İsrail ordusu, salı günü Güney Lübnan’daki stratejik bir nehir hattında İran destekli Hizbullah ile çatıştı. İsrail birlikleri kuzeye doğru ilerlemeyi sürdürürken Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişleteceğini açıkladı.

Çatışmalar, ABD arabuluculuğunda nisan ortasından bu yana yürürlükte olan ateşkese rağmen yaşandı. Ayrıca Washington’da süren barış görüşmeleri kapsamında doğrudan müzakerelerin dördüncü turunun 2-3 Haziran tarihlerinde yapılması planlanıyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre son saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu en az 31 kişi hayatını kaybetti.

İsrail ordusu, gece boyunca bölge genelinde ve doğudaki Bekaa Vadisi’nde Hizbullah’a ait 100’den fazla noktayı vurduğunu açıkladı. Açıklamada, İsrail askerlerine ve kuzey İsrail’de yaşayan sivillere yönelik saldırılarda kullanıldığı belirtilen depoların, komuta merkezlerinin ve gözlem noktalarının hedef alındığı ifade edildi.

Tırmanan gerilim, İsrail-Hizbullah çatışmasında ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkesi her geçen gün daha da kırılgan hale getiriyor. Bu durum, İran savaşında daha geniş kapsamlı bir barış sağlama çabalarını da zorlaştırıyor. Tahran yönetimi ise olası bir anlaşmanın Lübnan’daki çatışmaların sona ermesini de kapsamasını istiyor.

Litani Nehri, Lübnan’da fiili bir sınır hattı işlevi görüyor. Bir aydan uzun süredir yürürlükte olan ateşkese rağmen nehrin güneyindeki geniş bölgeler hâlâ İsrail ordusunun kontrolü altında bulunuyor.

Trump, İran konusunda bölge liderleriyle görüştü
Trump, İran konusunda bölge liderleriyle görüştü
İçeriği Görüntüle

İsrail saldırılarında en az 31 kişi öldü

Netanyahu, pazartesi günü Savunma Bakanı ve üst düzey askeri yetkililerle yaptığı görüşmenin ardından İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişleteceğini açıklamıştı.

“(İsrail Savunma Kuvvetleri) sahada büyük güçlerle operasyon yürütüyor ve stratejik bölgeleri kontrol altına alıyor” diyen Netanyahu, İsrail’in kontrolü altındaki güney Lübnan bölgesini tahkim etmeye çalıştığını söyledi.

İsrail yönetimi, bunun kuzey sınırındaki yerleşimlerde yaşayan sivilleri Hizbullah’ın roket ve insansız hava aracı saldırılarından korumak için gerekli olduğunu savunuyor.