Amerikalı üniversite mezunları, bu yılki mezuniyet törenlerinde konuşmacı olacaklara tek bir şeyi açıkça belirttiler: Yapay zekâ (YZ) konusunu gündeme getirmekten sakının.
Eski Google CEO'su Eric Schmidt de dahil olmak üzere teknoloji dünyasının en büyük isimlerinden bazıları, bu teknolojiden bahsettiklerinde yuhalandılar.
Geçtiğimiz günlerde, Amerika'nın teknoloji merkezi Silikon Vadisi'nin kalbindeki Stanford Üniversitesi'nde, büyük bir yapay zeka geliştiricisi olan Google'ın CEO'su Sundar Pichai, bu konudan uzak durması gerektiği konusunda uyarıldığını şaka yollu dile getirdi.
Mezunlardan bir grup, konuşması sırasında salonu terk etti. Bazı öğrenciler ayrılırken ellerinde pankartlar taşıyordu; pankartlardan birinde "ICE, Google yapay zekasıyla casusluk yapıyor" yazıyordu, diğerlerinde ise Filistin bayrakları sallanıyordu.
Stanford, Amerikan teknoloji ekosisteminde benzersiz bir konuma sahip. Yenilikçiliğin beşiği olarak kabul ediliyor ve yapay zeka alanındaki birçok öncü de dahil olmak üzere, dünyanın en etkili büyük teknoloji şirketlerinin gölgesinde yer alıyor. Seçkin öğrencileri, iş piyasasına tartışılmaz bir avantajla giriyor.
Ancak orada bile tepkiler kaçınılmaz.
İngiliz yayın kuruluşu BBC, Pichai'nin konuşmasını bitirmesinden kısa bir süre sonra ABD'de Stanford mezunlarıyla görüştü. Mezunlar yapay zekâya ilişkin çok çeşitli görüşler dile getirdiler. Bazıları korkuyor, bazıları heyecanlanıyor. Ancak neredeyse herkes, ister beğensinler ister beğenmesinler, yapay zekânın zaten çevrelerindeki dünyayı değiştirdiği konusunda hemfikir.
Ifdita Hasan da umut vadedenler arasında. Bilgisayar bilimi ve yapay zeka bölümünden mezun olan öğrenci, "Yapay zeka konusunda iyimserim. Bence yapay zeka bize evren hakkında daha fazla şey öğrenme fırsatı veriyor. İnsanların kullanmaya ve uyum sağlamaya çalışması gereken bir araç." diyor.
Ancak, ortaya çıkan tepkilere şaşırmadığını da sözlerine ekledi ve yeni teknolojilerde erken dönemdeki karamsarlığın yaygın olduğunu belirtti.
"Olan bu. İnternette de böyle oldu," diyen Hasan, "Ama insanları yapay zekâ konusunda iyimser olmaya, daha çok şey öğrenmeye ve keşfetmeye teşvik ediyorum." ifadelerini kullanıyor.
Stanford mezunlarından bazıları yapay zekanın gelişine daha az iyimser bakıyor. Sonuçta, yapay zekanın kurumsal dünyayı dönüştürdüğü bir dönemde onlar da kurumsal dünyaya adım atıyorlar.
Atash Heil'i korkutan şey, yapay zekanın egemen olduğu bir geleceğin nasıl görüneceğine dair belirsizlik ve mezunların üniversite yıllarında tanık oldukları dönüşümün hızı
Heil, "Çok kısa bir sürede çok büyük bir etki yarattı bile," diye konuştu.
Çevre bilimi ve politikasına odaklanan Yer Sistemleri bölümü öğrencisi olan Heil, yapay zekâ tarafından yapılan sanat eserlerinin sergilendiği bir sergiyi yeni ziyaret ettiğini ve bu deneyimin sarsıcı olduğunu belirterek, "Özellikle mezuniyet günümde bunu görmek korkutucu geldi bana. Gelecek... bu mu? Ben sanatın insanlar tarafından yapılmasını istiyorum. Sanatı sanat yapan da bu değil mi?" dedi .
Heil, birçok yapay zeka şirketinin teknolojiyi geliştirme konusunda izlediği yaklaşımdan endişe duyan mezunlardan biriydi.
Heil, törenin başlamasını beklerken, "Bu iş etik kurallara uygun olarak yapılmalı ve günümüzde etik kurallara uygun olarak yapılmıyor," dedi.
Yapay zekâ, bazı öğrencilerin gelecekteki beklentilerini de tehdit ediyor
New York Federal Rezerv Bankası'nın analizine göre, yeni mezun üniversite öğrencileri iş bulmakta zorlanıyor.
Kasım ayında yayınlanan bir Stanford araştırmasına göre, ABD'de yapay zekaya en çok maruz kalan alanlarda kariyerlerinin başındaki çalışanların istihdamı önemli ölçüde azaldı.
Bunlar arasında yazılım geliştirme de yer alıyor. Sosyal medyada, Stanford'un prestijli bilgisayar bilimleri programındaki öğrencilerin iş bulmakta zorlandığına dair asılsız söylentiler dolaşıyor.
Stanford, BBC'ye öğrencilerin işe yerleşme oranları hakkında paylaşacak istatistiklerinin olmadığını söyledi. Ancak BBC'nin görüştüğü mezunların çoğu ya iş bulmuştu ya da eğitimlerine devam etmeyi planlıyordu.
Çoğu 2021'de Stanford'a lisans öğrencisi olarak girdiğinde, yapay zekâ destekli sohbet robotlarının çoğu Amerikalı için gerçeğe dönüşmesi bir yıl daha sürecekti. OpenAI'nin ChatGPT'sinin ortaya çıkışı her şeyi değiştirdi, iyi ya da kötü yönde.
Öğrenciler, problem çözme ve diğer zihinsel görevleri yerine getirmek için yapay zekaya güvenme uygulaması olan "bilişsel yük aktarımı"nın yükselişinden endişe duyduklarını dile getirdiler.
Bilgisayar bilimleri bölümü öğrencisi ve öğretim asistanı olarak görev yapan Lucy Zimmerman, "Bence bu, insanların öğrenme biçimini gerçekten etkiledi" dedi.
Ödev olarak verdikleri (ve muhtemelen yapay zeka yardımıyla hazırladıkları) çalışmalar ile sınav sonuçları arasında bir fark olduğunu fark ettiğini kaydederek, "Bazı sınıflarda kopya çekmeyi önlemek için sınav gözetmenliği (sınav sırasında adayların denetimi) ve sözlü sınavlar yeniden uygulanmaya başlandı" diye konuştu.
Zimmerman, "Gelecek nesiller için endişeliyim ve benim neslim için de" dedi.
Bu tereddütlerine rağmen, yakındaki San Francisco'da bir teknoloji girişiminde yazılım mühendisi olarak çalışmayı dört gözle bekliyor.
Psikoloji bölümü öğrencisi Colbey Harlan yapay zekayı faydalı bir araç olarak görüyor. Yaratıcı yazarlıkta kullandığını ve DEHB'sine rağmen projelerine başlamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Ancak kendi kuşağındaki birçok kişi gibi, toplumsal etkileri konusunda endişeli. Halan, "Çevreyi nasıl tahrip ettiğinden hoşlanmıyorum. Veri merkezleri çok fazla kaynak, çok fazla enerji tüketiyor. Şu an şöyle bir noktadayım: 'Tamam, yapay zeka harika, ama gelişimini durdurabilir miyiz?' Çünkü devam edersek işler kontrolden çıkacak." dedi.
Stanford sıradan bir okul değil
Üniversite, kampüsün bulunduğu yarımada "Silikon Vadisi" olarak bilinmeden çok önce, 1891 yılında açıldı. Ivy League'in bir parçası olmamasına rağmen, birçok kişi tarafından 1636'da kurulan Harvard Üniversitesi veya 1754'te kurulan Columbia Üniversitesi gibi okullarla aynı düzeyde kabul ediliyor.
20. yüzyılın ikinci yarısında, okulun önde gelen liderleri ve araştırmacıları, bölgenin bugün bilinen teknoloji merkezine dönüşmesine yardımcı oldular.
Google, Meta ve Apple'ın genel merkezlerinin tamamı üniversiteye 25 km (15 mil) yarıçapında bir alanda yer almaktadır.
Stanford, bilgisayar zaman paylaşımından biyolojik olarak aktif DNA sentezine kadar uzanan bir yelpazedeki yeniliklere imza attığını iddia ediyor.
Burası, Kuzey Amerika'daki ilk internet sitesinin 1991'de yayına girdiği SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı'na ev sahipliği yapıyor.
Mezunlar arasında, her ikisi de üniversitede doktora öğrencisiyken bir araştırma projesi olarak başlayan Google'ın kurucu ortakları Larry Page ve Sergey Brin de bulunuyor. Brin, arama devini burada kurduktan yıllar sonra bile kampüste eşofmanla dolaşırken görülebiliyordu.
Stanford'daki araştırmacılar, uzun yıllar boyunca yapay zekanın geliştirilmesinde öncü bir rol oynamıştır. Üniversiteye göre, "yapay zeka" terimi burada bilgisayar bilimcisi John McCarthy tarafından ortaya atılmıştır.
Günümüz yapay zeka aydınlarının birçoğunun üniversiteyle bağlantısı var. "Yapay Zekanın Vaftiz Annesi" olarak bilinen ünlü bilgisayar bilimcisi Fei-Fei Li burada profesör olarak görev yapıyor. OpenAI'nin kurucu ortağı ve CEO'su Sam Altman ise 2005 yılında Stanford'dan ayrıldı.
Stanford'dan dört yıllık lisans eğitimi, masraflar da dahil edildiğinde neredeyse 400.000 dolara mal olabiliyor. Ancak burada yer kazanan öğrenciler için bu, teknoloji alanında başarılı bir kariyere giden altın bir bilet olabilir.




