İngiliz Beslenme Vakfı'ndan beslenme bilimci Dr. Simon Steenson'a göre durum hiç öyle değil.

Steenson "Kanıtlar, dört yaşın üzerindeki fazla kilolu ve obez erkek çocukların her gün 140-500, aynı yaş grubundaki kız çocukların ise 160-290 fazla kalori tükettiğini gösteriyor" diyor.

Ayrıca bu konuda önemli bir uyarı da yapıyor: Obezite, çocuğun fiziksel ve zihinsel sağlığını etkileyerek yüksek tansiyon ve solunum güçlüğü gibi rahatsızlıkların riskini artırabilir, ayrıca zorbalığa maruz kalma ve düşük özgüvene de sebep olabilir.

Çocuklara beslenme eğitimi veren Flavour School'un kurucu ortağı olan Leeds Üniversitesi'nden Dr. Nicholas Wilkinson'a göre, genç yaşta kötü beslenme ileriki yaşlarda vücudu etkileyebilir.

Wilkinson, "Küçükken iyi beslenmezseniz, besleyiciliği daha düşük olan gıdalarla yaşamaya uygun bir metabolizma geliştirebilirsiniz. Büyüdüğünüz zorlu koşullarla başa çıkmanıza yardımcı olur, ancak uzun vadede vücudunuz için iyi değil" diyor.

Pediatrik diyetisyen Hannah Whittaker da, bu sorunun erken yaşlarda ele alınmasının önemini vurgulayarak, "Çocuk beş yaşına geldiğinde aşırı kiloluysa, geri dönmesi zordur çünkü çocuğun vücudu bu yağ hücrelerini depolar ve bunlar büyümeye devam eder." ifadelerini kullanıyor.

Hangi çocuklar en büyük risk altında?

Dr. Steenson, "İngiltere'nin en yoksul bölgelerindeki çocukların, en varlıklı bölgelerdeki çocuklara göre obez olma olasılığı iki kat daha fazla" diyerek gelir seviyesinin obezite riskinde önemli bir rolü olduğuna vurgu yapıyor ve ekliyor:

"En düşük gelir grubundakiler için sağlıklı beslenme, harcanabilir gelirlerinin neredeyse dörtte üçüne mal olur ve zararlı gıdalar genellikle daha ucuz.

"Daha yoksul bölgelerdeki ortam, fast food restoranlarına daha fazla maruz kalma ve aktif olma fırsatlarının daha az olması anlamına da gelebilir".

Araştıma: Günde iki ya da üç fincan kahve içmek, demans riskini yüzde 18 oranında azaltabilir
Araştıma: Günde iki ya da üç fincan kahve içmek, demans riskini yüzde 18 oranında azaltabilir
İçeriği Görüntüle

1. Küçük yaşta yiyeceklerle haşır neşir olmalarını sağlayın

The Flavour School, ilkokul çocuklarını meyve ve sebzeleri denemeye teşvik etmek için bunu daha büyük bir deneyimin parçası olarak görmelerini sağlıyor.

Dr. Wilkinson şöyle açıklıyor:

"Çocuklara 'Bunu çiğnediğinde ne ses çıkarıyor? 'diye sorabilirsiniz.

"Bu, yiyecekler konusunda inatçı ve 'bunu denemeyeceğim 'diye cevap verme eğilimindeki çocuklara yardımcı olacaktır."

2. Yeni yiyecekleri yemek masasından uzakta tanıtın

Çocuğunuzun burun kıvırmaması için mutfakta saatlerce yeni bir tarif üzerinde uğraşmak yerine ara sıra yeni bir sebze veya daha önce tatmadıkları bir meyvenin bir parçasını denemelerini sağlayın.

Dr. Wilkinson, "Çocuğun yemek sofrasında bir şeyi beğenmemesinin sonucu, 'iğrenç' diyerek tükürmesi. Ama yemek daha masaya gelmeden önce, ufak bir parçasını tattırabilirsiniz" diyor.

3. Porsiyon boyutlarını kontrol edin

Gıda etiketleri, yiyeceklerin besin değerleri hakkında bilgi veriyor ama okulların yakınındaki fast food restoranlarında bu bilgiler her zaman mevcut değil.

Küçük işletmeler besin değerlerini göstermek konusunda gönülsüz olabilir.

Whittaker bu noktada ebeveynlerin ve çocukların porsiyon büyüklüğünün neye benzediğini öğrenmelerini öneriyor.

"Doğru yaşa uygun porsiyon büyüklüğünü belirleyin.

"Aksi takdirde, televizyonun önünde oturup farkında olmadan iki veya üç porsiyon cips yiyebilirsiniz.

"Daha bilinçli beslenme alışkanlıkları edinmemiz gerekiyor. Böylece ne yediğinizin ve ne kadar yediğinizin bilincinde olursunuz."

4. Paket servis yemeklerini evde yapın

Siz veya çocuğunuz paket servis yemeklerini seviyorsanız, evde yapmayı deneyin.

"Kendinize şu soruyu sorun: 'Bunları nasıl değiştirebilirim? Yağ, doymuş yağ, tuz ve şeker miktarını azaltmak için ne yapabilirim?"

Yani, cuma akşamı dışarıdan yemek sipariş etmek yerine, aynı yemeği ev yapımı ve uyarlanmış malzemelerle hazırlayın.

5. Çocukları yemek yapımına dahil edin

Çocukları sizinle birlikte yemek yapmaya teşvik edin.

Dr. Wilkinson, "İçine ne koyduğunuzu görürlerse daha çok güvenirler. Kendi elleriyle yaparlarsa daha fazla ilgi gösterirler ve denemek isterler" diyor.

6. Okul yönetimiyle konuşun

Okul dönüşü çocuğunuzun çantasını açıp hazırladığınız sağlıklı öğle yemeğinin hala durduğunu, yanında ise boş cips paketleri, çikolata ve şeker ambalajları olduğunu gördüğünüzde, çocuğunuzun bu abur cuburları nereden bulduğunu sorgulayın.

Whittaker okulla iletişime geçmenizi öneriyor: "Öğretmene ya da okul yönetimine gidin. Bu yiyeceklerin nereden geldiğini sorun. Kaynağı sınıftaki başka bir çocuk olabilir mi?"

7. Evden tok çıkmasını sağlayın

Çocuğunuzun dışarı çıkmadan önce bir şeyler yediğinden emin olun.

Sabahları tost veya ev-okul yolunda meyve gibi basit bir öğün çocuğunuzun cazip yiyeceklere kapılmasını önleyebilir.

8. Herkesi sürece dahil edin

Beslenme ve yemek pişirme konusunda ebeveynlerin rol model olması önemlidir.

Çocuklarla etkileşimde bulunan diğer aile üyeleri de bu konuda yardımcı olabilir.

Herkesin bu konuda işbirliği yapması gerekiyor: "Ödül" olarak abur cubur veren babaanneler ve dedeler de dahil.

9. Kendinize biraz zaman ayırın

Elinizden gelen her şeyi yapsanız bile, bu süreç çok zor olabilir.

Önemli olan derin bir nefes almak, pes etmemek ve aynı durumda olan birçok insan olduğunu kabul etmek.

Dr. Wilkinson şöyle diyor:

"Kendinizi suçlamayın, çünkü bu inanılmaz derecede zor. Bununla başa çıkmakta herkes zorlanıyor, toplumun tamamı zorlanıyor."