'Mutlak Butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu saat 14.00'te CHP Genel Merkezi'nde, CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ise aynı saatte Ankara İl Başkanlığı önünde vatandaşlarla bir araya gelerek, bayramlaşıyor.
Kızılay Güvenpark’taki CHP Ankara İl Başkanlığı önünde yapılan buluşmada, Özel, otobüs üstünden vatandaşlara hitap edecek. Bayramlaşmaya dakikala kala İl Başkanlığı önüne ulaşan Özel ise konuşma yapacak. Dolmuş duraklarının da kapatıldığı Güvenpark’ın tamamen dolduğu görülürken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da bayramlaşmada vatandaşlara hitap etti. Bu günlerde ülkemizin ve partimizin içinden geçtiği duruma ilişkin saptamalar yapmak istediğini belirten Yavaş, "Vatandaşlarımızın daha iyi bir ülkede yaşama umudu benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir" dedi. Yavaş'ın konuşması sık sık 'Hain Kemal' sloganlarıyla kesildi.
Özel, Nazım Hikmet'ten alıntı yaparak konuşmasına başladı
Özel, Nazım'dan şu kıtayı okudu:
"Arkamızda bir düşman gözü gibi karanlığın yolu,
Önümüzde bakır taslar güneş dolu,
Dostların arasındayız,
Güneşin sofrasındayız!"
Özel'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
"CHP, bir partili cumhurbaşkanını yendiği için yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı için devleti elinde tutan kötücül bir akıl, CHP’nin iktidar umuduna, Türkiye’de seçimle iktidarı değiştirme umuduna yani Cumhuriyet’in en büyük kazanımı sandığa müdahale etmekte, CHP’nin başına seçilen genel başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır, kayyım getirmektedir.
Bugün iktidar yürüyüşünü tekrar başlatmanın günüdür. Keşke bu mesele parti içi bir mesele olsa. Bu mesele CHP’nin iç meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan ile milletin meselesidir. Meydan alabileceğini aldı, doldu taştı. Bugün ses sistemi güçlü otobüsümüz yok, telsiz mikrofonumuz yok, evet paramız yok, binamız yok ama siz varsınız.
Bugün polis tarafından alınan binada, TGRT ile A Haber ile taşımalı cılız kalabalık ile bir meşruiyet arayışı var diğer tarafta milletin ta kendisi var. Bir tarafta ele geçirilmiş bir bina diğer tarafta partisine sahip çıkan milyonlar var. Biz AK Parti’yi tarihinde ilk kez yenen kadrolarız. Biz atanmış değil seçilmiş CHP’yiz.
AK Parti demokratik bir seçimi kazanmayacağını biliyor. Milletin onları istemediğini biliyor ve bu yüzden Türk milletinin iradesine savaş açtılar. Tüm demokratik sistem saldırı altındadır. İktidarı değiştirmek isteyenler saldırı altında. Bu yüzden bu meseleyi CHP meselesi olarak görmeyen tüm siyasi partiler tarihin en doğru yerinde duruyor.

Konuşma sırasında elektrik kesildi
Konuşma yaptığı sırada elektrik kesilen Özgür Özel, kesinti sonrası "Beklediğimizi yaptılar elektriği kestiler. Jeneratör devrede sesimizi asla kesemeyecekler" ifadelerini kullandı.
Özel, konuşmasına şöyle devam etti:
"İktidar yürüyüşünden asla vaz geçmeyeceğim. Bu millet Türkiye’nin kurucu partisine sahip çıktı bundan sonra da çıkacaktır. Bugün burada 21 Mayıs darbesinden sonra buraya gelenler tarihi yazmaya gelmiştir. Bu meydanın küsuratı bile orada yok. Bu meydan tarihin ta kendisi. Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istiyor buna izin vermeyeceğiz."
Makam odasında 2,5 yıl sonra ilk kez
Kılıçdaroğlu ise Genel Merkez bahçesinde vatandaşlarla bayramlaşacak. Yaklaşık bir saat önce evinden çıkarak Genel Merkez'e giden Kılıçdaroğlu'nun makam aracına karanfiller atıldı. Doğrudan makamına geçen Kılıçdaroğlu'ndan ilk fotoğraflar da paylaşıldı. Makam masasında CHP Tüzüğü'nün görünür şekilde ye alması dikkati çekti.

Daha sonra kurulan kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, beyaz güvercinler uçurdu.
Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarının satır başları şöyle:
"Mücadelesi dağlar kadar büyük yol arkadaşlarım. CHP’nin vefakar kahramanları, kadın ve gençlik kolları, parti örgütümüz ve bu Aziz Vatan’ın asil evlatları size sesleniyorum. Adalet meydanına, baba ocağına hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Burası hepimizin, halkın yuvasıdır. Bugün burada CHP’nin tarihsel namusunu, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyorum.
Yaşadığımız mesele sadece bir Kurultay tartışması değildir. Yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Türkiye’de siyasetin ahlakla mı parayla mı, hukukla mı operasyonla mı, millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden şekilleneceği meselesidir.
Ben bugün çok açık konuşacağım ama öfkeyle değil.
Biliyorsunuz bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün başımızın üstüne dedik. Maalesef gördük ki, durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar o günden sonra ortaya çıkan iddialar yargıya taşınan dosyalar kamuoyunda oluşan derin kuşkular bugün geldiğimiz noktada hepimize şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa, ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Delegesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven derin bir yara alır.
Atamızın partisini kimler pavyon masasına meze etti? Ben hesap soracağım hesap! Herkes bunu bilsin! Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını inşa edecek. Ben değil, güvenli limanı siz inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru hukuki lideri ve başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz.

"FETÖ artıklarıyla..."
Ben hayatı boyunca sadece vatana ve millete hizmet etmiş birisiyim. FETÖ terör örgütü başta olmak üzere ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı olmamış alnı ak başı dik bir adam duruyor karşınızda.
Büyük önderimiz Atatürk Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı isminin üzerinde de hain ilanı vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe divan duranların bugün FETÖ artıklarıyla bi olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir.
"Benim bu millete bir özür borcum var"
Şimdi müsaade edin ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz, bu yaşlı adam sizinle tam bu noktadan sizinle tarih önünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete bir özür borcum var.
Bu milletin kurtuşu, adaleti ve aydınlık geleceği için arkamızdan sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum.
Biz vatan dedikçe biz millet dedikçe kapalı kapılar ardından dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum.
Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanları o hortumları zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum.
CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların Mustafa Kemal’in partisi mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde düşüremediğim izin sizlerden özür diliyorum.
Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip rüşvete, talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden, örgütümden ve hak deryasından özür diliyorum. Size soruyorum değerli kardeşlerim; baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?
Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ'cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağında helaldir, temizdir, haktır ve halktır baba ocağı. Baba ocağımız vatandır. Biz baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla ve asla haram lokma olmaz, her şey helaldir. Çünkü baba ocağıdır.
Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclis'in çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu bu lekeyi Gazi Meclis'imize ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil, siz karar vereceksiniz.
"Kapatma olursa yedek parti hazır" diyenler şunu çok iyi bilsinler: Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir.
Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili... Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı "Ya istiklal ya ölüm!" diyenlerin partisidir.
Arınacağız. Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız. Önce Cumhuriyet Halk Partisi, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken, bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Çünkü bu ülkenin mutfağında yangın var. Emeklimiz pazar artıklarıyla geçiniyor, işçimiz alın terinin karşılığını alamıyor, gençlerimiz geleceğini yurt dışında arıyor. Türkiye yangın yeri. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın; biz bu karanlığı yırtıp atacağız, yırtıp atacağız!
Buradan, bu tarihi meydandan; bu ülkeye demokrasiyi getirmek için omuz omuza yürüdüğümüz ve bundan sonra da adalet yolunda beraber yürüyeceğimiz milyonlara selam olsun! Hepiniz aynı selamı gittiğiniz yerlerde söyleyin. Bizim halkımızla kurduğumuz o dostluk köprüleri, o demokrasi birliği bu ülkenin çimentosudur. Selam olsun Türkiye'nin asıl sahiplerine! Seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü bacılarımıza selam olsun!
Apartman görevlisi kardeşlerime, kağıt toplayıcısı yoldaşlarıma, umudumuz olan kadınlarımıza, emeklilerimize ve tüm emekçilere selam olsun!





