Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi 2025’in tamamında yüzde 3,6 büyürken, yılın son çeyreğinde büyüme yüzde 3,4 olarak gerçekleşti. Ekonomistler dördüncü çeyrek için yıllık bazda yüzde 3,6 büyüme bekliyordu.

2024 yılında ekonomi yüzde 3,2 büyümüştü. 2023’te ise büyüme oranı yüzde 5’in üzerinde gerçekleşmişti.

Motorin ve benzinden sonra LPG'ye de zam bekleniyor
Motorin ve benzinden sonra LPG'ye de zam bekleniyor
İçeriği Görüntüle

Zincirlenmiş hacim endeksine göre 2025 yılı GSYH’si bir önceki yıla kıyasla yüzde 3,6 artarken, cari fiyatlarla GSYH yüzde 41,3 yükselerek 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL oldu.

Kişi başı düşen GSYH 18 bin doları aştı

Kişi başına düşen GSYH 2025 yılında cari fiyatlarla 712 bin 200 TL olarak hesaplandı. ABD doları cinsinden kişi başına gelir 18 bin 40 dolar oldu. Bu rakam, önceki yıllara göre dolar bazında sınırlı bir artışa işaret etti.

Faaliyet kolları incelendiğinde, 2025’te büyüme verilerinde en güçlü artış yüzde 10,8 ile inşaat sektöründe görüldü. Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 6,9, ticaret-ulaştırma-konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 4,6 büyüdü.

Sanayi sektörü yüzde 2,9, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7 artış kaydetti. Kamu yönetimi, eğitim, sağlık ve sosyal hizmet faaliyetlerindeki artış yüzde 1,0 ile sınırlı kaldı. Tarım sektörü ise yüzde 8,8 daraldı.

2025’in dördüncü çeyreğinde GSYH, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise ekonomi bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,4 büyüdü.

Cari fiyatlarla GSYH, son çeyrekte yıllık bazda yüzde 41,4 artarak 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL oldu. Dördüncü çeyrek GSYH’si dolar bazında 438 milyar 605 milyon olarak hesaplandı.

Dış ticarette negatif katkı

2025 yılında mal ve hizmet ihracatı yüzde 0,3 azalırken, ithalat yüzde 4,9 arttı. Son çeyrekte ise ihracat yüzde 2,3 gerilerken, ithalat yüzde 3,8 yükseldi. Bu tablo, net dış talebin büyümeye sınırlı katkı verdiğine işaret etti.