Hazine ve Maliye Bakanlığı, küresel petrol fiyatlarında yaşanan hareketliliğin Türkiye’de akaryakıt fiyatları ve buna bağlı maliyetler üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla motorinin Özel Tüketim Vergisi’ne (ÖTV) yönelik yeni bir düzenleme hazırladı.

Çalışmanın özellikle motorin fiyatlarında oluşabilecek artışın tüketiciye, nakliye sektörüne ve üretim maliyetlerine etkisini azaltmaya yönelik olacak. Düzenlemenin bu gece Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Hazırlanan çalışmanın temel amacı, küresel petrol fiyatlarındaki yükselişin motorin maliyetlerine doğrudan ve yüksek oranda yansımasının önüne geçmek.

Motorin, yalnızca bireysel araç kullanıcılarını değil, başta taşımacılık olmak üzere lojistik, tarım ve sanayi gibi çok sayıda sektörü doğrudan etkileyen temel bir girdi niteliğinde bulunuyor. Bu nedenle motorin fiyatlarında yaşanabilecek hareketlerin üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden genel fiyat seviyesine de yansıması söz konusu olabiliyor.

Bakanlığın hazırladığı düzenlemenin de bu maliyet baskısını sınırlayarak dezenflasyon sürecine katkı sağlaması amaçlanıyor.

Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin pompa fiyatlarına etkisini sınırlamak amacıyla uygulanan Eşel Mobil mekanizmasında yıl içinde önemli değişiklikler yapılmıştı.

3 Temmuz 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile sistemin işleyişi yeniden düzenlenmiş, yurt içi rafineri fiyatlarında artış olması halinde bu artışın 1 Ağustos-30 Eylül 2026 döneminde yüzde 25’lik bölümünün ÖTV üzerinden karşılanması kararlaştırılmıştı. Sisteminin 1 Ekim 2026 itibarıyla tamamen sona erdirilmesi de düzenleme kapsamında bulunuyor.

Motorin, 2026 yılına yaklaşık 50 TL bandında başladı

2026 yılına yaklaşık 50 TL bandında başlayan motorin, özellikle Temmuz ayında hızlanan yükselişle birlikte 80 TL sınırına dayandı. Haziran sonunda 64,6 TL olan motorinin fiyatındaki hızlı artış, benzinle arasındaki makası da çift haneli seviyelere taşıdı. Benzin fiyatı ise 10 Ağustos itibarıyla 68,29 TL/litre oldu.

Akaryakıttaki sert yükselişte iki temel unsur öne çıkıyor. Bunlardan ilki, fiyat artışlarının pompaya yansımasını sınırlamak amacıyla uygulanan Eşel Mobil sisteminden kademeli olarak çıkılması. İkinci unsur ise uluslararası petrol piyasalarındaki yukarı yönlü hareket.

Motorindeki artış yalnızca tüketicinin akaryakıt maliyetini değil, taşımacılıktan tarıma kadar geniş bir alanda işletmelerin giderlerini de artırıyor. Haziran sonunda 64,6 TL olan motorin fiyatının kısa sürede 80 TL sınırına dayanması, maliyet baskısının önümüzdeki dönemde de ekonominin farklı alanlarında hissedilebileceğine işaret ediyor. Akaryakıt fiyatlarındaki hareketliliğin ne kadar süreceği ise küresel petrol fiyatları, kur ve vergi politikalarındaki gelişmelere bağlı olacak.

Bloomberg HT tarafından TÜİK verileri baz alınarak hazırlanan güncel grafik, akaryakıt fiyatlarındaki değişimlerin Tüketici Fiyat Endeksi’ne (TÜFE) doğrudan etkisini ortaya koydu. Veriler, yılın ilk yarısında dalgalı seyreden akaryakıt etkisinin temmuz ayında yeniden pozitife döndüğünü gösterirken, asıl etkinin ağustos enflasyonunda görülmesi bekleniyor.

Akaryakıt fiyatlarının enflasyona katkısı Ocak ve Şubat aylarında 0,1 puan seviyesinde gerçekleşti. Mart ve Nisan aylarında ise bu katkı 0,3 puana yükselerek yılın ilk yarısındaki en yüksek seviyeye ulaştı.

Mayıs ve Haziran aylarında ise akaryakıt fiyatlarındaki değişim enflasyonu aşağı yönlü etkiledi. Bu dönemde akaryakıtın TÜFE’ye katkısı eksi 0,1 puan oldu.

12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nde neler var?
12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nde neler var?
İçeriği Görüntüle

Temmuz ayında akaryakıt fiyatlarının TÜFE üzerindeki doğrudan etkisi yeniden 0,1 puan olarak kaydedildi. Ancak zamların ağırlıklı olarak ayın ikinci yarısında gerçekleşmesi, fiyat artışlarının Temmuz enflasyonuna yansımasını sınırladı.

Bu nedenle akaryakıt zamlarının enflasyon üzerindeki daha belirgin etkisinin ağustos ayında ortaya çıkması bekleniyor. Grafik, özellikle temmuzun ikinci yarısında gerçekleşen fiyat artışlarının ağustos enflasyonunda daha güçlü bir şekilde hissedilebileceğine işaret ediyor.