Bu toplantı, bazı teknoloji yöneticileri ve uzmanlarının yapay zekanın insanlık için oluşturduğu potansiyel riskler konusundaki endişelerini dile getirerek, yapay zekanın daha sıkı denetlenmesi çağrısında bulundukları bir dönemde gerçekleşti.
BBC'nin analizine göre, Trump'ın Beyaz Saray'daki teknoloji zirvesinden üç önemli çıkarım şöyle:
1. Yapay Zeka 'düzenleme' anlaşması
Trump, kapalı kapılar ardında gerçekleşen görüşmenin ardından önde gelen teknoloji liderleriyle birlikte yaklaşık 30 dakika boyunca medya mensuplarının sorularını yanıtladı.
ABD Başkanı, yöneticilerin yapay zekanın potansiyel risklerine karşı bir "koruma biçimi" görevi görecek "ahlaki açıdan bağlayıcı" bir belge imzaladığını söyledi.
Trump'ın internette paylaştığı anlaşmaya göre , şirketler kendi teknolojilerinin güvenliğini sağlamaktan sorumlu olacak.
Firmalar ayrıca, modellerin amaçlandığı gibi çalışmasını sağlamak ve herhangi bir sorunu hızlı bir şekilde tespit edip düzeltmek için güvenlik önlemleri uygulamayı da kabul ettiler.
Ayrıca, yapay zeka sistemlerinin amaçlandığı gibi çalışıp çalışmadığını değerlendirmek ve platformlarının "istenmeyen şekillerde teknik sistemlere sızmadığından veya bunlara erişmediğinden" emin olmak için "bağımsız denetçilerle" çalışacaklar.
Anlaşmayı Trump, Google CEO'su Sundar Pichai, Anthropic CEO'su Dario Amodei, Meta'nın CEO'su Mark Zuckerberg, OpenAI Başkanı Greg Brockman, SpaceX'in CEO'su Elon Musk ve Nvidia CEO'su Jensen Huang imzaladı.
Trum "Bir bakıma neredeyse bir anayasa gibi, Dünyanın en büyük isimleri bunu imzaladı ve ben de başkan olarak imzaladım." dedi.
Trump, yapay zeka araçlarının güvenliğini denetlemek üzere bir kurul oluşturacağını da sözlerine ekledi. Ancak bu kurulda kimlerin yer alacağına dair bir açıklama yapmadı.
Zuckerberg, anlaşmanın "Amerikan halkına ve müşterilerine teknolojinin amaçlandığı gibi çalıştığına dair güven verdiğini" söyleyerek, toplantıyı "tarihi bir görüşme" olarak nitelendirdi.
Amodei bunu "güvenli bir şekilde kazanmanın" bir yolu olarak nitelendirdi ve cumhurbaşkanının bu ayın başlarında yaptığı "yapay zekada kim kazanırsa o kazanır" yorumuna atıfta bulundu.
Ancak tüm teknoloji uzmanları bu anlaşmadan etkilenmiş değil.
Nanyang Teknoloji Üniversitesi'nden yapay zeka yönetişimi araştırmacısı Jose Miguelito Enriquez, anlaşmanın "ortaya çıkan bir fikir birliğini" gösterdiğini ancak yapay zeka geliştiricilerinin olaylardan sorumlu tutulup tutulmaması gerektiği konusuna değinmediğini söyledi.
Sydney Üniversitesi'nden hukuk profesörü Kimberlee Weatherall, bunun "son derece etkisiz" olduğunu ve bazı dünya liderleri ve sektör temsilcilerinin teknolojiyle ilgili daha sıkı düzenlemeler yapılması yönündeki çağrılarına rağmen gerçekleştiğini söyledi.
Weatherall'e göre, anlaşma firmalara "güvenlik olarak neyin sayılacağını tanımlama" olanağı tanıyor gibi görünüyor ve herhangi bir ihlalin sonuçlarının ne olacağını belirtmiyor. Weatherall, "Bu anlaşma, dikkat dağıtıcı olduğu için göz ardı edilmeli," diye konuştu.
Trump, bazı sektör temsilcilerinin teknoloji üzerinde daha sıkı denetim yapılması yönündeki çağrılarına karşılık olarak, yapay zekanın riskleriyle ilgili endişeleri defalarca küçümsedi .
OpenAI, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, güvenlik endişeleri nedeniyle en yeni amiral gemisi yapay zeka modeli GPT-6.1 Astra'nın piyasaya sürülmesini iptal ettiğini duyurdu.
Şirketin güvenlik kontrolleri, teknolojisiyle ilgili yüksek profilli olayların ardından yoğun bir inceleme altına alındı; bu olaylar arasında modellerinin Avustralya hükümeti platformlarına yetkisiz erişimi de yer alıyor .
Melbourne Üniversitesi Yapay Zeka ve Dijital Etik Merkezi'nden Jeannie Paterson, düzenlemenin şirketlerin "sadece asgari düzeyde güvenlik önlemleri" koyması anlamına gelebileceğini söyledi.
Yapay zekanın kontrolden çıkmasıyla ilgili son olaylar, şirketlerin yaklaşımlarında disiplinsiz davrandığını gösterdiğinden, bu anlaşma "çok az güven" uyandırdığına dikkati çekti.
2. Veri merkezlerine daha fazla yatırım yapmak
Trump ayrıca, yapay zekayı destekleyen hayati öneme sahip bilgi işlem altyapısı olan veri merkezlerinin hızlı genişlemesine verdiği desteği yineledi.
ABD genelinde veri merkezlerinin yaygınlaştırılması, elektrik tüketimi ve topluluklar üzerindeki potansiyel etkileriyle ilgili endişeler nedeniyle tepkilere yol açtı.
Veri merkezi inşaatı, Kasım ayındaki ABD ara seçimleri öncesinde Trump'ın Cumhuriyetçi partisi için potansiyel bir siyasi engel olarak da ortaya çıktı.
Marist Poll'un NPR ve PBS News ile ortaklaşa bu ayın başlarında yaptığı bir ankete göre, kayıtlı seçmenlerin %65'i bölgelerinde veri merkezlerinin kurulmasına karşı çıkıyor.
Bu endişelere yanıt olarak Trump, teknoloji şirketlerinin veri merkezlerinin inşası konusunda insanları "mutlu" etmek için çalışacaklarını söyledi.
Trump gazetecilere, "Bu büyük, güçlü, çok zengin ve çok zeki şirketler topluluklara çok büyük katkılarda bulunacaklar" dedi.
Cumhurbaşkanı daha önce sosyal medyada, toplulukların veri merkezlerine karşı çıkmasının tek nedeninin "geri kalmış ve yoksul bir ülke olmak istemeleri" olduğunu söylemişti.
Şirketi yapay zekânın çalışması için gerekli olan bilgisayar çiplerini üreten Huang, toplantıdan sonra yaptığı açıklamada veri merkezlerinin "süper zekâ fabrikaları" olarak adlandırılması gerektiğini belirterek, "Bu tesisler 'Amerika Birleşik Devletleri'ni yeniden sanayileştiriyor' ve ekonominin her alanında iş imkanları yaratıyor" ifadelerini kullandı.
3. Artık 'Süper Zeka'
Yine Salı günü Trump, ABD hükümet departmanları ve kurumlarına "SI" ve "Süper Zeka" terimlerini kullanmaya başlamaları ve yapay zeka teriminin kullanımını artık kabul etmemeleri yönünde talimat veren bir başkanlık kararnamesi imzaladı.
Kararda, SI'nın "resmi yazışmalarda", web sitelerinde, raporlarda ve diğer iletişim biçimlerinde yapay zekanın yerini alacağı belirtildi.
"Bu yetenekler gelişmeye devam ettikçe, yalnızca yapay zekayı değil, Süper Zekanın yeni bir çağını temsil ediyorlar," denildi kararda.
Trump, geçen hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada , "yapay" kelimesinin teknolojiyi "sahte" gösterdiğini söyledi.
Zuckerberg ve Musk da dahil olmak üzere bazı teknoloji liderleri ve başkana yakın diğer kişiler bu terimi kullanmaya başladılar bile.
Teknoloji liderlerinin bu terimi benimsemesiyle, ABD'nin "terminolojiyi belirleyebilecek konuma gelmesi muhtemel" dedi Paterson.
Ancak bazı uzmanlar, Trump'ın BM konuşmasının ardından, bu terimin yaygın olarak kabul görmesinin pek olası olmadığını, çünkü genellikle daha gelişmiş sistemleri ifade etmek için kullanılan bir isim olduğunu söylediler .




