Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün. Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor.

Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Çevrenizde birinin bağımlı olduğunu görürseniz neler yapabilirsiniz?

Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin %1,2'sinin "kumar bozukluğu" olduğu tahmin ediliyor. BBC Türkçe'den Onur Erem'in haberine göre, Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali".

Bir kumar bağımlısı neler yaşıyor?

Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme.

Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna "bir aile hastalığı" diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor.

Kumar bağımlısı olan ve daha sonra Yeşilay aracılığıyla tedavi gören 37 yaşındaki Ali (gerçek adı değil), futbol izlemeyi sevdiğini ve 15 yıl önce futbol üzerine bahis oynamaya başladığını anlatıyor.

"O zamanlar iddia bayileri vardı, sanal bahis yoktu ve oynamak bu kadar kolay değildi" diyor.

Bahis oynamanın kolaylaşmasıyla birlikte, özellikle son 5-10 yılda eline para geçer geçmez futbol bahsi yapmaya başladığını söylüyor:

"Sanal bahse ulaşmanın kolaylaşması beni bayağı hırpaladı. Aşırı bir bağımlılık seviyesine geldim."

Market sektöründe yönetici olan Ali, bu süreçte bir-iki ev almaya yetecek miktarda bir para kaybettiğini ve kendisini durduramadığını aktarıyor:

"Sürekli kumar düşünüyordum, gözünüz ne annenizi ne babanızı görüyor. Ben öz çocuğuma harcayacağım parayı dahi kumarda harcıyordum, size öyle söyleyeyim."

Daha önce sigara, alkol veya uyuşturucu gibi herhangi bir bağımlılığı olmayan ve çevresinde de kumar oynayan kimse bulunmayan Ali'nin başına gelenler, bu durumun sadece "kötü çevre" veya "başka şeylere de bağımlı olmaya yatkınlık" gibi bir nedenle açıklanamayacağının bir örneği.

Ali, içinde bulunduğu durumun annesi, babası, eşi ve çocuğuyla ilişkisini son derece kötü etkilediğini söylüyor.

"Babam evlatlıktan reddetme noktasına geldi. Evliliğim de boşanmaya gitmek üzereydi" diyor.

O noktada Yeşilay'a başvurmaya karar verdiğini, maddi olarak zorlandığı bir dönemde Yeşilay'ın tedavisinin özel psikologların aksine ücretsiz olmasının da seçiminde bir etken olduğunu söylüyor.

Tedavisinde şeffaflık içeren bir yol izlediklerini ve tedaviye başlarken tüm banka hesaplarını eşinin de görebileceği bir hale getirdiğini, bunun kendisini kumar oynamaktan alıkoyduğunu anlatıyor:

"Diyelim hesabımda 50 bin TL var, o parayla kumar oynarsam eşime hesap veremeyeceğimi bildiğim için bu otomatik olarak beni dizginliyordu."

Bir yılda kumar borçlarını kapatıp ailesiyle tekrar tatile gidebilmekten duyduğu mutluluğu anlatan Ali, kendisi gibi kumar bağımlılarına da ailelerinden ve Yeşilay'dan destek almayı tavsiye ediyor.

Kimler en çok risk altında?

Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu.

Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor.

Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, bunun nedenini ergenlerin beyin gelişimini tamamlamamış olmasına bağlıyor.

Türkiye'de ergenlerin kumar bağımlılığı üzerine de çalışan Prof. Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor.

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Başgül, gençlerin eskiden beri sokakta kazı kazan veya üniversitelerde kart oyunlarıyla kumarla tanıştığını fakat artık günümüzde bilgisayar oyunlarında, rastgele ödül veren hazine kutuları almak gibi davranışların da çok sayıda çocuğu kumarla tanıştırabildiğini belirtiyor.

Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların %71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor.

Gençlerin internet sitelerinden dizi izlediğini ve bu sitelerde sıklıkla kumar reklamı çıktığını, bunun da gençleri kumarla tanıştırabildiğini aktaran Başgül, gençlerden sonra en yüksek riskli gördüğü grupları ise şöyle sıralıyor:

"İkinci riskli grup parası olan fakat hayatta başarılı veya tatmin olamamış orta yaş grubu.

"Ondan sonra da sosyo-ekonomik zorluk yaşayanlar geliyor."

Türkiye'de neden bu kadar hızlı arttı?

Prof. Başgül, son dönemde kumar bağımlılığının bu denli artmasının nedenleri arasında ekonomik zorluklar, oyunlara ve kumara kolay ulaşım ile çocuklardaki hayata dair doyumsuzluk ve keyifsizlik gibi nedenleri sıralıyor.

YEDAM'dan Mert Şerbetçi de son zamanlarda artan dijitalleşmeyle birlikte kumara erişimin kolaylaşmasının, bağımlılıktaki artışta çok etkili olduğunu, bunun yanı sıra ekonomik kaygıların ve bireysel sorunların da etkili olduğunu söylüyor.

Şerbetçi, kumar bağımlılığındaki artışın sadece Türkiye'ye özgü olmadığını, pek çok ülkenin benzer bir durumla karşı karşıya kaldığını da ekliyor.

Kadınlar tedaviye başvurmuyor

Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar.

Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca %2'si kadın.

Yeşilay'ın raporunda bu durum "önemli bir sorun" olarak niteleniyor.

YEDAM'dan Mert Şerbetçi "Bu, kadınların daha az bağımlılık riski taşıdığı anlamına gelmiyor" diyor ve aksine, kadınların da erkekler kadar bağımlı olma riskine sahip olduğunu fakat damgalanmaktan korkma ve toplumda geleneksel olarak bakım verme rolü üstlenirken yardım istemeyi zor bulma gibi nedenlerle başvuramadığını anlatıyor.

Şerbetçi "Kadınların şunu bilmesini istiyorum: Yeşilay'da tedaviye erişimde tamamen gizlilik ilkesine bağlı olarak çalışıyoruz" diyor ve ekliyor:

"Kişi istemediği sürece ailesiyle dahi bilgi paylaşmıyoruz."

Ne yapmalı?

WHO'nun paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Bilimsel araştırmaların yayımlandığı tıp dergisi Lancet'in, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için oluşturduğu komisyonun raporuna göre kumar endüstrisi gelirlerinin önemli bir kısmını, kumar oynama bozukluğu yaşayan çok az sayıdaki kişiden elde ediyor.

Raporda yer verilen ABD'deki bir araştırma, çevrimiçi bahis ve kumar oynayanların yaklaşık %5'inin, şirketlerin cirosunun yaklaşık %80'ini oluşturduğunu söylüyor.

Bu yüzden şirketler bu insanları çekmeye özel önem gösteriyor.

BM'de mali kriz derinleşiyor: "Bu yıl Genel Kurul toplanamayabilir" uyarısı
BM'de mali kriz derinleşiyor: "Bu yıl Genel Kurul toplanamayabilir" uyarısı
İçeriği Görüntüle

Ali, kumar bağımlısı tedavisine başladığında tüm hesaplarını kapatmasına rağmen hâlâ çok sayıda şirketin kendisini aramaya devam ettiğini, hesabını tekrar açması için çeşitli para ödülleri teklif ettiğini söylüyor.

"Numaralarımı değiştirdim ama hâlâ nereden buluyorlarsa aramaya devam ediyorlar" diyor.

Lancet Kumar Üzerine Halk Sağlığı Komisyonu Eş Başkanı Prof. Heather Wardle, pek çok ülkenin kumar şirketlerinden elde ettikleri vergi geliri nedeniyle bu sektöre yönelik kısıtlama getirmekte isteksiz olduğunu söylüyor.

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Glasgow Üniversitesi Kumar Araştırmaları ve Politikaları Profesörü Wardle, bu alanda başarılı bir örnek olarak Norveç'i işaret ediyor:

"Norveç'te bir yasal düzenlemeyle kullanıcıların tüm çevrimiçi kumar hesapları bir veritabanına işleniyor ve aylık kayıpları 20 bin Norveç Kronu'na ulaştığında o ay için hesapları donduruluyor."

Wardle hükümetlere "kamu sağlığını şirket çıkarları veya ekonomik motivasyonların önünde tutun" çağrısında bulunuyor.

Yeşilay da bahis ve şans oyunlarının reklamlarının yasaklanması ve gençlere koruyucu eğitim verilmesi gibi tavsiyelerde bulunuyor.

Yasal bahis şirketleri ise internet sitelerinde yayımladıkları uyarılarla kullanıcıları "sorunlu değil sorumlu bir şekilde oynamaya davet ettiklerini" belirtiyor.

Bu sitelerde genellikle kullanıcılar için "Kendinize oyun için bir limit belirleyin ve buna bağlı kalın" gibi birçok tavsiye yer alıyor.