Siyaset

CHP Genel Başkanı Özel, Adalet Bakanı Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği malvarlığını açıkladı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği malvarlığını açıkladı. Özel, Gürlek'in değeri 450 milyon lirayı aşan malvarlığına sahip olduğunu öne sürdü.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Özgür Özel, Adalet Başkanı Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği malvarlığını açıkladı. Özel, “Bunların tamamı Akın Gürlek bakan olmadan önce ID numarasıyla takip edilecek kayıtlardır” dedikten sonra gayrimenkul tapularını paylaştı.

CHP lideri Özgür Özel, Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'e süre vermiş ve mal varlığını açıklaması çağrısında bulunmuştu ve 11 Mart'a kadar süre vermişti. Gürlek, bu süre içinde konuya ilişkin olarak herhangi bir açıklama yapmadı.

CHP, Özel’in açıklamasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlara ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Turpun büyüğü heybede” ifadelerine göndermede bulunarak “Turpun küçüğü” diye duyurdu.

CHP İletişim birimi ise dün sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, “Turpun büyüğünü millet zaten biliyor… Biz küçük turpun büyük marifetlerini anlatacağız” ve “Küçük turpun büyük marifetlerini dinlemeye hazır mısınız? 13.30’da başlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Tapu bilgileriyle paylaştı

Özel, Adalet Bakanı Gürlek'in toplam İstanbul, Ankara, İzmir ve Çanakkale 11 daire ve 1 arsası olduğunu ve bunların değerinin 325 milyon lirayı bulduğunu, son dönemde satılan 4 mülkle birlikte toplam değerin 452 milyon liraya ulaştığını öne sürdü. Özgür Özel, satılan konut değerinin 126 milyon 500 TL olduğunu söyledi, “452 milyon TL’nin gayrimenkul ya da paraya çevrilmiş gayrimenkul var. Hesapta bir kuruş kenarda para yoksa toplam gayrimenkuller ve satılan gayrimenkullerin değeri 452 milyon TL. 19 yıl boyunca bütün maaşlarını İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak alınan Türkiye’deki en yüksek maaştan alsa biriktirse bir ekmek almasa bir ekmek almasa, 1 kWh saat elektrik parası ödemese bir şişe suyu alıp içmese toplam maaşları 45 milyon TL, toplam gelir 452 milyon TL. 19 aylık yıllık maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış” dedi.

"Aileden kalan bir miras yok"

Özel, iddialarını şöyle sürdürdü:

Aileden emekli babadan kalan bir miras yok. Bir memur maaşıyla yalnızca taşınmaz olarak bu servet nasıl yapıldı? Satışlardan elde edilen gelirler nerede? Elde edilen ödemeler nereden çekildi? Kime verildi? Mesa'daki ev gibi senet karşılığı alınan konutlar var. Bu senetler nerede düzenlendi? Evler kimin aracılığıyla bulundu? Senet verildi. O senedin parası nereden ödendi? Kanuna göre bakan bir ay içinde mal bildiriminde bulunacaktı. Şu anda mal bildirimi devlete geçen hafta perşembe verilmesi gereken mal bildiriminde bunların hangileri var? Şimdi ben bu sorduğumuz sorulara cevap olacak şeyleri söyleyeyim. Birincisi burada Akın Bey'in eşinin üzerindeki herhangi bir tapu kaydından bahsetmedik. Aileyle eşle uğraşma meselesini konusunu bu konudaki hassasiyetimizi biliyorsunuz."

Hakimlik dönemi kararlarından bazılarını hatırlattı

Özel, basın toplantısında Gürlek'in hakimken verdiği bazı kararlara da dikkati çekti.

"Belli bir yere gelirken eğri oturup doğru konuşacağız. AK Partili birçok hukukçu izliyor bu toplantıyı. Bir yerde cumhuriyet başsavcısı olmak şartları var. Bakın, Türkiye'de aranıp bulunamayan hakimin ve başsavcının performansına bakın! Selahattin Demirtaş'a hapis cezası veren ki uğradığı haksızlığı Sayın Devlet Bahçeli de ifade ediyor. Ceza veren o idi. Verdiği ceza önce AYM ve sonra AİHM tarafından bozuldu. Sırrı Süreyya Önder'e ceza verdi, AYM'den bozuldu ve serbest kaldı. Sırrı Süreyya anlattı bana. Bu Akın'ı benden iyi tanımazsın dedi. Sırrı Süreyya Önder'in yattığı hapse haksızdı diyen kalmadığı gibi benzer bir göreve yine davet edildi. Onu hapiste yatan kararı Akın Gürlek verdi ve AYM bozdu. Selçuk Kozağaçlı'nın, Sözcü gazetecilerine ceza veren Akın Gürlek'ti. Nerede bir AYM kararına direniliyorsa arkasında Akın Gürlek var."

Bilirkişi konusu

"Yolları Akın Gürlek İstanbul'a gelince kesişti Tekirdağlı bilirkişi. Bilirkişileri mahkemeler sivil toplumlardan talep ederler. Meslek örgütlerinden talep ederler. Kamu kurumlarından talep ederler. İsimler verilir. Sırayla ya da kurayla belirlenir. S. B. İstanbul'a yerleşti. 8.000 bilir kişi arasında yerini aldı. Akın Gürlek ne zaman bilir kişi istese kuradan S. B. çıktı. 8.000'de bir ihtimal 15 kez üst üste hayata geçti mesela. 15 kez bir bilirkişi kurası çekildi ve S. B. çıktı.

İşte o başka bilirkişilerin herhangi bir suç yok diye rapor verdiği itiraz edilen bilirkişinin herhangi bir kamu zararı yoktur suç yoktur dediği yerde örneğin Ahmet Özer'e doğrudan bir ilişkisi olmamakla birlikte belediye başkanı olduğu için sorumluluğu değerlendirilmektedir deyip kendisi hakkında ikinci bir tutuklama talep edilen bir dosyaya altlık yapabilmiş kişidir. Üç kere başka bilir kişiler yok dediği başka dosyalara Akın Bey'in kurasıyla geldiğinde ona uygun ifadeler verebilmiş belgeler düzenleyebilmiş kişidir."

"Bir hâkim ya da savcı siyasete girerse geri dönemez"

Bu bozma kararlarına rağmen Akın Gürlek'in görevde yükselmeye devam ettiğini belirten Özel, Adalet Bakan Yardımcılığı görevini “geçici bir ödüllendirme ve sonrasına hazırlık” olarak nitelendirdi.

Yasalara aykırı şekilde görevlendirme yapıldığını öne süren Özel, “Kanun açık: Bir hâkim ya da savcı siyasete girerse geri dönemez. Ama bir imzayla alıp bir imzayla geri koyuyorlar” ifadelerini kullandı. Özel, bu süreç sonunda ilgili ismin 2 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığını söyledi.

Bu atamanın siyasi amaç taşıdığını iddia eden Özel, “Tek beklenti Ekrem İmamoğlu’nun ve CHP’nin iktidar yürüyüşünü durduracak operasyonlar yapılmasıydı. Adalet, hukuk, milletin huzuru kimsenin umurunda değildi” dedi.

Operasyonlara ilişkin de örnekler veren Özel, sabah saatlerinde yapılan baskınları eleştirerek, “Kapılar koçbaşıyla kırılıyor, kapıyı açan kadın itiliyor, insanlar yatak odasından alınıyor” diye konuştu.

Belediye başkanlarının gözaltına alınma biçimini de eleştiren Özel, “İnsanları davetle değil, kollarında polis ve jandarmayla, yukarıdan drone çekimleriyle, adeta suç örgütü mensubu gibi teşhir ediyorlar” ifadelerini kullandı.

Farklı illerde yürütülen soruşturmalarla ilgili de yetki tartışması olduğunu savunan Özel, bazı uygulamaları “küstahlık” olarak nitelendirdi.

"Bir gün önce 23.59'da ben tarafsızım diyen kişi 00.0'da Resmi Gazete'de yayınlanan atama kararıyla AK Parti'nin bakanı oldu"

İBB soruşturmalarında ve İmamoğlu'na yönelik davalarda görev alan hakim ve savcıların durumuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, şunları kaydetti:

"Talimata uyanlar gönderildiler. Talimata uymayanlar ise ödüllendirildiler. Bu kadar hukuksuzluğu yapan kişi Adalet Bakanı oldu. Bir gün önce 23.59'da ben tarafsızım diyen kişi 00.0'da Resmi Gazete'de yayınlanan atama kararıyla AK Parti'nin bakanı oldu. Ertesi gün AK Parti İl Başkanları toplantısında "Partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğim." dedi arkadaşlar. Aklımızı oynatmış olmamız lazım bunların konuşulduğu bir ülkede siyaset yaparken, gazetecilik yaparken her şey normalmiş gibi davranmak için."