İklim araştırmaları kuruluşu Ember’in bu yıl beşincisini yayımladığı "Türkiye Elektrik Görünümü" raporuna göre, rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payı %22’ye yükselirken, üçte ikisi ithal kömürle sağlanan kömürden elektrik üretimi %34’lük payla halen en büyük elektrik üretim kaynağı olarak dikkati çekiyor. Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, "Hidroelektrik ve jeotermal gibi diğer yenilenebilir kaynaklar da dahil edildiğinde, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı hala Avrupa ülkelerinin gerisinde bulunuyor. Öte yandan Türkiye rüzgar ve güneş enerjisinde, Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkaslar bölgesindeki diğer ülkeler arasında açık ara lider konumunda." dedi.
ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik saldırılarıyla ortaya çıkan kriz, bir kez daha fosil yakıtlara olan bağımlılığın tehlikelerini gözler önüne serdi. Enerji uzmanları, kirliliği, faturaları ve dışa bağımlılığı azaltmak için elektrik şebekelerine ve batarya depolama sistemlerine daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulunuyor.
Ember'e göre, 2022'den bu yana Türkiye'de 33 GW'ın üzerinde batarya kapasitesi onaylanırken, Almanya ve İtalya gibi daha önce bu alanda öncü olan Avrupa ülkelerinde planlanan ve faaliyette olan toplam kapasite 12-13 GW civarında kaldı.

Türkiye'nin çok sayıda projesi, yenilenebilir enerji kaynaklarına eşit miktarda depolama kapasitesiyle birlikte kullanılması durumunda şebekeye öncelikli erişim sağlayan 2022 tarihli bir düzenlemenin sonucu olarak ortaya çıktı. Ember raporuna göre, sunulan 221 GW'lık batarya depolama başvurusundan Türkiye, mevcut rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesinin %83'üne denk gelen 33 GW'lık projeyi onayladı. AB'de daha yüksek bir orana sahip tek ülke ise Romanya.
Türkiye, bugün 40 GW olan kurulu rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini 2035 yılına kadar 120 GW'a çıkarmayı hedefliyor. Rapora göre, geçen yıl eklenen 6,5 GW, hedefe ulaşmak için gereken 8 GW'ın altında kaldı.
Türkiye, elektriğinin yaklaşık beşte birini rüzgar ve güneş enerjisinden üretiyor; bu oran Orta Doğu veya Orta Asya'daki herhangi bir ülkenin oldukça üzerinde, ancak Avrupa ortalamasının altında. Öte yandan, geniş çaplı sübvansiyonlardan yararlanan ve geçen yıl elektriğinin %34'ünü üreten kömüre olan destek de sürüyor.
Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri ve raporun yazarı Ufuk Alparslan, İngiliz yayın kuruluşu The Guardian'a, verdiği demeçte, Türkiye'deki politika tercihlerinin, Avrupa'daki emsallerini geride bırakan "büyük bir batarya depolama yatırım sinyali" yarattığını belirterek, "Eğer hayata geçirilirse, Türkiye'nin batarya yatırım projeleri, yeni ve temiz bir bölgesel enerji merkezinin omurgasını oluşturacak." dedi.
Alparslan, raporun özetinde de şunları kaydetti:
"Türkiye’de elektrik üretiminde, son üç yılda güneş enerjisindeki ivmelenme ve 2025 yılındaki rekor rüzgar kurulumu önemli bir dönüşüme işaret etmektedir. Rüzgar ve güneşin toplam elektrik üretimindeki payı %22 seviyesine ulaşmış, hidroelektrik üretiminde kuraklık kaynaklı yaşanan düşüşün doğalgaz ithalatı üzerindeki baskısını sınırlamıştır. Öte yandan halen en büyük elektrik üretim kaynağı olan kömürün payı %34 seviyesindedir ve bu üretimin üçte ikisi ithal kömüre dayanmaktadır. Türkiye, yenilenebilir enerji payında birçok Avrupa ülkesinin halen gerisinde seyretse de genişleyen batarya proje stoğunda öne çıkmaktadır.
Türkiye’de son yıllarda rüzgar ve güneşte önemli bir yükseliş sağlandı. Ancak, hidroelektrik ve jeotermal gibi diğer yenilenebilir kaynaklar da dahil edildiğinde, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı hala Avrupa ülkelerinin gerisinde bulunuyor. Öte yandan Türkiye rüzgar ve güneş enerjisinde, Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkaslar bölgesindeki diğer ülkeler arasında açık ara lider konumunda. Son dört yılda ikinci kez yaşanan küresel fosil yakıt krizi, temiz enerjiye geçişin önemini daha da artırdı. Bu çerçevede COP31 zirvesine ev sahipliği yapacak Türkiye, bölgesel enerji dönüşümünde öncü bir rol üstlenebilir."
Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız




