Semafor ve CBS News'e göre, soruşturma, Kent'in Salı günü terörle mücadele merkezinin direktörlüğünden ayrılmasından önce başlatılmıştı. Kent bu görevde terörist tehditlerin analizini denetliyordu. FBI, böyle bir soruşturmanın varlığı konusunda yorum yapmaktan kaçındı. Bu rapor, savaş nedeniyle istifa eden ilk üst düzey yönetim üyesi olan Kent'in, görevinden ayrılmasından bu yana ilk medya röportajını vermesiyle aynı zamana denk geldi. Trump'ın önde gelen destekçilerindenken daha sona yollarını ayıran yorumcu Tucker Carlson'a konuşan Kent, 28 Şubat'ta İran'a yönelik ABD hava saldırılarına yol açan karar alma sürecinde muhalif seslerin fiilen dışlandığını iddia etti. Kent, Tucker Carlson Show podcast'inde , "Önemli karar vericilerin büyük bir kısmının gelip başkana görüşlerini ifade etmelerine izin verilmedi," dedi. Trump'ın sadık bir müttefiki ve komplo teorisyeni olan Kent, İran'ın nükleer silah edinmeye yakın olduğuna veya ABD için yakın bir tehdit oluşturduğuna dair hiçbir kanıt olmadığını ısrarla belirterek. "İranlıların 'Şu gün, 1 Mart'ta, büyük bir gizli saldırı düzenleyecekleri, 11 Eylül, Pearl Harbor benzeri bir saldırı yapacakları, üslerimizden birine saldıracakları' diyen hiçbir istihbarat yoktu. Bu tür bir istihbarat yoktu." diye konuştu. Kent, bunun yerine Trump'ın elinin İsrail tarafından zorlandığını iddia ederek,"İsrailliler bu kararı almaya yönlendirdi," dedi. Kent, Başbakan Binyamin Netanyahu ve diğer İsrailli yetkililerin, yerleşik istihbarat kanallarıyla uyuşmayan iddialarla cumhurbaşkanına baskı yaptığını öne sürdü. Kent sözlerine şöyle devam etti: “Bunun nasıl işlediğini biliyorum. İsrailli yetkililerin –bazıları istihbaratta, bazıları hükümette– ABD hükümet yetkililerine gelip, istihbaratımızdan bildiğimiz kadarıyla doğru olmayan her türlü şeyi söyleyeceklerini biliyorum. 'Bakın, size bir ön izleme veriyorum, henüz istihbarat kanallarında yok ama işte olacaklar bunlar' diyecekler ve bu genellikle gerçekleşmeyecek.” Cumhurbaşkanına erişimini kimin engellediğini belirtmeyen Kent, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'ın açıklamalarının da İsrail'in saldırıların zamanlaması üzerindeki etkisine işaret ettiğini söyledi. Ancak ABD ve İsrail'in farklı hedeflere sahip olduğunu belirten Kent, "Şu anda Pentagon'daki ve istihbarat teşkilatlarındaki çoğu kişi, 'Bizim ve İsraillilerin aslında burada farklı bir amacımız var' diyecektir. Rejim değişikliğinden kaçındığımız için hedefimizin net bir şekilde tanımlandığına inanmıyorum. İsrailliler rejim değişikliğinden kaçınmıyorlar. Mevcut hükümeti tamamen devirmek istiyorlar. Bundan sonra ne olacağına dair bir planları yok gibi görünüyor.” dedi. Kent, Carlson'a endişelerinin dikkate alınmayacağının açıkça belli olmasının ardından istifa etmeye karar verdiğini kaydederrk "Biliyorum ki izlediğimiz bu yol işe yaramıyor. Vicdanen bunun bir parçası olamam." ifadelerini kullandı. Yeşil Bereli olarak görev yapan Kent, CIA'ye katılmak üzere emekli olmadan önce 11 görevde savaştı. Ayrıca trajedi de yaşadı: Donanma kriptoloji uzmanı olan eşi, 2019'da Suriye'de bir intihar bombacısı tarafından öldürüldü ve geride iki küçük oğlu kaldı. Kent'in Ulusal Terörle Mücadele Merkezi'ndeki çalışmaları, Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard tarafından denetleniyordu. Gabbard, çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran'ın tehdit oluşturup oluşturmadığına karar vermenin yalnızca Trump'a ait olduğunu söyledi . Hawaii'den eski bir kongre üyesi ve gazi olan Gabbard, daha önce İran'a yönelik askeri saldırılar hakkındaki konuşmaları eleştirmişti. Mevcut saldırılar hakkında ne düşündüğünü söylemedi ve bir sözcüsü de sorulara yanıt vermeyi reddetti. Kent istifa ettiğinde Beyaz Saray sert bir şekilde karşılık verdi. Trump onu "güvenlik konusunda zayıf" olmakla suçladı ve İran'ın "muazzam bir tehdit" oluşturduğunda ısrar ederek, onunla aynı fikirde olmayanların muhakeme yeteneğinden yoksun olduğunu öne sürdü. "Eğer birileri bunun bir tehdit olduğunu düşünmüyorsa, o insanları istemiyoruz," dedi.