Birleşmiş Milletlerin (BM) yayımladığı rapor, Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria’da çocukların maruz kaldığı şiddete ilişkin doktorlar, sağlık çalışanları, çocuklar ve ailelerinin tanıklıklarını bir araya getirdi. Raporda, patlayıcı silahların çocuklar üzerindeki etkisinden sağlık sisteminin çöküşüne, gözaltı koşullarından açlık ve yerinden edilmenin çocuklar üzerindeki sonuçlarına kadar birçok konuda doğrudan şahitliklere yer verildi.
Komisyon, söz konusu ifadeleri çocukların yaşadığı insani tabloya ilişkin bulgularını destekleyen tanıklıklar arasında gösterirken, bunların çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerine de dikkati çekti.
BM'de gerçekleştirilen toplantıyla kamuoyuna duyurulan raporda, İsrail askerlerinin çocukları özellikle hedef aldığına ve başlarından veya vücutlarının üst kısmından vurduklarına dair kanıtlar bulunduğu kaydedildi. Açıklamada, işlenen suçlarla ilgili kamera kaydı, şahitler, uydu görüntülerine yer verildi. Gazze'deki İsrail saldırılarında doğrudan askerlerin hede aldığı kimliği tespit edilebilen 22 bin çocuk cesedi tespit edildiği iade edilerek daha bilinmeyen veya enkazların altında daha binlerce çocuk olduğu iade edildi. Ayıca enfeksiyon, tedavi edilebilen hastalıklardan ve açlıktan ölen binlerce çocuk olduğu da vurgulandı. 60 bine yakın çocuğun yetim ve öksüz kaldığı da kaydedildi. Açıklamada, Bati Şeria'da da 250 çocuğun yine saldırılarda öldürüldüğüne dikkat çekildi. BM raporunu İsrail ve az sayıda ülke dışında eleştiren olmadığı da belirtildi.
Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan BM raporunu hazırlayan komisyon yelerinden biri, "Uluslararası kuralları koyuyoruz ama onları uygulamada büyük bir boşluk var. Bunları beceremedik" dedi. Sözkonusu üye, "Neden İsrail’e daha fazla baskı yapılmıyor" sorusuna ise, "Gerçekten anlamıyorum, kafam almıyor bunu. İsrail, nasıl kurallara uymaz anlamıyorum. Amerika eğer Ekim anlaşmasının garantörü ise daha fazla baskı yapmalı" diye konuştu.
Doktor ve sağlık çalışanlarının tanıklıkları raporda geniş yer buldu
Öte yandan, raporda, Gazze’de görev yapan veya bölgeye tıbbi misyon kapsamında giden doktorlar ile sağlık çalışanlarının tanıklıkları geniş yer tuttu.
Sağlık çalışanları, çocukların maruz kaldığı yaralanmaların niteliği, hastanelerde karşılaştıkları tablo, yenidoğan ölümleri, yetersiz beslenmenin etkileri ve çocukların yaşadığı psikolojik travmalara ilişkin gözlemlerini komisyonla paylaştı.
Gazze’de görev yapan bir doktor çocukların yaralanma biçimlerine ilişkin, "Yaralanmaların dağılımına ve hedef alınan vücut bölgelerine bakıldığında, İsrail askerlerinin ergen yaştaki çocukları adeta hedef talimi yapar gibi vurduğu kanaatine vardım. Farklı günlerde çocukların farklı uzuvlarının hedef alındığını gösteren açık bir örüntü var." değerlendirmesinde bulundu.
Raporda görüşlerine yer verilen başka bir doktor, hastanede karşılaştığı ağır yaralı bir çocuğun ailesinin tahliye sırasında hayatını kaybettiğini, bunu çocuğa söylemeye kimsenin cesaret edemediğini belirterek, "Şimdi o çocuğa hastanede tanıştığı insanlar bakıyor." dedi.
Bir acil servis ve çocuk hemşiresi, Gazze’ye ilaç girişinin engellenmesinin yenidoğan ölümlerini artırdığını vurgulayarak, “Hamile kadınlar ve bebekler için gerekli ilaçların Gazze’ye ulaştırılmamasını açıklayabilecek başka bir neden göremiyorum.” ifadelerini kullandı.
Uzun meslek hayatına sahip bir çocuk doktoru ise "Meslek yaşamım boyunca İsrail’in neden olduğu bu düzeyde bir yenidoğan acısına hiç tanık olmadım. Gazze’de bebeklerin soğuktan ölmesi normal bir durum değil." şeklinde konuştu.
Gazze’de birden fazla tıbbi görevde bulunan başka bir doktor da yetersiz beslenmenin çocukların tedavisini imkansız hale getirdiğini belirterek, "Ameliyat ettiğimiz çocuklar her ameliyata geri döndüklerinde yaraları kurtçuklarla ve enfeksiyonla kaplanmış oluyordu. Yetersiz beslenme nedeniyle bağışıklık sistemleri kalmamıştı. Çocuklar iyileşemiyordu." dedi.
Filistinli çocuklar ve aileleri de anlattı
Raporda, saldırılardan sağ kurtulan çocuklar, aile bireyleri ve gözaltına alınan Filistinli çocukların tanıklıkları da yer aldı. Tanıklıklarda, saldırılar, zorla yerinden edilme, açlık, gözaltı süreci ve aile bireylerini kaybetmenin çocuklar üzerindeki etkileri aktarıldı.
İsrailli siyasetçi ve askerlerin açıklamaları
Komisyon, raporunda İsrailli siyasetçiler ile askerlerin kamuoyuna yansıyan bazı açıklamalarını da aktardı.
Raporda, Likud milletvekili Hanoch Milwidsky’nin, "Siz öleceksiniz, çocuklarınız ölecek, torunlarınız ölecek. Filistin devleti diye bir şey olmayacak." sözlerine yer verildi.
İsrail Meclisi üyesi Yitzhak Kroizer’in ise "Askerlerimizi sonuç ne olursa olsun destekliyoruz. Cenin’de masum çocuk yok." ifadeleri paylaşıldı.
Aşırı sağcı siyasetçi ve eski milletvekili Moşe Feiglin’in, "Gazze’deki her çocuk ve her bebek düşmandır. Gazze’yi ele geçirip sömürgeleştirmeli, tek bir Gazzeli çocuk bile bırakmamalıyız." sözleri de raporda yer aldı.
Komisyon ayrıca bir İsrail askerinin okul binasını havaya uçurmadan önce çektiği videoda, "Çocukluğumdan beri okulumu havaya uçurmayı hayal ediyordum. Bugün bir okulu havaya uçuruyorum.” dediğini aktarırken, başka bir askerin ise Gazze’deki açlığa ilişkin, “Açlık kampanyası mı? Aç kalmayı hak ediyorlar. Gazze, en küçüğünden en büyüğüne kadar yakılmalı." paylaşımını rapora dahil etti.




