28 Şubat'ta İran'ın güneyindeki Minab kasabasında yer alan bir ilkokula düzenlenen ve çok sayıda çocuğun ölümüne yol açan saldırının ayrıntıları netleşiyor.
ABD merkezli New York Times gazetesi, saldırının okulun yakınındaki bir deniz üssünü hedef alan bir operasyonun parçası olabileceğini yazdı. Gazetenin aktarımına göre, saldırının sorumlusu İsrail değil, ABD olabilir.
168'i çocuk 175 kişi ölmüştü
İranlı sağlık yetkilileri ve devlet medyası, Şecere-i Tayyibe İlkokulu'na yönelik saldırıda en az 175 kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor.
Saldırının üzerinden günler geçmesine rağmen Washington yönetimi sorumluluğu henüz üstlenmedi ancak reddetmedi de. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, soruşturmanın sürdüğünü belirtmekle yetinirken, İsrail Ordu Sözcüsü Nadav Shoshani o bölgede herhangi bir operasyonları olmadığını savundu.
ABD'li General Dan Caine ise İsrail güçlerinin daha kuzeyde operasyon yürüttüğünü, güney aksında ise ABD'nin USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun devrede olduğunu doğruladı.
Uydu görüntüleri ne diyor?
Planet Labs tarafından sağlanan ve uzmanlarca incelenen uydu fotoğrafları, saldırının tesadüfi olmadığını düşündürüyor.
New York Times'ın analizine göre deniz üssündeki 6 bina ve okul, tam isabetle vurulmuş durumda. Gazetey konuşan eski Pentagon danışmanı Wes J. Bryant, vuruşların son derece hassas olduğunu söyleyerek, okulun sivil bir yapı olduğunun fark edilmemesini "hedef şaşırma" diye değerlendirdi. Deniz üssü içindeki dört bina tamamen yıkılırken, iki binanın çatısında hassas mühimmatın hedef aldığına işaret eden darbe noktaları tespit edildi.
'Bilmeleri gerekirdi'
İncelemelere göre, vurulan bina 2013'te Devrim Muhafızları üssünün bir parçasıydı.
Ancak 2016 yılına ait görüntüler, binanın üsten ayrıldığını ve bir spor sahası eklenerek okula dönüştürüldüğünü açıkça gösteriyor.
Stanford Üniversitesi'nden Beth Van Schaack, gazeteye yaptığı açıklamada,"ABD'nin istihbarat kapasitesi göz önüne alındığında, orada bir okul olduğunu bilmeleri gerekirdi," diyerek olası bir ihmale dikkat çekti.
Saldırının bir istihbarat hatası mı yoksa eski haritalara dayalı bir hedefleme mi olduğu sorusu, uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.
İlk bulgular ABD'ye mi işaret ediyor?
New York Times'ın yanı sıra İngiliz haber ajansı Reuters da saldırıda ABD'nin rolüne işaret eden bir haberi sitesinde yayınladı.
Ajansa konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen iki ABD’li yetkili, ilk bulguların ABD’nin sorumlu olabileceğine işaret ettiğini, ancak yeni kanıtların ortaya çıkması halinde sorumluluğun başka bir tarafa da kayabileceğini söyledi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise “Savaş Bakanlığı bu konuyu incelerken, İran rejiminin sivilleri ve çocukları hedef aldığı gerçeği ortadadır; Amerika Birleşik Devletleri böyle bir şey yapmaz,” yanıtını verdi.
Yapay zeka nedeniyle yanlış hedeflenmiş olabilir mi?
Bazı yorumcular, savaşta yapay zekayla hedefleme yapılırken okulun yanlış şekilde hedef alındığı görüşünde.
ABD ordusunun İran’a yönelik saldırılarında gelişmiş yapay zeka teknolojilerinin önemli rol oynadığı iddiaları bir süredir gündemdeydi. Washington Post gazetesine konuşan kaynaklara göre, Pentagon saldırının ilk 24 saatinde bin hedefin vurulmasını sağlayan operasyonlarda bugüne kadar savaşta kullandığı en gelişmiş yapay zeka araçlarından yararlandı.
ABD ordusu, Maven Smart System (MSS) adlı bir sistem kullanıyor. Veri madenciliği şirketi Palantir tarafından geliştirilen sistem, uydular, gözetleme ağları ve diğer istihbarat kaynaklarından gelen çok büyük miktarda gizli veriyi analiz ederek askeri operasyonlara gerçek zamanlı hedefleme ve önceliklendirme desteği sağlıyor.
Kaynaklara göre İran’a yönelik saldırı planları hazırlanırken Claude yapay zeka aracı destekli Maven sistemi yüzlerce olası hedef önerdi, hedeflerin tam koordinatlarını belirledi ve bunları stratejik önemlerine göre sıraladı.
Bu aracın söz konusu okulu yanlış şekilde hedeflemesi teorik olarak mümkün. New York Times'ın haberinde okul binasının 2013’te Devrim Muhafızları deniz üssünün parçası olduğu aktarılıyor. Yapay zekalı hedefleme sistemi eski veri veya güncellenmemiş uydu görüntüsünü analizde kullandıysa bu binayı "askeri tesis" olarak etiketlemiş olabilir.
Ancak bu teoriyi doğrulayabilecek, kamuya açık herhangi bir kanıta şimdiye dek rastlanmadı.





