Duruşma sırasında Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren ve Tahir Elçi Vakfı Başkanı Masum Batı, bu mahkemeden adil bir karar çalacağına inanmadıklarını söyleyerek çıkacak kararın adil olmayacağını ifade etti ve avukatlarla Elçi'nin ailesi kararı protesto etmek için alkışlarla salondan çıktı.

Gerginliğin ardından sanıklardan son sözleri alındı, SEBGİS ile duruşmaya katılan üç sanık polis beraatlerini talep ettiler.

Duruşmaya yarım saat ara verildikten sonra karar açıklandı.

BB Başkanı Erinç Sağkan 'Dosyada delillerin toplanmaması, peşinden de her türlü araştırmayı yaptık ama şüpheden sanık yararlanır diyerek, masumiyet karinesi diyerek beraat kararı verilmesi en hafif tabiriyle insanın aklıyla dalga geçmektir'' dedi.

CHP, DEM parti heyetleri de açıklama yaptıktan sonra avukatlar dağıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 25 Nisan’da mahkemeye sunulan mütalaada, ''Tahir Elçi’nin nereden geldiği tam olarak tespit edilemeyen bir kurşunla hayatını kaybettiği" belirtilmişti.

Mütalaada, tutuksuz yargılanan sanık üç polis hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmesi, firari sanık Uğur Yakışır'ın ise "iki polisi öldürdüğü, devletin birliğini ve bütünlüğünü bozduğu'' gerekçesiyle cezalandırılması istenmişti.

Salonu terk etmelerinden önce, Elçi ailesinin avukatları da mahkeme sürecinde maddi gerçeği ortaya çıkarmaya yönelik tüm taleplerin reddedildiğini, sanıkların mahkemeye getirilmediğini, doğrudanlık, yüz yüzelik ilkesinin ihlal edildiğini, buna karşılık avukatların birçok defa duruşma huzurunu bozma iddiasıyla dışarıya atılmakla tehdit edildiğini söylediler.

Şüphelilerin tespiti için olay yeri canlandırma yapılmadığı hatırlatan Türkan Elçi’nin avukatı “ Elçi’yi mermi çekirdeğinin sahibi öldürdü, çekirdek nerde? Toplanan kırk adet çekirdeğin içindeydi ama delilleri kaybedildi, karartıldı” dedi.

TBB Başkanı Erinç Sağkan da dosyada yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini söyledi.

Sağkan ‘Evrensel hukuk prensiplerini benimsiyorsunuz yüz yüzelik ilkesini nereye koyacağız? Sanıkların çapraz sorguya tabi tutulma hakkımızı elimizden aldınız, Adil yargılanma hakkının birçok esası çiğnemişken, şüpheden sanık yararlanır ilkesini kime nasıl anlatacağız?’ diye sordu.

Çeşme'de konser tartışması; Köpeğim sadece hareketleriyle bile sizden daha mantıklı davranışlara sahip Çeşme'de konser tartışması; Köpeğim sadece hareketleriyle bile sizden daha mantıklı davranışlara sahip

Avukat Berfin Elçi ise faillerin bulunmak istenmediğini, davanın adil yargılanma hakkının ihlali ile sonuçlandığı söyledi.

Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, duruşma öncesi yaptığı açıklamada, "Şu ana kadar mahkemenin tavrı ve başsavcılığın sunduğu mütalaa, bir şekilde dava dosyasının cezasızlıkla sonuçlanması konusundaki isteği ve tutumunu maalesef bize hissettiriyor" dedi.

Eren, "Biz, bu davanın henüz mütalaa verilecek bir aşamada olmadığını, mahkemenin cinayeti aydınlatması konusunda araştırması, toplaması, incelemesi gereken delillerin olduğunu savunuyoruz" dedi.

Avrupa Barolar Federasyonu'nun da aralarında olduğu 33 uluslararası hukuk kurumu da duruşma öncesi Tahir Elçi davası ile ilgili ortak bir açıklama yayımlamıştı.

Soruşturma sürecinden davaya kadar tespit ettikleri ihlalleri sıralayan hukuk kurumları, Elçi ailesinin kanıtlar ve tanıklarla ilgili önemli taleplerinin mahkemece dikkate alınmasını, Tahir Elçi’nin öldürülmesinden sorumlu olan herkesin adalet karşısına çıkarılmasını, duruşmaların uluslararası hukuka uygun bir şekilde yürütülmesini ve sorumluların suçlu bulunmaları takdirde işledikleri suçun ağırlığına uygun ceza almalarını talep etmişti.

Tahir Elçi nasıl öldürüldü?

Tahir Elçi, 28 Kasım 2015'te Diyarbakır'ın Sur ilçesinde tarihi Dört Ayaklı Minare'nin önünde yaptığı basın açıklamasının ardından çıkan silahlı çatışmada başından vurularak öldürüldü.

Gazi Caddesi'nde güvenlik güçleri ile iki PKK'lı arasında silahlı çatışma çıkmış, polis memurları Ahmet Çiftasan ve Cengiz Erdur hayatını kaybetmiş, Tahir Elçi ve bir grup gazeteci de çatışmanın ortasında kalmıştı.

Elçi'nin ölümüne neden olan merminin çekirdeği bulunamadı.

Elçi'nin vurulduğu sırada olay yerinde olan üç polis memuru, “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçlamasıyla ile 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanıyordu.

is cezasına çarptrılması isteniyor.

Editör: Ömür Ünver