Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, partisinin grup toplantısında iç ve dış gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Devlet Bahçeli, “Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım bekleyen insanlık, umut arayışındadır. Tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi, devletimizin küresel bir güç haline gelmesi için yeni bir fırsat doğmuştur” ifadelerini kullandı. Ayrıca Bahçeli , “Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda, ilgili komisyonun hazırladığı rapora dayanarak demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım hayata geçirilecektir. Süreci aksatmanın, aceleye getirmenin veya tartışmaları kızıştırmanın bir anlamı yoktur. Yola çıktık ve inşallah hedefimize ulaşacağız” dedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şöyle;
"Konuşmamın başında hepinizi kemali hürmetle selamlıyorum. Bizleri takip eden aziz vatandaşlarımızı en iyi dileklerimle selamlıyorum. Bölgemiz savaşla kuşatıldı. Siyonist şebeke Ramazan demedi, bayram demedi. Birlikten güç doğacağını herkese göstereceğiz. MHP olarak katran dökmüş gecelerde ayazları yendik. Ne olursa olsun Türk milletine hizmetten dönmedik."
"Huzur ortamının önemini bir kez daha gördük"
"Türk-İslam dünyası bağlamında kalb-i selimini hatta akl-ı selimini neresinde bulunduğumuzu soruşturmak durumundayız. Savaşların ortasında hüzün sarmaşıklarının yüreklerimize yuvalanması içimizi acıtsa da bayram günlerini yalnızca el ele değil gönül gönüle geçirdik. Ramazan bayramı ile bahar bayramı bu yıl birbirini tamamladı. Etrafımızda kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ederken milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamanın en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını göstereceğiz."
"Devletimizin küresel güç olması için yeni imkan doğdu"
"Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha kuvvetli bir devlet gayretimizdir. Başkalarının senaryoları ile oyalanacak vaktimiz yok. Devletimizin küresel güç olması için yeni imkan doğdu. Terörsüz Türkiye tarihi fırsat kapısıdır. Bölge ülkelerinin barışa kavuşması dayanışma ile sağlanacaktır. Artık Türk İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin. Masumların katledilmesine tahammül edemiyoruz. Semalarda füze izi değil hilalin şan ve şerefi hakim olsun.
Dünyadaki gelişmeleri doğru okuyan görüş derinliği ile adalet duygusu ile, akıl, sabır ile oluşacak terkip ile çıkacağımız yol bizi süper güç Türkiye'ye taşıyacak."
"Bu zulmün son bulmasını diliyoruz"
"Artık Türk İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyoruz. Bu zulmün son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliği ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. Böylesi bir uyanış ve siliniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye'mizi de bir kutup başı yapacaktır. Tekraren vurguluyorum ki Selçuklu Devleti'nin bayrağında iki yöne bakan çift başlı kartaldan Osmanlı'ya ve Cumhuriyet'e miras kalan stratejik vizyon hepimize rehber olmalıdır. Bu bir pençesi batıyı, diğer pençesi doğuyu kavrayan ve üç kıtada muazzam bir coğrafyayı koruyucu kanatları altına alan ahlak ve asalet simgesidir. Bu mirastan doğan al bayrağın jeopolitiğinin önü de ardına kadar açıktır."
"Bölgemiz barış ve huzur sancağının altında toplanacaktır"
"Sonsuza kadar var olacak Türkiye işte bu vizyondan doğacaktır. Bütün bunlar dünyaya yalnızca başkent Ankara'dan bakarak gerçekleşecektir. Dünyanın Türkçe okunacağı böylesi bir hakimiyet ise asla saldırgan, sömürücü, baskıcı olmayacaktır. Bu gerçeği yalın olarak görmek isteyenlerin bin yıllık tarihimize bakmaları yeterlidir. Dünyadaki gelişmeleri doğru okuyabilen bir görüş derinliği ile insanlığın yaşadığı ahlak ve değer buhranını analiz eden manevi yorgunlukla, mazlum toplumlara ait emek, değer ve kaynakların nasıl sömürüldüğünü gören sorgulayıcı bakışla, beşeriyeti rakip gibi değil, Allah'ın emaneti bir kutlu paylaşma vasıtası olarak yorumlayan adalet duygusuyla, bunları akıl, sabır, iman, irade, vizyon, bilgi, dikkat ve sevgi ile oluşacak bir terkiple çıkacağımız yol bizi mutlaka süper güç Türkiye'ye taşıyacaktır. Bölgemiz barış ve huzur sancağının altında toplanacaktır.
"Katar şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum"
"Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan, Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, bunun sonucunda bir askerimizin ve iki ASELSAN çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmetler diliyorum. Acılı ailelerine, mesai arkadaşlarına, milletimize, dost ve kardeş ülke Katar'a başsağlığı dileklerimi iletiyorum."
"BM'nin en aciz ve perişan dönemi"
"İzan aklın terbiyesidir, idrak bir işin gerçeğini bütün boyutuyla kavrama hasretidir. Şayet izan yoksa idrak olamaz. İdrak yoksa mizacın iyi olması tek başına anlam ifade edemez. Aynı anda küresel ve bölgesel gelişmelerin akışkanlığına bakarsanız görürsünüz ki akıl, izan ve idrak kaybolmuştur. Uluslararası insancıl hukuk paçavraya dönmüştür. Çünkü ne dikkate alan ne saygı duyan ne de itibar eden kalmıştır. 24 Ekim 1945 yılında kurulan BM tarihinin en aciz ve perişan dönemine hapsoldu. ABD ile İsrail'in eşgüdüm halinde İran'a karşı haksız ve gereksiz saldırıları toz duman içerisindedir. "
Trump'ın İran'ı yok edeceğiz tehdidi, İran Dışişleri Bakanı'nın Amerikalılara müzakereler sonsuza dek sona ermiştir açıklaması, İsrail Başbakanı'nın hiddet dozajının artacağını söyleyerek savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist emperyalist haydutluğunun dünya için stratejik öneme haiz İran'ı vurması bunun ardından İran'ın Katar ve Suudi Arabistan'daki rafinelerin yanında İsrail'in nükleer sahasına misillemede bulunması tansiyonu zirve çıkarttı."
"Terörsüz Türkiye hedefi ve bölgesel barış çağrısı"
"İran'ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset alanlarındaki isimlerin hedef alınması uzun seneler boyunca sürecek itilaf ve cepheleşmeyi derinleştirmektedir. Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı içten çözmeden hiçbir gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden Terörsüz Türkiye hedefimizin hem Allah'ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sac ayağındaki muazzez iradesinin hikmetli aklı olduğu teyit edilmiştir. "Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge "çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi dona kalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze davet ediyoruz."
"Türk ile Kürt bozulamayacak kardeşliğin nişanesidir"
Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt'ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yek vücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır, birinin tilleti ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan söküp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulamayacak kardeşliğin nişanesidir.
"Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur"
Terörsüz Türkiye hedefimiz kapsamında ihtiyaç duyulan ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları arttıracak, sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. 10 yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış, terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak faydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır. Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız."
"Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanması esas alınmaktadır"
Terörsüz Türkiye doğaçlama nitelikli bir tiyatro da değildir. Özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hakimdir. Terörsüz Türkiye nefs-î bir macera değildir. Zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır. Tek tabidir ki gayret bizden, tevfik Allah’tandır diyoruz. Kur’ân-ı Kerim’in ayetlerinde açık açık anlatılan ve aslında herkesin bildiği veya bilmesi gerektiği hakikat şunlardır. Her kim ilmiyle övünüyorsa iblise bakmalıdır. Her kim mevkiyle övünüyorsa Firavun’dan ibret almalıdır. Her kim servetiyle övünüyorsa Karun’dan ders çıkarmalıdır. Her kim rütbesiyle övünüyorsa Firavun’un veziri Haman’a kafa yormalıdır. Allah katında üstünlük şüphesiz takvadadır. Dahası galip olan yalnızca ve yalnızca Allah’tır. Merhum halk ozanımız Âşık Veysel’in şu sözü ne kadar da mühim ve müstesna mahiyetlidir, kötü niyetle iyi murada varılamaz. Niyetimiz halis, mücadelemiz hasbi, çabamız haysiyetli ve huzur dolu bir geleceğin mimarisidir. Siyasi ikbal için, siyasi ihbar için Türkiye’nin istiklaline gölge düşürmeye heves etmiş zevatın çürümüş ve yozlaşmış siyasi ezberlerini çiğneye çiğneye sırat-ı müstakim üzere duruşumuzu bir hakkın koruyacağız.
"Türk dış politikasının uygulayıcıları görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı"
"PKK’nın kurucu önderliğiyle aramızda kırmızı bir hat olduğunu iddia eden müfterilerin bizatihi büyük Türk milleti tarafından kırmızı kalemle üzerlerinin çizileceğine de mutlaka şahitlik edeceğiz. Zaman en büyük ilaçtır. Sabır en güçlü silahtır. Çok şükür ilacımız da silahımız da tamdır. Türkiye, ABD ve İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle dile getirmekte ve ifa etmektedir. Memnuniyetle söylemeliyim ki Türk dış politikasının uygulayıcıları görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde kusurdan uzak ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımız diplomatik temasları aralıksız sürdürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır. Fakat savaşan taraflar arasında kategorik ve kutuplaşmış bir ayrılık ve çok keskin aykırılık söz konusudur. Tehditvari konuşmaların bariyer kapakları tamamen kaldırılmıştır."
"Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir"
"Hürmüz Boğazı’nın açılması hususunda ABD Başkanı’nın 48 saat mühlet tanıması, aksi halde çok sert karşılık verileceğini duyurması, buna cevaben İran’ın eğer enerji altyapısının güvenliği ihlal edilirse bölgedeki Körfez ülkeleri de dahil Amerika Birleşik Devletleri’ne ait tüm enerji, bilgi teknolojisi ve tuz arıtma tesislerinin hedef alınacağını ilan etmesi tehlikenin geldiği seviyeyi göstermesi bakımından kayda değerdir. Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ve çatışma ikliminin oluşması yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacak, dalga dalga yayılacak ve yaygınlaşacaktır. Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil, İspanya Başbakanı’nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanın diyen herkesin ortak yaşama alanıdır. Bu alanın balistik füzelerle enkaza çevrilmesi, stratejik, siyasi, enerji, ekonomik ve sulh savaşlarıyla tahrip edilmesi uzun seneler altından kalkılamayacak bir felaketin eş zamanlı ayak sesleridir. Savaş durmalıdır, silahlar susmalıdır, diplomasi ve diyalog öne çıkmalıdır. Masum insanların ölümü cinayettir."
"İsrail saldırgan bir ölüm aygıtına dönüşmüştür"
"Kim veya kimler bu cinayete ortaksa insanlık karşısında suçludur. İsrail gözü kararmış, kan içen, can alan, önüne gelen saldırgan bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Şimdi herkes duysun, asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in Amerika Birleşik Devletleri’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir."





