde ettiği bu puanla tüm ülkelere ve OECD ülkelerine ait ortalamanın üstünde yer aldı.
Okuma becerilerinde 2018 yılında OECD ülkeleri ortalamasının 21 puan gerisinde olan Türkiye, PISA 2025'te bu farkı kapatarak 11 puan öne geçti. Türkiye ile tüm ülkelerin ortalaması arasındaki fark, 2018'de 13 puanken 2025'te 52 puana yükseldi.
Matematik alanında tüm ülkeler ortalamasının üzerinde
PISA 2022 ile kıyaslandığında PISA 2025 uygulamasında OECD ülkeleri ve tüm ülkelerin matematik alanı ortalama puanlarında düşüş yaşanmasına rağmen Türkiye'nin ortalama puanında 2022 yılına kıyasla 9 puan artış görüldü.
Matematik alanında PISA 2025'te OECD ortalaması 463, tüm ülkeler ortalaması 429 iken Türkiye ortalaması ise 462 puan oldu ve Türkiye bu puanla tüm ülkeler ortalamasının üstünde yer aldı.
Matematik alanında OECD ülkeleri ve tüm ülkeler ortalama puanları ile Türkiye'nin ortalama puanı arasındaki farka bakıldığında Türkiye'nin her döngüde, OECD ülkeleri puan ortalamasıyla arasındaki farkı kapattığı görüldü. 2025 sonuçlarına göre Türkiye, OECD ülkeleri ortalamasını yakalarken tüm ülkeler ortalamasının 33 puan üzerine çıktı.
Hem üst düzey performans gösteren hem de asgari performans düzeyine ulaşan öğrencilerin oranını artıran iki OECD ülkesinden biri
PISA'da asgari performans düzeyine ulaşan öğrencilerin oranındaki artış, eğitim sisteminin tüm öğrencilere temel becerileri kazandırmadaki başarısını; üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranındaki artış ise öğrencilerin hızla değişen, karmaşık ve belirsiz bir geleceğe hazırlanma düzeyini gösteriyor.
PISA 2025 verilerine göre Türkiye, fen bilimlerinde üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranında ilk kez OECD ortalamasını geride bıraktı. 2022 yılında yüzde 4,0 olan bu oran, 2025'te yüzde 7,4'e yükselerek OECD ortalaması olan yüzde 7,2'nin üzerine çıktı.
Okuma becerilerinde de önemli bir yükseliş kaydedildi. Üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranı 2022'de yüzde 1,9'dan 2025'te yüzde 4,2'ye yükseldi. Matematikte ise üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranı yüzde 5,4'ten yüzde 7,9'a yükseldi.
Türkiye; 2025'te fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de asgari performans düzeyine ulaşan öğrencilerin oranını artırdı.
Aynı zamanda Türkiye'de üç alanda da hem asgari hem de üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranı, PISA tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştı.
Fiziki ve sosyal öğrenme ortamlarındaki iyileşme oranı OECD ortalamasından yüksek
Raporda, "Ayrıca PISA'da fiziksel ve sosyal öğrenme ortamlarına ilişkin anketlerden elde edilen veriler, Türkiye'deki fiziki ve sosyal öğrenme ortalamalarının OECD'den daha iyi olduğunu gösterdi. Bu da 2003 yılından itibaren eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve öğrenme ortamlarının iyileştirilmesi yönünde atılan adımların olumlu sonuç verdiğinin bir göstergesidir." değerlendirmesi yapıldı.
Eğitim personeli niteliğindeki iyileşme oranı OECD ortalamasından yüksek
Türkiye'de eğitim personeli eksikliği ve niteliğindeki iyileşme oranlarının OECD ortalamasından daha yüksek olduğu görüldü. Bu sebeple OECD'ye kıyasla Türkiye'de eğitim personeli yetersizliği ve niteliğinden dolayı eğitimin daha az düzeyde etkilendiği rapora yansıdı.
PISA 2025 Türkiye Raporu'na ulaşmak için tıklayınız.




