Editörden

"Meslek Fabrikamız haksız şekilde elimizden alınmaya çalışıldığı için nöbetteyiz"

İzmir BB Başkanı Cemil Tugay ve beraberindekiler, polis ablukasına alınan tarihi binanın önünde sabahladı. Tugay, "Meslek Fabrikası sadece bir bina değil; bu şehrin iradesi, yurttaşlarımızın emeğidir. Meslek Fabrikamızı bırakmıyoruz. Hakkımıza, mirasımıza hep birlikte sahip çıkacağız." dedi.

İzmir'de mahkemesi devam eden tarihi Meslek Fabrikası binasının polis ablukasına alınması sonrası bekleyiş devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemal Tugay ve beraberindekiler, binanın önünde sabaha kadar nöbet tutarak tepkilerini dile getirdi.

Tugay, X hesabından paylaşımlar yaptı. Bu paylaşımlardan birinde, şu ifadeleri kullandı:

"Güzelliklere, mutluluklara, katıksız umutlara o kadar açız ki… Kimden omuz alacağız ve kime yaslayacağız garip gönlümüzü Güzel yürekli, yanık sesli, duyguya kesmiş sözlü bir grup dost insanla sabahlamaya karar vermişiz ya.. Belki diyoruz, “ yazılarda bir güzel orman gibi” gelir sabah. Bu gece belki dağıtırlar bizi, sabahı hüzünle karşılarız.… Ama belki bakarsın ya bu sağı solu belli olmayan dünya, başka bir güneşle doğar. Güzel günleri çok özledik. Direnmenin onurunu en yükseğe çıkardığımız. Ey güzel insanlık, ey güzel baht, hep mi kaybedecek iyilik ve hak… Gelmedi mi kazanma zamanı.."

"Haksızlığı kabullenemedik. Dönüp arkamızı gidemedik. Gitmeyi de düşünmüyoruz…"

Başkan Tugay, havanın aydınlanmaya başladığı sıralardaki paylaşımında ise şunları kaydetti:

"Polis ablukası altındaki Meslek Fabrikamıza giremediğimiz gecenin sabahını binanın kapısının önünde karşılıyoruz. Sabaha kadar birlikte uyumadan nöbet tuttuğumuz belediye başkanı, meclis üyesi ve bize eşlik arkadaşlarımızla beraber yeni bir güne devam edeceğiz. Haksızca ve hukuksuzca el konulmaya çalışılan İzmir halkına ait binayı inanarak ve kararlı bir şekilde bırakmamaya devam edeceğiz. Yorulduk, epeyce uykusuzuz. Bize umudu hissettirecek insanlara ve gelişmelere ihtiyacımız var. Bu umuda bizim kadar şehrimizdeki tüm insanların ve ülkemizin ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Umut sahip çıktığımız kadar var olacak. Haksızlığı kabullenemedik. Dönüp arkamızı gidemedik. Gitmeyi de düşünmüyoruz…"