Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin teşkilat üyelerinin de katılımıyla gerçekleştirilen "Türkiye Divanı" programında konuştu.
Teşkilat mensuplarının katıldığı programda Arıkan, salona giremeyen partililere dışarıda kurulan platformdan seslendi. Ardından salon alanına giren Arıkan, partililerin yoğun coşkusuyla “Mücahit Erbakan, Başkan Arıkan” sloganıyla karşılandı.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarına ilişkin konuşan Arıkan, öğrencilerini korumak için canını feda eden öğretmen Ayla Kara’yı ve hayatını kaybeden öğrencileri andı. Arıkan, şunları söyledi:
"Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta bu vahşete maruz kalan tüm çocuklarımızın yanındayız. Evladını kaybeden tüm ailelerin yanındayız. Bu vesileyle bir kez daha hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı diliyorum. Biz bugün burada, Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş’in, Gülistan’ın annesi Bedriye Doku’nun adalet ve hakikat arayışının yanındayız. Biz bugün burada, soykırımcı İsrail’in katlettiği Gazzeli çocukların yanındayız. Her şeyden habersiz gittikleri ilkokulda katil Amerika’nın katlettiği Minaplı çocukların yanındayız. Çok uluslu şirketler tarafından madenlerde, fabrikalarda, tarlalarda emeği sömürülenlerin yanındayız. Evine ekmek götüremeyen asgari ücretli babanın, torununa mahcup olan emeklinin, daha iyi bir yaşam sunulmayan, engellimizin, tarlasını süremeyen çiftçimizin yanındayız. Evladını bağımlılıktan kurtarmaya çalışan annelerin, emeği görünmeyen, ev hanımlarının yanındayız. Yurt bulamayan, burs yetiremeyen, hakkı olduğu halde mülakatta elenen, yuva kurmak isteyen ama buna imkan bulamayan gençlerin yanındayız. Biz bugün burada takipsizlik ve beraat aldığı halde görevine iade edilmeyen KHK’lıların, yıllarca çalışıp emeği yok sayılan staj ve çıraklık mağdurlarının, hâlâ kalıcı çözüme ulaşamayan depremzedelerin yanındayız. Giresun’da, Ordu’da, parsel parsel ihale edilen yaylaların, ormanların, su havzalarının, Karadeniz halkının yanındayız."
Bugün on binlerce teşkilat mensubu ile Türkiye Divanı'nda buluştuklarını, Divan'ın, bir hafıza kurumu olduğunu belirten Arıkan, "İşte böylesi kritik bir süreçte, önemli kararları ilan edeceğimiz böyle bir günde Türkiye Divanımızı topladık. Ve bu buluşma, Türkiye siyasetinde yeni bir başlangıcın işaret fişeği olacak" dedi.
İktidarın, yola çıkarken, "Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele edeceğiz" dediğini, ayrıca "Biz Milli Görüş gömleğini çıkarttık" açıklamasının yapıldığını hatırlatan Arıkan, "İşte, bizi, partimizi, programımızı, diğerlerinden ayıran en önemli özellik! Biz elhamdülillah Milli Görüşçüleriz. Sizin beğenmediğiniz o gömlek bizim şeref nişanemiz. Herhangi bir kimse; Malazgirt’te inanışının şahlanışını yaşamadan, Kosova’da, Niğbolu’da bir kılıç olup parlamadan, Ulubatlı Hasan olup İstanbul’u fethetmeden, Sultan Fatih olup atını denize sürmeden, Kanuni olup, şanlı ordularıyla Avrupa’nın içlerine yürümeden, Seyit Çavuş olup 250 kiloluk mermiyi ‘Ya Allah’ deyip namluya sürmeden, bugün herhangi bir kimse; Anadolu’nun yollarına düşmeden, Yoksulun, garibin elini tutmadan, Siyonizm’in karşısında dimdik durmadan, Gazze’ye gemiler göndermeden; Milli görüşün ne olduğunu anlayamaz" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin, dünyanın vicdan ve adalet kutbu olmak zorunda olduğunu söyleyen Arıkan, şunları kaydetti:
"Böylesine büyük bir tarihî sorumluluk, yorgun kadrolarla, ezberlenmiş cümlelerle taşınamaz! Ufku daralmış, heyecanını kaybetmiş bir iktidar bunu yapamaz. Türkiye; fırsatları milletin hayrına çevirebilen, sorumluluktan kaçmayan; yük almaktan korkmayan, birilerinin övgüsünü beklemeden, feraset ve cesaretle, ‘bana ne Amerika’dan’, ‘bana ne Amerika’dan’ diyebilecek; bir irade tarafından yönetilmek zorundadır.
Genel Başkan Arıkan, Türkiye’nin bütün meselelerinin, çözüm yollarını ortaya koydukları "Saadet Çözer" adlı çalışmalarının hazır olduğunu da belirterek, şöyle konuştu:
"Biz dersimize çok iyi çalıştık. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, Saadet Partisi olarak iktidara hazırız. Bunlar projelerimizdi. Peki, iktidara gelince yapacağımız ilk düzenlemeler ne olacak? En önce devleti yeniden, milletin devleti haline getireceğiz. Kurumu kişiye, hukuku keyfe, yönetimi talimata teslim etmeyeceğiz. ‘Hukuk devletini’ yeniden hakim kılacağız. Ülke kararnamelerle değil, yasalarla yönetilecek. Ülkedeki tek gerçek saray; ‘Adalet Sarayı’ olacak. Kurumların kilit noktalarına yerleştirilen partizan kadrolaşmayı, tasfiye edeceğiz. Devlet kadrolarını ‘parti bürosu’ gibi kullanan anlayışı sona erdireceğiz."
Mahmut Arıkan sözlerini şöyle tamamladı:
"İşte bugün, bu muazzam salonda tüm teşkilatımızın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz Türkiye Divanı'nda, 'Seçim Seferberliğimiz' tüm Türkiye’ye ilan ediyoruz. Bizim, seçim takvimimiz bugünden itibaren başlamıştır. Vatana, millete hayırlı olsun! Millete ilk ulaşan parti, biz olacağız. Kararsıza umut olan parti, biz olacağız. Gençlere güven veren parti, biz olacağız. Göreceksiniz! Bu çalışmalarımız sayesinde; En belirleyici unsur biz olacağız. Dengenin merkezi biz olacağız. Bu seçimlerin en etkili partisi, Saadet Partisi olacak. Bu büyük buluşmanın ruhunu, bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Türkiye Divanımızı toplarken ne dedik? ‘Türkiye İçin Bütün Gücümüzle’ dedik. Neden? Çünkü bugün Türkiye, yarım bir gayreti kaldırmaz. Ben sizleri; Türkiye için bütün gücümüzle çalışmaya çağırıyorum. Ben sizleri; adil bir düzen için bütün gücümüzle çalışmaya çağırıyorum! Gazze için, mazlum coğrafyalar için, bütün gücümüzle çalışmaya çağırıyorum! Var mısınız? Var mısınız? O zaman her birinizi, ahdimizi yenilemek üzere ayağa davet ediyorum."