Hükümet ile memur konfederasyonları arasında geçen yıl ağustos ayında toplu sözleşme görüşmeleri yürütülürken, maaş artışlarında enflasyon tahminleri dikkate alınmıştı. Hükümetin geçen yıl eylül ayında yayınladığı Orta Vadeli Program’da (OVP) bu yıl için yılsonu TÜFE beklentisi yüzde 16’ydı. Toplu sözleşmede anlaşma sağlanamayınca hakem kurulu kararı ile milyonlarca memur ile memur emeklisine bu yıl için yüzde 11+7 zam verildi. Ancak şimdi yılsonu için enflasyon tahmini yüzde 28’e çıkarıldı.
Yine geçen yıl yayınlanan OVP’de gelecek yıl için de enflasyon hedefi yüzde 9’du. Ancak Merkez Bankası’nın beklentisine göre, enflasyonun gelecek yıl yüzde 15 olması bekleniyor. OVP’deki yüzde 9 hedefi doğrultusunda memur ile memur emeklisine gelecek yıl için de yüzde 5+4 zam verilmişti. Cumhuriyet'ten Mustafa Çakır'ın haberine göre, gelecek yıl için verilen zam oranı da enflasyonun altında kalmış durumda. Memur ve memur emeklisi enflasyon farkı alabiliyor. Ancak bu 6 aylık enflasyona göre belirleniyor. Memur ve emekli kaybının telafisi için 6 ay beklemek zorunda kalıyor. O zamana kadar da maaş ve aylık erimeye devam ediyor.
Toplu sözleşmedeki zam oranlarının temel dayanağı olan enflasyon hedeflerinin değişmesi konfederasyonları da harekete geçirdi. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, memur ve emeklilerin maaş-aylık artışlarının bir yıl önceki tahminlere mahkum edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ekonominin bütün parametreleri güncellenirken memur ve emekli maaş-aylıklarının eski tahminlere göre artırılmasının adaletli olmadığını dile getiren Kahveci, maaş artışlarının dayandığı şartların bugün itibariyle önemli ölçüde farklılaştığını kaydetti.
‘Maaş artış oranları yeni ekonomik gerçeklere göre güncellenmeli’
Memur ve emeklilerin 2026-2027 yıllarına ilişkin maaş-aylık artışlarının, güncellenen ekonomik göstergeler ve enflasyon beklentileri doğrultusunda yeniden ele alınmasını isteyen Kahveci, şöyle devam etti:
“Taraflar arasında bir toplu sözleşme protokolü yapılmalı; mevcut maaş artış oranları yeni ekonomik gerçeklere göre güncellenmeli, kamu çalışanları ve emeklilerimizin alım gücünü koruyacak ek zam ve refah payı uygulamaya konulmalıdır. Çünkü toplu sözleşme rakamları değişmez değildir; esas olan kamu çalışanının alın terini ve alım gücünü korumaktır. Tahminler değişmişse rakamlar da değişmelidir. Hedefler revize edilmişse maaş artışları da revize edilmelidir.”
Kahveci, yeni ekonomik şartalara uygun ek toplu sözleşme protokolü için zaman kaybetmeden tarafların bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı.
17. yukarı yönlü güncelleme oldu
Birleşik Kamu-İş, enflasyon tahminlerindeki bu revziyonun 2021’den bu yana yapılan 17. yukarı yönlü güncelleme olduğuna dikkat çekti. Birleşik Kamu-İş, maaşların, ücretlerin, emekli aylıklarının gerçekleşmeyeceği başından belli olan hedeflere endekslendiğine işaret ederek, şu talepte bulundu:
“Kamu emekçisine ve emeklisine yüzde 50 ek zam, artık kimsenin inkar edemeyeceği bir mecburiyettir. 2025 yılında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde kamu görevlileri ve emeklilerimizin 2026 ve 2027 yıllarında alacağı maaş artışları, bugün tamamen geçerliliğini yitirmiş o günkü yanıltıcı ekonomik tahminlere dayandırılmıştı. Enflasyon hedefleri değiştiyse, ücretler de değişmeli.”
Asgari ücret artışı da, OVP’deki bu yıl için öngörülen yüzde 16’lık enflasyon hedefi doğrultusunda belirlenmişti. Asgari ücrete yılbaşında yüzde 27 artış yapılarak 28 bin 75 liraya çıkarılmıştı. Enflasyon tahmini, zaten açlık sınırının altında olan asgari ücrete yıl başında yapılan yüzde 27’lik zammın da üzerine çıkmış oldu.




