Editörden

ABD basınında da aynı taktikler; The Washington Post, çalışanların üçte birini işten çıkardı

ABD de basında sansür ve iktidara yakın sermaye eliyle küçülerek haber alma hürriyetinin kısıtlanmasını deneyimlemeye başladı. Geçtiğimiz hafta iki gazetecinin yatıkları haberin ardından gözaltına alınması dikkati çekmişti. Şimdi de Trump yönetimiyle arasını iyi tutmaya çalışan milyarder Jeff Bezos'un sahibi olduğu Washington Post (WP), spor departmanı ve çok sayıda dış bürosunu kapatma kararı aldı. İşten çıkarılanlar arasında Türkiye muhabirlerinin de bulunduğu bildirildi.

Trump yönetiminin göreve gelmesinin ardından Beyaz Saray ve Pentagon'da uygulanmaya başlanan yeni kurallar ABD basınında ilklerin yaşanmasına neden olmuştu. Amerikanın Sesi'nden çok sayıda gazeteci çıkarılarak etkisiz hale getirilmişti. Geçtiğimiz hafta da iki gazeteci gözaltına alınmıştı. Aslında bir çok ülkede uzun süredir yaşanan ve ABD kurumları tarafından eleştirilen basın zerindeki sansür uygulamalarıyla şimdi bu ülke de tanışıyor. Son olarak gerekçe farklı belirtilse de iktidarlarla iyi ilişkiler sürdürmek isteyen sermayenin ele geçirdiği medyanın 'küçülme' veya farklı adlarla etkisizleştirilmesinin bir örneği daha yaşanıyor.

The Washington Post (WP), spor ve kitap inceleme bölümleri ile bazı dış bürolarını tamamen kapatarak gazeteciliğin efsanevi markalarından birine ağır darbe vuran kapsamlı bir tasfiye kararı aldı.

İşten çıkarılanların sayısı henüz kesin olarak bilinmese de "yüzlerce" gazetecinin işini kaybettiği, toplam çalışan sayısının üçte bir oranında azaltıldığı değerlendiriliyor.

Kararı çalışanlarla düzenlenen çevrimiçi bir toplantıda aktaran Washington Post İcra Direktörü Matt Murray, bu adımdan bütün departmanların etkileneceğini kaydetti. Siyaset ve hükümet masasının en büyük birim olmaya devam edeceğini belirten Murray, "Spor servisinin mevcut yapısıyla faaliyetlerine son vereceğiz" açıklamasında bulundu.

Alınan kararın "acı verici" olduğunu ancak değişen teknoloji ve kullanıcı alışkanlıkları karşısında gazeteyi daha sağlam bir zemine oturtmak için gerekli olduğunu savunan Murray çalışanlara gönderilen mesajda, "Herkes için her şey olamayız" ifadelerini kullandı.

Murray, Washington Post'un bir basılı yayın olduğunu, şirketin yapısının "farklı bir dönemin koşullarına dayandığını" söyledi. Murray, video gibi alanlarda kurumun okur ve izleyici alışkanlıklarının gerisinde kaldığını ifade etti.

Murray'ın şirket genelinde düzenlediği online toplantı sonrası çalışanlar işlerine son verilip verilmediğine dair e-postalar aldı.

"Türkiye muhabirleri de işten çıkarıldı"

Gazetenin Kahire Büro Şefi Claire Parker, X'te yaptığı paylaşımda kendisinin yanı sıra gazetenin tüm Ortadoğu muhabirleri ve editörlerinin işten çıkarıldığını duyurdu. Parker, "Bu mantığı anlamak zor" diye yazdı.

İşine son verilenler arasında Türkiye muhabirlerinin de olduğu kaydedildi. Carnegie Endowment for International Peace adlı uluslararası düşünce kuruluşundan Asya uzmanı Evan A. Feigenbaum, "Washington Post; Asya editörünü, Yeni Delhi büro şefini, Sidney büro şefini, Kahire büro şefini, tüm Ortadoğu muhabir ekibini, Çin muhabirlerini, İran muhabirlerini, Türkiye muhabirlerini ve daha birçok kişiyi işten çıkardı" diye yazdı.

Geçen hafta Ukrayna'da elektriksiz, ısıtmasız ve susuz bir savaş bölgesinde nasıl haber yapıldığını anlattığı bir yazı kaleme alan Ukrayna muhabiri Lizzie Johnson, kendisinin de işten çıkarıldığını duyurdu.

Seçim öncesi