Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) başekonomisti Máximo Torero, Hürmüz Boğazı’ndaki uzun süreli bir kapanmanın küresel gıda tedarik zincirinde “yıllardır görülmemiş sistematik bir şok” yaratabileceğini söyledi.
Torero, boğazdan geçen tanker trafiğinin yüzde 90’dan fazla azalmasıyla çiftçilerin dünya genelinde artan maliyetlerle karşılaştığını belirtti.
Torero, mevcut durumda küresel gıda stoklarının yeterli olduğunu ancak kesintilerin üç ay veya daha uzun sürmesi halinde bunun değişeceğini ifade etti. "Bu sadece bir enerji şoku değil" diyen FAO başekonomisti, gıda güvenliği açısından da ciddi riskler oluşabileceği uyarısında bulundu.
FAO’nun en dikkat çekici tespitlerinden biri, bu krizin 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşından farklı çalıştığı yönünde. O dönemde doğrudan tahıl ve yağlı tohum arzı vurulmuştu. Bu kez Ortadoğu, küresel temel tahıl arzının ana üretim merkezi olmadığı için ilk darbe doğrudan ürün arzından değil; enerji, gübre ve lojistik maliyetlerinden geliyor. Ancak rapora göre yüksek petrol fiyatları biyoyakıt talebini de artırarak mısır, soya yağı ve palm yağı gibi ürünlerde ek fiyat baskısı yaratabilir.
Kırılganlık haritasında özellikle Asya ve Afrika öne çıkıyor. Rapora göre, Hindistan ve Çin gübre ithalatlarının yaklaşık yüzde 20’sini Körfez’den gerçekleştiriyor. Sudan gübre ithalatının yüzde 54’ünü Körfez kaynaklarından karşılıyor. Kenya ise gübresinin yaklaşık yüzde 40’ını Körfez’den alırken, buğdayda da yüzde 90 ithalat bağımlılığı taşıyor. Bangladeş, hem yüksek gübre kullanım yoğunluğu hem de Körfez’e bağımlılığı nedeniyle en riskli profillerden biri olarak gösteriliyor.
Raporda Türkiye de riskli ülkeler arasında anılıyor. FAO, hem girdi tarafında Körfez’e bağımlılığı hem de ihracat tarafında Körfez pazarına yönelimi yüksek olan ülkelerde çiftçinin aynı anda daha pahalı girdi, daha düşük erişim ve zayıflayan ihracat talebiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Türkiye, Ürdün, Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Sri Lanka, Sudan, Kenya ve Somali bu çifte baskıya açık ülkeler arasında sıralanıyor.
Körfez ülkeleri açısından da görünüm rahat değil. Rapora göre, bölge ülkeleri gıda arzının yüzde 70 ila 90’ını ithalatla karşılıyor. Katar’ın gıda ithalat bağımlılığı yaklaşık yüzde 90 düzeyinde. Her ne kadar Körfez ülkelerinin 4-6 aylık tüketime karşılık gelen stratejik gıda stokları bulunsa da sevkiyat sorununun uzaması halinde bu tampon hızla eriyebilir ve iç piyasada gıda fiyatları daha sert yükselebilir.
İran özelinde tablo daha da ağır. FAO, İran’ın hem çatışmanın doğrudan tarafı olması hem de yüksek enflasyon ve kur baskısı nedeniyle daha kırılgan hale geldiğini belirtiyor. Rapora göre, Tahran’da buğday unu fiyatları 2026’nın başlarında bir ay içinde yaklaşık yüzde 120, yıllık bazda ise yaklaşık yüzde 200 arttı. Bu artış, ithalat maliyetleri, lojistik aksamalar ve iç piyasayı korumaya dönük tedbirlerin birleşik sonucu olarak değerlendiriliyor.
FAO’nun senaryo modellemeleri, 2026 genelinde küresel hanehalkı reel gelirinde yüzde 0,5 ila 1,6; gıda tüketim hacminde ise yüzde 0,6 ila 1,3 arasında düşüşe işaret ediyor. Aynı dönemde tüketicinin karşılaştığı reel perakende tarım-gıda fiyatlarında yüzde 0,2 ila 0,6 artış, tarım-gıda gelirlerinde ise yüzde 0,6 ila 1,9 daralma öngörülüyor. Yani rapor, kısa vadede fiyat baskısının sınırlı görünse de gelir ve tüketim tarafında küresel ölçekte net bir refah kaybı oluşacağını söylüyor.
FAO’nun vardığı sonuç net: Hürmüz’deki bir jeopolitik kırılma, yalnızca enerji arzını değil, gübre tedarikini, tarımsal üretimi, lojistiği ve gıda arz güvenliğini aynı anda sarsıyor.
Kurum, kısa vadede alternatif ticaret rotaları, daha sıkı piyasa izlemesi, ithalata bağımlı kırılgan ülkelere hedefli destek ve çiftçiye finansal yardım öneriyor. Orta ve uzun vadede ise ithalat kaynaklarının çeşitlendirilmesi, sürdürülebilir gübre üretimi, yenilenebilir enerji yatırımları ve yerli tarımsal kapasitenin güçlendirilmesi öne çıkıyor.
Rapora göre, en etkili çözüm ise yine diplomatik açıdan tek cümle ile şöy şöyle özetleniyor: Hürmüz’de seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanması.




