Belediyelerin elinde bulunan tarihi binaların Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresine geçmesine ilişkin tartışmalar sürüyor. İzmir'de, Büyükşehir Belediyesinin kullanımında olan Meslek Fabrikası, Egemenlik Binası ve Tepecik'teki eski gasilhane, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçti. Duruma tepki gösteren CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, söz konusu işlemlerin Vakıflar Kanunu'na aykırı olduğunu söyledi.
Belediyeye ait taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçmesi için yürütülen sürecin Ekim 2025'te başlatıldığını ifade eden Tugay, "Belediyemiz ve İzmir halkı için tarihi önemdeki üç binamız, Belediyemize hiçbir bilgi verilmeden tapu müdürlüklerine yapılan başvurular ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetine geçirilmiştir" dedi.
Tugay, şu ifadeleri kullandı:
"Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek ve oldu bittiye getirilerek Belediyemizin, yani İzmir halkının malına el konulamaz. Yapılan işlemler Vakıflar Kanunu’nun ilgili hükmüne de aykırıdır, hukuksuzdur. Üstelik bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödenerek sicilden silinmişken her nasılsa el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkıvermiştir".

Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçen binalarla ilgili şu bilgileri verdi:
"Meslek Fabrikası’nın, Belediyemiz mülkiyetine geçişi 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararnameye dayanmaktadır. İzmir’in gözbebeği olan bu bina Belediyemizin, İzmir halkının parasıyla bugünkü durumuna gelmiştir.
El konulmak istenen bir başka bina ise İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi yapısıdır. Bu bina 1891’de bir belediye binası olarak kullanılmak için dönemin yöneticilerinin zor koşullarda topladıkları paralarla, yokluk içindeki İzmir halkının bir Belediye binası olsun diye yaptırılmıştır.
Yine el konulmak istenen Belediyemizin Gasilhane binası da aynı şekilde Belediyemizce yıllardır kullanılmakta ve İzmir halkına hizmet vermektedir."
Her üç taşınmaz için sayfalarca tarihi delil sunularak davalar açıldığını kaydeden Tugay, "Ne yazık ki belediyemiz kendi mülkünün aidiyetini mahkeme önünde tekrar kanıtlamak zorunda bırakılmaktadır. Bu sırada Vakıflar Genel Müdürlüğü ise mahkeme süreçlerini ve mülkiyet durumunun hukuk önünde çözülmesini beklemek yerine taşınmazları bir oldu bitti ile tahliye etmeye çalışmaktadır. Unutulmamalıdır ki İzmir Büyükşehir Belediyesi tıpkı Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi bir kamu kurumudur. İzmir halkının mülküne el koymak ve kapıya polis yığarak boşaltmaya çalışmak ne hukuka ne de köklü Cumhuriyetimizin devlet teamüllerine yakışır bir eylem olacaktır" ifadelerini kullandı.





