Birleşmiş Milletler temsilcileri, Gazze Şeridi'ndeki insani durumun her geçen dakika daha da kötüye gittiğini bildirdi. Bölge genelinde devam eden yoğun bombardımanlar nedeniyle sivil halkın kaçacak bir yeri kalmadı. Yetkililer, daha önce tahliye koridoru olarak belirlenen yolların bile artık güvenlik riskleri taşıdığını vurguladı. Sivillerin temel yaşam haklarının korunması konusunda uluslararası topluma acil çağrıda bulunuldu. Bölgedeki sığınakların kapasitesinin çok üzerine çıktığı ve bu alanların dahi hedef alındığı aktarıldı.
Sivil alanlar ve altyapı korumasız durumda
Gazze'deki hastaneler, okullar ve BM tesisleri sivil halkın son çaresi haline gelmiş durumdadır. Ancak yapılan son saha değerlendirmeleri, bu yapıların bile saldırılardan muaf tutulmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Uluslararası insancıl hukuk kurallarının sahada uygulanmadığına dair ciddi endişeler dile getirilmektedir. Siviller, sürekli yer değiştirmek zorunda kalmalarına rağmen gittikleri hiçbir yerde can güvenliklerini sağlayamamaktadır. Aileler, çocuklar ve yaşlılar sürekli bir hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Güvenli bölge ilan edilen alanların daralması, nüfus yoğunluğunu tehlikeli seviyelere çıkarmaktadır.
İnsani yardım operasyonları büyük risk altında
Güvenlik garantisinin bulunmaması, sadece sivilleri değil yardım çalışanlarını da doğrudan etkilemektedir. Bölgeye gönderilen gıda, ilaç ve temiz su sevkiyatları güvenlik açıkları nedeniyle düzenli yapılamamaktadır. BM ekipleri, çatışmaların ortasında kalan sivillere ulaşmanın neredeyse imkansız hale geldiğini raporlamaktadır. Lojistik hatların kesilmesi, açlık ve salgın hastalık riskini her geçen gün daha da tetiklemektedir. Yardım konvoylarının rotaları üzerinde güvenliğin sağlanamaması, operasyonların durma noktasına gelmesine neden olmaktadır. Sahadaki insani yardım personeli, korumasız bir şekilde görev yapmaya çalışmaktadır. Son olarak temiz su taşıyan iki tankerinin saldırı sonucu yaşamını yitirmesiyle yeni bir kriz yaşandı.