Editörden

Çatışmalarda son 18 ayda 100 bin sivil öldürüldü; Cezasızlıkla mücadele öncelik olmalı

War Watch raporunda, “Uluslararası hukukun ciddi ihlallerine yönelik yaygın cezasızlıkla mücadele, bir politika önceliği olarak ele alınmalıdır,” denildi.

Son 18 ayda yaşanan 23 silahlı çatışmayı inceleyen kapsamlı ve yetkin bir araştırma, savaşın etkilerini sınırlamayı amaçlayan uluslararası hukukun kırılma noktasına geldiği sonucuna vardı. Çalışmaya göre bu süreçte 100 binden fazla sivil hayatını kaybederken, işkence ve tecavüz gibi ağır suçlar neredeyse cezasız kaldı.

Cenevre Uluslararası İnsancıl Hukuk ve İnsan Hakları Akademisi tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, Gazze’de 18 bin 592 çocuğun öldürüldüğünü, Ukrayna’da sivil kayıpların arttığını ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde cinsel şiddetin 'salgın' boyutuna ulaştığını ortaya koydu.

'War Watch' başlıklı araştırma, ihlallerin ölçeği ve bunları önlemeye yönelik tutarlı uluslararası çabaların yokluğu nedeniyle, uluslararası insancıl hukukun 'kritik bir kırılma noktasında' olduğu sonucuna ulaştı.

Raporun başyazarı Stuart Casey-Maslen, “Geçmişte işlenen vahşet suçları tolere edildiği için yenileri tekrarlanıyor. Attığımız ya da atmadığımız adımlar, uluslararası insancıl hukukun tamamen ortadan kalkıp kalkmayacağını belirleyecek,” dedi.

İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan sistem çökmekte

Silahlı çatışmalara ilişkin hukuk kuralları, özellikle 1949 Cenevre Sözleşmeleri ile İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra büyük ölçüde geliştirildi. Temel amaç, iç savaşlar ve devletler arası çatışmalar sırasında sivilleri korumaktı.

War Watch raporu, Temmuz 2024 ile 2025 sonu arasında dünya genelinde yaşanan 23 silahlı çatışmayı inceledi. Çalışma, ABD Başkanı Donald Trump’ın görevde olduğu yıl sekiz savaşı sona erdirdiği yönündeki iddialarına da karşıt bir tablo ortaya koyuyor.

Araştırmada, “2024 ve 2025 yıllarında silahlı çatışmalar sırasında kaç sivilin öldürüldüğünü tam olarak bilmiyoruz; ancak her iki yılda da bu sayının 100 binin çok üzerinde olduğunu biliyoruz,” denildi.

Rapora göre, uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlalleri 'son derece geniş bir ölçekte ve yaygın cezasızlık ortamında' gerçekleşti. Buna karşın, savaş suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasına yönelik girişimlerin oldukça sınırlı kaldığı vurgulandı.

Gazze en ölümcül çatışmalardan biri

En fazla sivil kaybın yaşandığı çatışma Gazze oldu. İsrail, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın saldırısıyla başlayan iki yıllık savaş boyunca Filistin topraklarını yoğun hava saldırıları ve kara operasyonlarıyla hedef aldı.

Araştırmaya göre Gazze’nin toplam nüfusu yaklaşık 254 bin kişi azaldı; bu, savaş öncesi tahminlere kıyasla yüzde 10,6’lık bir düşüş anlamına geliyor. Ekim 2025’te ateşkes sağlanmasına rağmen, sonrasında yaşanan çatışmalarda yüzlerce Filistinli daha hayatını kaybetti. 2025 sonu itibarıyla öldürülenlerin 18 bin 592’sinin çocuk, yaklaşık 12 bin 400’ünün ise kadın olduğu kaydedildi. Toplam ölü sayısının 70 bine yaklaştığı düşünülüyor.

Ukrayna’da sivil ölümler yüzde 70 arttı

War Watch raporuna göre, Ukrayna’da 2025 yılında öldürülen sivil sayısı, önceki iki yılın toplamından daha fazla oldu. Kayıtlara geçen sivil can kaybı 2 bin 514 olarak belirtilirken, bu rakamın 2023’e kıyasla yüzde 70 artış anlamına geldiği vurgulandı.

Raporda, Rusya’nın insansız hava aracı saldırılarında sivilleri kasıtlı olarak hedef aldığı, milyonlarca evin elektrik ve temel altyapı hizmetlerinden mahrum kaldığı ifade edildi.

Cinsel şiddet 'salgın' boyutunda

Araştırma, neredeyse tüm çatışmalarda cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin belgelendiğini ortaya koydu. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki silahlı çatışmalarda, 'neredeyse tüm taraflarca' cinsel şiddetin sistematik biçimde uygulandığı ve bunun bir 'salgın' halini aldığı belirtildi. Mağdurların büyük çoğunluğunu kadınlar ve kız çocukları oluştururken, yaş aralığının bir yaşından 75’e kadar uzandığı kaydedildi.

Sudan’da ise Ekim 2025’te El Faşir’in isyancıların eline geçmesinin ardından ağır cinsel şiddet vakaları raporlandı. Rapora göre hayatta kalanlar, Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) mensupları tarafından saatlerce ya da günlerce süren toplu tecavüzlere maruz bırakıldıklarını, bazı vakaların aile üyelerinin gözü önünde gerçekleştiğini anlattı.

'Cezasızlıkla mücadele öncelik olmalı'

Raporun yazarları, Cenevre Sözleşmeleri uyarınca tüm devletlerin uluslararası insancıl hukuka 'her koşulda saygı göstermek ve bunu sağlamakla' yükümlü olduğunu hatırlatırken, pratikte antlaşma hükümleri ile sahadaki gerçeklik arasında giderek büyüyen bir uçurum oluştuğunu vurguladı.

War Watch raporunda, “Uluslararası hukukun ciddi ihlallerine yönelik yaygın cezasızlıkla mücadele, bir politika önceliği olarak ele alınmalıdır,” denildi.

Araştırmacılar, savaş suçlarının azaltılmasına yönelik bir dizi önlem önerdi. Bunlar arasında, silah veya mühimmatın uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerinde kullanılma riskinin açık olduğu durumlarda, tüm ülkeler için silah satışlarının yasaklanması da yer alıyor.

Bir diğer öneri ise, yerleşim alanlarında güdümsüz yerçekimi bombaları ve isabetsiz uzun menzilli topçu sistemlerinin kullanımının yasaklanması, ayrıca sivillere karşı insansız hava araçları ve yapay zekâ destekli hedefleme sistemlerinin sınırlandırılması.

Raporda ayrıca, savaş suçlarının sistematik biçimde yargılanmasının sağlanması çağrısı yapılarak, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ile ulusal savaş suçları mahkemelerine yeterli siyasi ve mali destek verilmesi istendi. ABD, Rusya, Çin, İsrail ve Hindistan gibi birçok büyük güç ise UCM’ye taraf ülkeler arasında yer almıyor.