MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, bugün toplanacak çözüm süreci komisyonunun İmralı'ya gitmesi için bir heyet belirlemesi çağrısında bulundu. MHP lideri, "Hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse açık açık söylüyorum; alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem. Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim" dedi.
MHP lideri Bahçeli ayrıca İBB iddianamesi hakkında da sert açıklamalarda bulundu. "CHP yönetimi milletimizin verdiği vergilerini, umutlarını, çiftçilerimizin alın terlerini memur ve işçilerimizin nafakalarını gasp ederek siyaset operasyonuna alet etmişlerdir" diyen Bahçeli, "yüz yılın soygunu" ifadesini kullandı. ayrıca “Yargılama hızla tekâmül ettirilmeli, siyasi kuşatmaya alınarak tartışılmasına daha fazla müsaade edilmemelidir” çağrısında bulunan Bahçeli, “yargılamanın en başta TRT olmak üzere tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmesi” gerektiğini savundu.
Ekonomiye ilişkin olarak da değerlendirmelerde bulunan MHP lideri, "İnsanın olmadığı, ahlakın, adaletin, özgürlüğün, sosyolojinin, tarihin değerlerin ve milli hassasiyetlerin bulunmadığı bir ekonomide sabah kalkar döviz kuruna bakarız, akşam yatar borsaya, faize ve enflasyona kafa yorarız!" dedi, "Ekonomide yeni bir hikâye, milli ve manevi değerlerimizde temerküz etmiş yepyeni bir zihniyet devrimine ertelenemez ihtiyacın olduğunu görmeliyiz" diye konuştu.
Terörsüz Türkiye hedefi: Ülkemizin makus talihi değişecek, niyet hayırlı inşallah netice de hayırlı olacaktır
"Geçmişten duyduğumuz bir pişmanlık gelecekten dolayı da herhangi bir endişemiz de yoktur olmamalıdır. Kültürel zenginliğimiz, sosyal zenginliğimiz ekonomik direncimiz, politik mukavetimiz, diplomatik enginliğimiz hepsinin de fevkinde milli birlik ve kardeşlik dayanışma kararlılığımız ülkemizin stratejik üstünlüğünü resmektedir. Karamsarlığı aşılayanların önünde iman kuvvetiyle durmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Korkuları canlı tutmak umutları köreltmek için yeni mevziler arayan kifayetsiz muhterislere karşı azami dikkat etmek zorundayız. Terörsüz Türkiye hedefi son 100 yıl içinde yakaladığımız en önemli ve tarihi fırsatlardan birisi belki de birincisidir. Bu kapsamda ülkemizin makus talihi değişecek, üzerimizde hesap yapan menfur emeller boşa düşecektir. Terörü siyasi nema olarak kullanan sözde milletsever pozlar veren nifak yuvaları Allah’ın izniyle çöküp gidecektir. Niyet hayırlı inşallah netice de hayırlı olacaktır. Suyu bulandırmaya çalışanların suçlayıcı ve küstah tavırları milletimizin nezdinde itibarsızdır. Bir devlet politikası haline gelen Terörsüz Türkiye hedefini baltalamak için devreye giren iyi kisvesiyle dalavereye heves eden siyasi devşirmelerin devlet millet kenetlenmesini anlayacak kadar akli melekeleri yoktur. Türkiye’nin bugünkü nazik döneminde herkesin sorumluluk ruhuyla uzlaşmaya yatkın davranış kalıbıyla ve üslup saygınlığıyla hareket etmesi yegane dileğimizdir. Her şey Türkiye içindir.
"Tarih, geçmiş olayların pul koleksiyonu yapar gibi toplanmasıyla sınırlı gösterilemez"
"Tarihin sararmış ve solmuş yapraklarından, araya araya bulup çıkardığımız nice acı veya parlak hatıranın ivmesiyle istikbalin yol haritasını çizmenin, istiklalimizi ve milli varlığımızı canımız pahasına korumanın derdindeyiz, peşindeyiz. Tarih, geçmiş olayların pul koleksiyonu yapar gibi toplanmasıyla sınırlı gösterilemez, böylece de takdim ve teşhir edilemez. Yayı ne kadar geriye çekersek oku o denli uzağa atmamıza benzer şekilde, ne kadar geriye bakarsak, o kadar uzağı görmemiz kaçınılmaz bir hayat ve tarih gerçeğidir.
"Terörsüz Türkiye hedefi milletin sarsılamaz, sakatlanamaz politik ve demokratik gayesidir"
"Kısaca temas etmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti bir demokrasi zaferi, mücadele bereketi, muazzam bir halk hareketidir. Millet, devleşmiş, devletleşmiş, müstevli akınlarını devirmiştir. Anlatmak ve açıklamak istediğim özetle şudur: Türk devlet felsefesine hangi açıdan bakarsak bakalım, devlet millettir, millet de devlettir. Devlet, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. İkisini birbirinden ayırmak, ayrı ayrı değerlendirmek, zaman zaman da çatıştırmak fahiş bir yanlış olmanın yanı sıra, devlet umurunu ve onurunu hazmedemeyen nevzuhur demokrat yobazların handikap ve hüsranıdır. Bu nedenle 'Terörsüz Türkiye' hedefi mahut ve malum bir devlet politikası olduğu kadar milletin sarsılamaz, sakatlanamaz politik ve demokratik gayesidir. Türkiye’nin politik sinir sistemini bozmanın peşinden gidenler, devlet-millet birlikteliğini budamanın peşin hayaliyle geviş getirenler çok derin hayal kırıklığı eşliğinde mahcup ve mağlup olacaklardır.
"İmralı’ya gitmekten gocunmam"
"Bugün 17’inci toplantısını yapacak olan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu artık son düzlüğe girmiştir. Hazırlanması gündemde olan, sınırları millet-devlet hassasiyet ve hükümranlık haklarıyla ihata edilmesi gereken yasal, hukuki ve demokratik çerçevenin önümüzdeki sürecin yol haritası olması hepimizin ortak kanaat ve kararıdır. Bundan sonra İmralı’ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması da muhtemeldir. Günlerdir süregelen İmralı’ya gidilsin mi gidilmesin tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır. Dürüst ve samimi ölçülerde Terörsüz Türkiye hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa, İmralı’ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manası da olmayacaktır. Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? Şayet Meclis’te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum; alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem. Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim.
"Suriye Cumhurbaşkanı’nın ABD Başkanı’yla 10 Mart Mutabakatının uygulanması için net mekanizmalar üzerinde uzlaşılması memnuniyet vericidir"
"PKK’nın lağvedilmesinin hitamında bütün kanlı silahların ya teslimi ya da yakılması mukadder bir akıbet olarak önümüzde durmaktadır. Suriye’de SDG/YPG’nin merkezi hükümetle entegrasyon müzakereleri, alınan mesafeler, bazı provokasyonların varlığına rağmen diyalogların günbegün makul bir çizgide seyretmesi kayda değerdir. Suriye Cumhurbaşkanı’nın ABD Başkanı’yla gerçekleşen yapıcı ve olumlu görüşmesi barışçıl arayışları kamçılamasının yanında, 10 Mart Mutabakatının uygulanması için net mekanizmalar üzerinde uzlaşılması memnuniyet vericidir. “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” hedeflerinin neresi kötüdür? Mazisi 41 yılı bulan, esasen ideolojik feyzi 1,5 asra yaklaşan ağır ve silahlı bir musibeti ülke gündeminden tamamıyla çekip çıkarmanın yanlış olan yanı nedir? İşkembeden sallayanları, takılmış plak gibi aynı ezberleri seslendirip duranları terörün bitişi niye rahatsız etmekte, niçin deliye çevirmektedir? Ruhları vücutlarından başıboş gezen sipariş ve tasarlanmış milliyetsiz milliyetçiler, sorarım sizlere, terörün sona ermesiyle vasat bulacak şahlanmış Türkiye, tomurcuk tomurcuk açmış barış ve huzur neden uykularınızı bu kadar kaçırıyor? Müzakere yokken, mütareke yokken, taviz yokken, teslimiyet yokken, gizli pazarlık yokken, hepsine birden var demek, sürekli çürük tahtaya çivi çakmaya kalkışmak manen, ahlaken ve vicdanen utanç duyulacak bir yüzsüzlük değil midir?
"Mevzu vatan ve millet olduğu sürece gözümüzü daldan budaktan asla uzak tutmayacağız"
"Huzurlarınızda Terörsüz Türkiye hamlesine karşı atılan elim ve şeni iftiraları hem red ediyor, hem de mefluç ve müflis muhataplarına misliyle iade ediyorum. And olsun, şart olsun, Türkiye’nin ve Türk milletinin ali ve asli çıkarlarından milim de olsa ödün vermeyeceğiz. Hep birlikte Türkiye olduğumuzu sonuna kadar haykıracağız. Melez ve kopya edilmiş, açıkçası ana akım ve kaynaktan tamamıyla kopmuş sözde milliyetçi, sözde demokrat, sözde insan sever, sözde aydınların hiçbir telkinine aldırmayacağız, kaale ve ciddiye bile almayacağız. Doğru bildiğimiz istikamette, sağlam irademizle, aydınlık yarınların izinde kararlılıkla ilerleyeceğiz. Durmayacağız, sinmeyeceğiz, ürkmeyeceğiz, mevzu vatan ve millet olduğu sürece gözümüzü daldan budaktan asla uzak tutmayacağız.





