İstanbul'daki Esenyurt Belediyesi'ne kayyum olarak atanan Can Aksoy görevden alındı. Aksoy, İstanbul Vali Yardımcısı olarak göreve devam edecek.

Aksoy'un görevden alınması, kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk operasyonundan günler sonra gerçekleşti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belediyedeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve müteahhitlerden rüşvet alındığı iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında 7 Ekim 2026'da 19 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi’ne yönelik 7 Ekim’de yapılan yolsuzluk operasyonu kapsamında, Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş’a ait iki evde yüksek miktarda döviz bulundu.

Ulutaş’ın evinde yapılan aramada 450 bin 854 dolar, 31 bin 815 avro ve 2 milyon 580 bin lira ele geçirildi.

15 Ekim’de yeni bir adrese operasyon düzenlendi, Küçükçekmece’deki boş bir dairede iki çelik kasa bulundu. Kasaların içinden çıkan paranın toplamının 7 milyon dolar ve 400 bin euro olduğu açıklandı.

Yusuf Ulutaş soruşturma kapsamında tutuklandı.

NTV'nin aktardığına göre şüphelilerden, Aksoy'un atadığı Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın da aralarında bulunduğu 9 kişi, 10 Ekim'de tutuklanmıştı. Diğer 10 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti.

Esenyurt'a Akhan atandı

Aksoy’un yerine kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ulaş Akhan atandı. Akhan, daha önce Doğubeyazıt Kaymakamı olduğu dönemde Belediye Başkanı hakkındaki soruşturma sonrası yine kayyum atanmıştı.

Ne oldu?

Can Aksoy, CHP'li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in tutuklanmasının ardından 31 Ekim 2024'te belediye başkanvekili olarak görevlendirilmişti.

Fon soruşturması devam ederken ekonomi yönetiminde bir istifa, bir emeklilik kararı
Fon soruşturması devam ederken ekonomi yönetiminde bir istifa, bir emeklilik kararı
İçeriği Görüntüle

Özer, 30 Ekim 2024'te "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla gözaltına alınmış, aynı gün tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı. Özer, 12 Kasım 2025'te cezaevinden tahliye edilmişti.

Özer'den açıklama: Esenyurt’un ihtiyacı yeni bir kayyım değil, seçilmiş belediye başkanının görevine iade edilmesidir

İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, yerine kayyım olarak görevlendirilen Vali Yardımcısı Can Aksoy’un görevden alınmasının ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Esenyurt’ta çözümün, "bir kayyımı başka bir kayyımla değiştirmek değil, halkın iradesini yeniden hakim kılmak" olduğunu belirten Ahmet Özer, "Kayyım yönetimi döneminde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarının ardından kayyımın görevden alınarak yerine yeni bir kayyım atanması, Esenyurt’un temel sorununu çözmüyor. Aksine, asıl meselenin üzerini örtüyor. Esenyurt’un ihtiyacı yeni bir kayyım değil, seçilmiş belediye başkanının görevine iade edilmesidir. Sandıkta tecelli eden milli iradenin gereğini yerine getirmek, demokrasinin ve hukuk devletinin vazgeçilmez şartıdır" ifadelerini kullandı.

Ahmet Özer, Esenyurt halkının oylarıyla seçilmiş belediye başkanı olarak görevime dönmesinin, yalnızca kendisi için değil, iradesi yok sayılan Esenyurt halkının da beklentisi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Üstelik, görevden alınan kayyım Can Aksoy’un yönetimi dönemine ilişkin yolsuzluk soruşturması kamuoyunda tartışılırken, kendisinin hesap vermeden görevden alınması ve yerine başka bir kayyım atanması, sorumluluk meselesini ortadan kaldırmaz. Hesap vermeden görevden alınması bir yaptırım değil, kamuoyunun gözünde ödüllendirme anlamına gelir. İddialar şeffaf biçimde araştırılmalı, tüm sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir. Bir kayyımın yerine başka bir kayyım atamak, Esenyurt’un kaybettiği zamanı geri getirmez; demokrasi açığını kapatmaz, halkın iradesini de temsil etmez. Bu anlayış, Esenyurt’un daha fazla zaman ve hizmet kaybetmesinden başka bir sonuç doğurmaz. Çözüm açıktır: Esenyurt halkının demokratik iradesine saygı gösterilmeli, seçilmiş belediye başkanı olarak görevime iade edilmem sağlanmalıdır.

Esenyurt halkı, kendi seçtiği başkanını görevinin başında görmek istiyor. Demokrasi, sandıkta ortaya çıkan iradeye yalnızca seçim günü değil, her koşulda sahip çıkmayı gerektirir. Bizim talebimiz ayrıcalık değil, demokrasinin gereğinin yerine getirilmesidir. Esenyurt’un iradesi kayyımlarla değil, halkın seçtiği yönetimle tecelli etmelidir."