Tasnim haber ajansının yayınladığı mesajda, 2020'den beri parlamento başkanlığı görevini yürüten Kalibaf, "Düşman açıkça müzakere mesajı gönderiyor ve gizlice kara saldırısı planlıyor. Amerika Birleşik Devletleri, 15 maddelik bir liste ile isteklerini ifade ediyor ve savaşta başaramadıklarının peşinden gidiyor. Büyük bir dünya savaşının içindeyiz ve zirveye ulaşana kadar önümüzdeki dolambaçlı ve zorlu yola kendimizi hazırlamalıyız," diye konuştu.
Kalibaf, daha önce İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) komutanı, polis şefi ve Tahran belediye başkanı olarak görev yapmıştı. Washington'ın onu potansiyel bir ortak olarak düşündüğü ve Donald Trump'ın liderlik için tercih ettiği isim olduğu bildiriliyor.
Washington, Galibaf'ı güvenilir bulduğunu açıklamıştı
Washington'ın kendisini güvenilir bulduğu öğrenildikten kısa bir süre sonra Kalibaf şu tweeti yayınlamıştı:
“Halkımız saldırganların tam ve aşağılayıcı bir şekilde cezalandırılmasını talep ediyor. Tüm yetkililer bu hedefe ulaşılana kadar liderlerinin ve halklarının arkasında dimdik durmaktadır. Amerika ile hiçbir müzakere yapılmadı. Sahte haberler, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve Amerika ile İsrail'in içine düştüğü bataklıktan kurtulmak için tasarlanmıştır.”
Trump, saldırı emri verir mi?
Öte yandan, ABD Donanması'na ait 31. ve 11. seferi birliklerine bağlı amfibi gemilerdeki binlerce deniz piyadesi Asya'dan Orta Doğu'ya konuşlandırıldı. 82. Hava İndirme Tümeninden yaklaşık 2 bin paraşütçü daha bölgeye gönderiliyor. Bu paraşütçülerin görevi, kara operasyonlarına hazırlık amacıyla "savunulan bir havaalanına" karşı saldırılar düzenlemek olduğu belirtiliyor.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio, cuma günü, ABD'nin kara birliklerine ihtiyaç duymadan hedeflerine ulaşabileceğine inandığını yineledi. Ancak deniz piyadeleri önümüzdeki hafta mevzilendiğinde, Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için baskı kurmak veya İran'ın boğazı zorla kapalı tutma yeteneğini zayıflatmak amacıyla bir saldırı emri verebileceği ifade ediliyor.
Ağır zırhlı birliklerin, lojistik derinliğin ve uzun süreli bir askeri çatışma için gerekli diğer unsurların eksikliği, Beyaz Saray'ın çatışmayı tırmandırma kabiliyetini sınırlayacak ve uluslararası ekonomi için yıkıcı olabilecek bir çıkmazı uzatabilir.
Washington Post: İran'da haftalarca sürebilecek kara harekatı kapsamında konuşlandırılacak
Bu arada, ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), İran'da haftalarca sürebilecek kara harekatı üzerinde hazırlık yaptığı iddia edildi.
Washington Post (WP) gazetesinin isimleri açıklanmayan, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre binlerce Amerikan askeri ve deniz piyadesi Orta Doğu'ya sevk ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın onay vermesi halinde nakledilen askerlerin İran'da haftalarca sürebilecek kara harekatı kapsamında konuşlandırılacağı belirtiliyor.
Yetkililer, bu planla ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ilk dört haftasına kıyasla çok daha riskli bir aşamaya geçileceğine dikkati çekiyor. Planın, Amerikan birlikleri için önceki döneme kıyasla ciddi tehlikeler barındırabileceği ifade ediliyor.
Operasyon kapsamında ABD askerlerinin İran'a ait insansız hava araçları (İHA), füze sistemleri, kara saldırıları ve el yapımı patlayıcılar gibi çeşitli tehditlerle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
Olası kara harekatının tam ölçekli işgal niteliği taşımayacağını dile getiren yetkililer, saldırıların Özel Harekat kuvvetleri ile konvansiyonel piyade birliklerinin eş güdümlü yürüteceği nokta operasyonlardan oluşacağını ifade etti.
Yetkililer, ayrıca İran'ın Basra Körfezi'ndeki önemli petrol ihracat merkezlerinden Hark Adası'nın kontrol altına alınması ve Hürmüz Boğazı yakınındaki bölgelerde gemileri hedef alabilecek silahların imha edilmesinin de değerlendirildiğini belirtti.




