Halk Tv' nin İstanbul’daki merkez binasına sabahın erken saatlerinde polis baskını düzenlendi. Baskının ardından kanala kayyım atandığı duyurulurken, televizyon yayını da durduruldu.

Polis ekiplerinin binadaki aramaları sürerken kanalın bulunduğu yol trafiğe kapatıldı. Halk TV çalışanlarının binaya girişine izin verilmedi.

Baskını sosyal medya hesabından duyuran Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, paylaşımında mahkemenin 'mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’na ve ekibine gönderme yaparak, “Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de” ifadelerini kullandı.

Baskının ardından kanalda yaşanan gelişmelere ilişkin bilgi veren Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, yayın yönetmeni Suat Toktaş’ın kayyım heyeti başkanıyla yaptığı görüşmenin sonuçsuz kaldığını açıkladı.

Bayramoğlu, “Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın kayyum heyeti başkanı ile yayının devam etmesi konusunda yaptığı görüşme sonuçsuz kaldı. Halk TV yayını durduruldu” ifadelerini kullandı.

Halktv5

Başsavcılıktan açıklama yapıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı.

Başsavcılık, soruşturmanın “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” iddiasıyla yürütüldüğünü bildirdi.

Açıklamaya göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler incelendi.

Başsavcılık açıklamasında, Cafer Mahiroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin kurulmasını sağladığı, şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı iddia edildi.

Dosyadaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığının değerlendirildiği öne sürüldü. Açıklamada, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin Mahiroğlu’na ait olduğu veya Mahiroğlu ile bağlantılı bulunduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığı iddia edildi.

MASAK verilerine ilişkin incelemelerin sonuçlarına da yer verilen açıklamada, Mahiroğlu’nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu bildirildi.

Mahiroğlu’nun şahsi banka hesaplarında ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 lira 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiğinin tespit edildiği kaydedildi.

Ayrıca Mahiroğlu’nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına yapılan para transferlerinin de incelemeye alındığı belirtildi. Başsavcılık, Mahiroğlu’nun ve birinci derece yakınlarının banka hesapları ile bağlantılı şirket hesaplarında yüksek tutarlı uluslararası SWIFT transferleri bulunduğunu, malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar tespit edildiğini öne sürdü.

Başsavcılık açıklamasında, Cafer Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik ayrı bir soruşturma kapsamında “ihaleye fesat karıştırma” suçundan aranma kaydı bulunduğu ve Mahiroğlu’nun 10 Mart 2025’te yurt dışına çıktığının tespit edildiği bilgisi de paylaşıldı.

Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, 14 Ekim 2026 sabahı düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 11 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.

Hakkında gözaltı kararı verilen kişilerden dördünün yurt dışında, birinin ceza infaz kurumunda bulunduğunun tespit edildiği belirtilirken, bir kişinin arandığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıca, Cafer Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi veya ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla el konulduğunu ve bu şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyım olarak atanmasına karar verildiğini duyurdu.

ÇGD: Türkiye’de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), yaptığı sosyal medya paylaşımında şunları belirtti:

Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez.

Bundan tam bir yıl önce TELE1’e kayyum atanmış, basın tarihimize kara bir leke olarak geçmişti. Bugün ise Halk TV’ye yönelik bu kararla Türkiye’de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Halk TV çalışanlarının, meslektaşlarımızın yanındayız.

Demokrasi, özgür basın ve halkın haber alma hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz!"

Türkiye Gazeteciler Sendikası: Bu zorbalığı kabul etmiyoruz!

Türkiye Gazeteciler Sendikası açıklamasında da, " Halk TV'ye kayyım atandı! Son yıllarda siyasi iktidarın her sorunu aşmak için kullandığı hukuksuzluk, bugün bir kez daha basın özgürlüğünü vurdu. Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz! Basın hürdür, sansür edilemez!" denildi.

DİSK Basın/İş'in açıklamasında ise şöyle denildi:

Bakan Şimşek: 43 bin fon katılımcısına bugün itibariyle paraları ilgili bankalara transfer edildi
Bakan Şimşek: 43 bin fon katılımcısına bugün itibariyle paraları ilgili bankalara transfer edildi
İçeriği Görüntüle

Halk TV’ye kayyım atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir. Geçtiğimiz yıl TELE1’e yapılan uygulama, bugün Halk TV'de yinelenmektedir. Bu durum, Türkiye’de medyanın hiçbir hukuki güvencesinin kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu karar yalnızca yayını durdurmakla kalmamış; mutfağından ekran önüne yüzlerce basın emekçisinin alın terini, işini ve geleceğini de doğrudan hedef almıştır. Yüzlerce meslektaşımızın ve Halk TV emekçilerinin yanındayız. Tüm kamuoyunu basın özgürlüğüne, haber alma hakkına ve meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Halktv4

Özel, sert tepki gösterdi, zamanlamaya da dikkati çekti

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’ye yönelik polis baskını ve kayyım atandığı yönündeki açıklamaya tepki gösterdi. Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyum atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir” dedi.

Ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve adaletsizliklerin gündemde olduğu bir dönemde baskının gerçekleştiğini belirten Özel, açıklamasında fon krizine ve Türkiye’nin en büyük siyasi davalarından birinde savunmaların başlayacağı güne de dikkat çekti.

Özel, belediyelere kayyım atanmasını da hatırlatarak, milyonlarca kişinin izlediği Halk TV’nin de kayyım uygulamasıyla karşı karşıya bırakıldığını savundu.

Halk TV çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirten Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR! Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyumla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YENİLECEK!”

Mansur Yavaş: Basın hürdür, sansür edilemez

ABB Başkanı Mansur Yavaş, X hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır: “Basın hürdür, sansür edilemez.” Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır. En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kavuncu: Gözü dönmüş bir iktidarın gelebileceği en tehlikeli noktadayız

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Buğra Kavuncu, yaptığı sosyal medya paylaşımında, "Şafak vakti Halk TV’nin kapısına dayanıp kayyum atadılar. Türkiye’de muhalif bir televizyon kanalına resmen baskın yaptılar! Gözü dönmüş bir iktidarın gelebileceği en tehlikeli noktadayız. Bu çabalarınız yolsuzlukları, vurgunları, ülkemizi düşürdüğünüz rezil hali, milletin sefaletini örtemeyecek. Halk TV’nin ve basın emekçilerinin yanındayız. Siz kaybediyorsunuz, kaybedeceksiniz." ifadelerini kullandı.

TİP: Kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor!

TİP Genel Başkanı Erkan Baş da, sosyal medya paylaşımında, "Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı! Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor! Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız!" ifadelerini kullandı.

Özdağ: Sandıkta 1950 seçimleri tekrarlanacak

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da, sosyal medya hesabından gelişmeleri eleştirerek, şunları kaydetti:

"Muhalif kanal Halk Tv’ye kayyum atandı. Muhalif gazeteciler tutuklu ve tutuklanıyor. Muhalif sosyal medya hesapları erişime kapatılıyor. Halkı kin ve düşmanlığa teşvik ve yanıltıcı bilgiyi yayma suçlamaları muhalefeti susturmak için araçsallaştırılmış durumda. Fon yolsuzluğu ise kapatılmak ve normalleştirilmek isteniyor. Türk halkı artan baskıları, kapatılan yolsuzlukları, PKK ile pazarlıkları sessiz ancak öfkesini içine atarak izliyor. Sandıkta 1950 seçimleri tekrarlanacak. Halk YETER ARTIK diyecek. Halk kazanacak, demokrasi kazanacak, hukuk kazanacak, özgürlük kazanacak."

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı'ndan Sezai Karakoç şiiri

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, X hesabından yaptığı paylaşımda, Sezai Karakoç'un şiiriyle şunları ifade etti:

“Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar” Sezai Karakoç #halktv

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları: Halka dayattığınız baskı kabul edilemez. Hakikat kayyımla yok edilemez!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, X paylaşımında, "Şafak vakti operasyonu ile Halk TV’ye kayyım atanması, muhalif medyayı susturmaya yönelik açık bir siyasi müdahaledir. Basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve toplumun çoğulcu sesine vurulmuş ağır bir darbedir. Gazetecileri tutuklayan, internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiren, muhalif kanallara kayyım atayan bu anlayış Türkiye’yi büyük bir karanlığa sürüklüyor! Halka dayattığınız baskı kabul edilemez. Hakikat kayyımla yok edilemez! Kararı derhal geri çekin; basına ve basın emekçilerine yönelik baskılara son verin. Kayyıma karşı Halk TV’nin ve basın emekçilerinin sonuna kadar yanındayız. Halk TV’ye, basın emekçilerine ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmak, özgür bir Türkiye’ye sahip çıkmaktır."

Kılıçdaroğlu'nun sözleri hatırlatıldı

Halk TV’ye yönelik baskın ve kayyım atandığı yönündeki açıklamalar, kanal ile mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu arasında yaşanan gerilimi de yeniden gündeme getirdi.

Kılıçdaroğlu, KRT’de katıldığı canlı yayında Halk TV’yi hedef almış, kanalı “24 saat yalan haber yapmak”la suçlamıştı. Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu’nun yurt dışında bulunmasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, kanalı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) şikâyet ettiklerini açıklamıştı.

Kılıçdaroğlu, canlı yayında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Halk TV var biliyorsunuz, Halk TV sahibi falan. Sahibi niye Türkiye’ye gelmiyor? Sahibi yabancı ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon sahibi dünyanın hangi ülkesinde var? Hangi ülkesinde var? Günün 24 saati yalan haber yapıyor, günün 24 saati. İzlemiyorum ben. Olmaz, olmaz. Doğru haber vereceksiniz. Yalan haber yapıyor.”

RTÜK’e yapılan şikâyete de değinen Kılıçdaroğlu, kurumun kendilerine konunun görev alanına girmediği yönünde yanıt verdiğini söylemişti.

Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu da Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına sert sözlerle karşılık vermişti. Mahiroğlu, Kılıçdaroğlu’na yönelik açıklamasında, “Sen, Türkiye siyasetinin başına gelmiş en talihsiz vakasın” ifadelerini kullanmıştı.