Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, "Enflasyon Raporu 2026-I" sunumunu gerçekleştirdi.
Merkez Bankası Başkanı Karahan, 2025 yılının son Enflasyon Raporu sunumunda 2026 yılı için ara hedefin yüzde 16 olarak korunduğunu, tahmin aralığının ise yüzde 13–19 seviyesinde sabit kaldığını açıklamıştı.
Karahan, yılın ilk enflasyon raporunda, 2026 yılı için ara hedefin yüzde 16 olarak korunduğunu, yıl sonu enflasyon tahmin aralığının yüzde 13-19'dan yüzde 15-21 seviyesine yükseltildiğini duyurdu. 2027 yılı için de enflasyon ara hedefinin korunduğunu açıkladı.
Merkez Bankası Başkanı Karahan'ın sunumunda öne çıkanlar şöyle:
"Fiyat istikrarının sağlanması doğrultusunda geçen yıl enflasyonda sağlanan gelişmeyi kıymetli buluyoruz.
"2025 yılında sıkı para politikasının sonuçlarını kademeli şekilde almaya devam ettik. Enflasyonda geçtiğimiz yıl kat ettiğimiz mesafeyi önemsiyoruz. Kira gibi bazı hizmet kalemlerinde uzun süredir direnç gören ataletin bu dönemde kırılma işaretleri vermesini kıymetli buluyoruz. Bu dezenflasyon sürecinde anahtar unsurlardan biri olacak.
Sıkı para politikamızın enflasyon üzerindeki olumlu etkilerini görmek amacıyla önümüzdeki dönemde tüm para politikası araçlarını kararlılıkla uygulamaya hazır olduğumuzu söylemek isterim.
Küresel ekonomi değerlendirmesi
Ticari belirsizlikler bu rapor döneminde de azalış eğilimini korudu. Ticari gerilimlerin yatışmasıyla birlikte küresel büyüme öngörülerinin toparlandığına şahit olduk. Son dönemde artan jeopolitik riskler küresel belirsizliği yukarı yönlü etkiliyor. Finansal piyasaları ve tedarik zincirleri olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığından büyüme üzerinde baskı oluşturuyor.
Küresel büyüme görünümü üzerindeki risklerin aşağı yönlü ağırlık kazandığını değerlendiriyoruz. Enerji dışı emtia fiyatları oynaklığa rağmen artış eğilimini korudu. Enerji fiyatlarında oynaklığın arttığını görüyoruz. Enflasyonun seyri ülkeler arası farklılaşırken bu durum para politikalarına yansıyor. Gelişmiş ülke para politikaları yakinen takip ediliyor. Fed’in 2026 yılında faiz indirimlerine devam etmesi beklenirken, indirimlerin büyüklüğü ve zamanlaması belirsizliğini koruyor.
Sıkı para politikamızın hedeflenen sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam etmekte. 2025 küresel ticaret belirsizliklerinin etkisiyle bu dönemde net ihracatın katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesi daha dengeli bir resim mevcut. Sanayi üretimi son çeyrekte yatay bir seyir izledi. Hizmet üretim endeksi de ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrini son çeyrekte sürdürdü. Manşet işsizlik oranının 4. çeyrekte gerilediğini görüyoruz.
"Kart harcamaları son çeyrekte arttı"
Kart harcamalarını ödeme tercihlerindeki dönüşümü baz alarak kart kullanım eğilimine göre düzenliyoruz. Kart harcamalarının son çeyrekte bir miktar arttığını görüyoruz.
"Cari açık ılım seyrini sürdürecek"
2026 yılında da dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz. Cari açık 3. çeyrekte bir miktar artmakla birlikte iç talep görünümüyle uyumlu seyretti. Cari açığın milli gelire oranı ise ikinci çeyrekte yüzde1.3 seviyesini korudu. Yılı uzun dönem ortalamalarının oldukça altında kapattığını tahmin ediyoruz. 2026 yılında cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz.
"Ocak ayında aralığın üst bandına yaklaşan bir enflasyon görüyoruz"
Enflasyon kasım ve aralık aylarında bir önceki raporda sunulan aralığın alt bandında gerçekleşti. Bu dönemde dağılım bazlı ana eğilim göstergelerinde iyileşmelere şahit olduk. Ocak ayında aralığın üst bandına yaklaşan bir enflasyon görüyoruz. Gıda kaynaklı enflasyon etkilerinin ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Gıda enflasyonu son 6 aylık dönemde oldukça oynak bir seyir izledi.
Ocak aylarında zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeks eğilimi yüksek hizmet kalemleri etkili oluyor. Ücret, yönetilen yönlendirilen fiyat, vergi ayarlamalarının yansımaları görülüyor. Ana eğilimin ocak ayında bir önceki raporda öngördüğümüzden yüksek seyrettiğini belirmek isterim. Trend enflasyon göstergesinde de yukarı yönlü hareket görüyoruz. Bu gelişmeler sıkı duruşumuzu kararlılıkla korumamız gerektiğine işaret ediyor.
"Aylık kira enflasyonunda gerileme söz konusu"
Deprem, demografik unsurlar, geçmişe endeksleme gibi etkenler kira enflasyonunda ciddi atalete sebep oldu. Kira tarafında gerek mevsim etkilerinden arındırılmış veriler gerekse perakende ödeme sistemi verileri gibi kiralara yönelik öncü göstergeler ana eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor. Aylık kira enflasyonunda net bir yavaşlama söz konusu.
Kira enflasyonunun bu yıl sonu itibarıyla yüzde 30 ile 36 arasında olabileceği tahmin ediliyor. Enflasyon beklentilerinde sektörler genelinde önceki dönemlere kıyasla iyileşme eğilimi sürüyor. Piyasa katılımcılarının farklı vadelere ilişkin beklentilerinde gerileme görülüyor. Buna karşın beklentilerin enflasyon tahminlerinin üzerinde seyretmesi dezenflasyon açısından risklerin canlı olduğunu gösteriyor.
"Sıkı para politikamızı sürdürüyoruz"
Aralık ayında politika faizini yüzde 39.5’ten yüzde 38’e indirdik. Ocak ayında öncü veriler ana eğilimde sınırlı bir artış olduğuna, aylık enflasyonun gıda öncülüğünde arttığına işaret ediyor. Ocak ayında politika faizini 100 baz puanlık sınırlı indirimle yüzde 37 seviyesine getirdik. Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz.
Basit faiz olarak mevduat ticari kredi ve ihtiyaç kredisi faizleri sırasıyla yüzde 37.3, yüzde 38.5 ve yüzde 48.2 düzeyinde. Bu veriler politika faizi adımlarımızın mevduat ve kredi faizlerine yansıdığını gösteriyor.
Toplam kredi büyümesi aralık ayında hızlanarak ocak sonunda yüzde 32’ye yükseldi. Bu artışa hem ticari krediler hem de bireysel krediler katkı verdi. Ticari kredilerde yıl sonuna özgü dönemsel etkiler öne çıktı.
Rezerv deperlendirmesi
Bireysel kredili mevduat hesap limitlerine 8 haftalık yüzde 2 büyüme sınırı getirirken, yabancı kredi büyüme sınırını yüzde 0.1’e düşürdük. TL mevduat payının yüzde 59 ile tarihsel ortalamalara yakın seyrettiğini görüyoruz. Altın fiyatlarında son dönemdeki gibi bir yükseliş yaşandığında TL mevduat payında düşüş gözlenebiliyor.
Tahvil faizleri tüm vadelerde aşağı geldi. Önümüzdeki günlerde tahvil piyasasında bu performansın sürmesini bekliyoruz. Rezervlerdeki olumlu görünüm de devam ediyor. Bir önceki rapor döneminden baktığımızda brüt rezervler 184 milyar dolar seviyesinden 24 milyar dolar artışla 6 Şubat’ta 208 milyar dolar seviyesine ulaştı. Swap hariç net rezervler 78 milyar dolara yükseldi. Enflasyon düştükçe, enflasyona dair belirsizlikler azaldıkça risk göstergelerinde olumlu seyrin devam edeceğini düşünüyoruz.
Enflasyon ara hedefleri ve tahmin aralığı
2026 yılında enflasyonun yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için tahminlerimiz enflasyonun yüzde 6-12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor.
Enflasyon ara hedefimizi ise 2026 ve 2027 yılları için sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk. 2028 yılı için ara hedefimizi yüzde 8 olarak belirledik. Enflasyonun 2028 yılında yüzde 8’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyoruz."
TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın Enflasyon Raporu sunumu sona erdi; ardından soru-cevap bölümüne geçildi.
2026’daki enflasyon beklentisindeki değişimde çıktı açığında beklenti değişimi yok; öncü verilerden takip edilen büyüme beklentileri 2025 yılında yukarıda seyrediyor. Ilım bir beklenti olduğu için mi değişim yok?
Tahmin güncellemesiyle ilgili kısa bilgi vermek istiyorum. Daha sonra 2026 yılında enflasyon nasıl düşecek? Bir miktar beklentinin üzerinde geldi (Ocak), hedefe nasıl ulaşacağız? 2026 yılında hedefi değiştirmedik daha önce sadık kalacağımızı söylemiştik. Tahmin aralığını güncelledik. Birkaç unsur öne çıktı. TÜFE’deki teknik güncelleme, hizmetin sepette payının artmasının etkisi var. TL ithalat fiyatları enerjin dışı emtia fiyatlarındaki artış ve enflasyon üzerindeki etkileri. Gıdanın direkt etkisi sınırlı, ancak oynaklıkta beklentileri etkiliyor. İç talebin beklentilere uyumlu gideceğini öngörüyoruz. Çıktı açığı önceki rapora göre risklere göre göz önünde bulundurduk. Mikro bazda enflasyon unsurlarını incelersek en öne çıkacak unsur hizmet enflasyonundaki düşüş. Özellikle kira enflasyonunda düşüş öngörüyoruz. Geçen yıl ocak ayında manşet enflasyon düşüş eğiliminde. Arz talep dengesinin yerine geldiği fiyatlama davranışlarının düzeldiğini düşünüyoruz. Kırılma devam edecek. Yıl sonuna 30 civarına kira enflasyonunun düşeceğini öngörüyoruz. Diğeri eğitim. 2025 yıl sonunda Yüzde 66’lık bir enflasyon söz konusuydu. Burada düzenleme yapıldı. Geçmişe endeksleme davranışını azaltacak.
Enflasyon ana eğilimi için bu yıl varsayımlar nedir? Şubat okumaları nasıl, aylık enflasyon nasıl seyreder? Henüz elektrik, doğal gaz, sigara gibi zamları görmedik.
Yakın dönem enflasyonu değerlendirirken, kasım-aralıkla başlamayı daha doğru görüyorum. Yüzde 1’in altında gerçekleşti, 63 aydan sonra ilk defa oldu; önemli bir gelişmeydi. Medyan enflasyonu Eylül 2021’den sonra en düşük oranlar, aralıkta görüldü. Öne çıkan gıda kaynaklı artış. Geçen yıl daha düşüktü. Biri ramazan etkisi, bir diğer unsur da sebze kalemi arz kaynaklı etkiledi. Daha geçici bir etki, ocak ayını yukarı çeken bir diğer unsur da yılbaşı fiyat güncellemeleri. Şubatta da gıda kaynaklı bir enflasyon söz konusu. Gıda kaynaklı etkilerde manşette etki görebiliriz. Mart aynıdan itibaren ana eğilimin etkilerinin normalleşeceğini öngörüyoruz.
Önceki raporda tahmin aralığı 13-19 ara hedef 16 olarak değişmemişti. Faiz patikasını yukarı yönlü güncellediğinizi belirtmiştiniz. Faiz patikası güncellemesi oldu mu?
Önceki raporda piyasanın fiyatladığı faiz patikasını yukarı çektik demiştim. Beklenen faiz patikasını yukarı çekmiş olduk. Benzer bir durum olduğunu görüyoruz. Reaksiyona baktığımızda, enflasyonun patikaya uygun olmasıyla para politikası sıkılığı devam ediyor. Yüksek enflasyon ortamında beklentiler ve fiyatlama davranışları etkileriyle önümüzdeki dönemi etkilerken, gerçekleşmelere de tepki vermesi gerekiyor. Bir süredir yüksek enflasyon döneminde olduğumuz için, yakın dönem gerçekleşmelerine bakıyoruz. PPK’nın enflasyon görünümüne verdiği ağırlığın artmasını bekleriz. Gerçekleşmelere baktığımda piyasanın sislerin arasında kaybolduğunu düşünüyorum. Yakın zaman gerçekleşmelerin aynı şekilde süreceği farz ediliyor. Mart ve nisanı görmenin önemli olduğunu düşünüyorum.
Gıda enflasyonunda ders alınmayan bir iyimserlik eğilimi olduğunu düşünüyorum. Sert fiyat hareketleri düzelebilir ama sebzede geçen yıl da bu yıl da yüksek geldi. Yanılsama ihtimali artıyor mu, iyimserlik eleştirisine ne dersiniz?
Yaşanılan arz şokları da var. Mevsimsellik açısından bakılınca iklim koşulları ve takvim etkileriyle öngörülebilir olan bir boyutu var. Son yıllarda sıklıkla yaşanan aşırı hava olayları, arz şokları lojistik alanlarındaki sorunlar mevsimselliğin üstünde bir etki yaratıyor. Yapısal sorunlar nedeniyle ilave oynaklığa sebep oluyor. Tarımsal girdi maliyetlerinde artışlar oluyor. Konjonktürel ve yapısal unsurlar var. Geçen sene aslında yıl genelinde gıda enflasyonunun yüksek seyretmediğini görebilirsiniz. Gıda enflasyonu 6 ay kadar manşetin altında seyretti. Manşetin sınırlı üstünde. Sorun olan aşırı oynaklık. Birkaç ayda çok hızlı artınca beklentileri de etkiliyor. 6 aylık veride oldukça tutarlı görünüm vardı.
PPK mart için indirim döngüsünün duraksamasına yönelik beklentiler oluştu. Enflasyon hedefine ulaşmak için martta duraklamayı düşünüyor musunuz?
Politika adımları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçiriyoruz. Ana eğilimde bir artış olacağını ocakta görmüştük. Gıda kaynaklı artışın ocak ve şubatla sınırlı kalacağını değerlendiriyoruz. Bu etkilerle adımı küçülttük. Önceki kararlarda da olduğu gibi martta da veri odaklı gideceğiz. Adım büyüklüğünün artması için gereken eşik bir miktar yüksek diye değerlendiriyoruz.