Sivas Katliamı'nda yaşamını yitirenlerin aileleri, katliama ilişkin yargısal sürecin etkili bir biçimde yürütülmediğini belirterek “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” gerekçesiyle 2014 yılında AYM’ye başvurmuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM), başvuru üzerine 12 yıl sonra verdiği kararla, katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarının bireysel başvurusunda yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti. Yüksek Mahkeme, oy birliğiyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi. Ayrıca, başvuruculara manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

UEFA Başkan Yardımcısı: Balogun'un ceza almaktan kurtulması futbolda "tam bir siyasi müdahale bataklığı" oluşma riski
UEFA Başkan Yardımcısı: Balogun'un ceza almaktan kurtulması futbolda "tam bir siyasi müdahale bataklığı" oluşma riski
İçeriği Görüntüle

AYM'nin bu kararı üzerine başvuruculardan Eren Aysan, Mazlum Çimen ve Zeynep Altıok ortak bir açıklama yaptı.

Açıklamada "Bunca yıl sonra Anayasa Mahkemesi’nin davamızı neden gündeme almaya “değer bulduğunu” merak etmekteyiz. Tıpkı daha önce iki kez gündeme alınacağı duyurulduğu halde bundan neden vazgeçildiğini merak ettiğimiz gibi… Tüm katiller salıverildiğine, tüm firariler özgürleştirildiğine göre artık bir “sakınca” kalmadığından olsa gerek…" denildi.

Kararın AİHM'e yaptıkları başvurunun ardından gelmesinin siyasi bir tercih olduğunu gösterdiğine işaret edilen açıklamada, adalet arayışının devam edeceği vurgulandı.

Ortak açıklama şöyle:

"Önceki gün, Anayasa Mahkemesi 2012’de Sıvas Katliamı Davasında hükmedilen zamanaşımı kararına yaptığımız itirazı bunca yıl beklettikten sonra gündemine alarak bir karar verdi. İnsanlığa karşı suç kapsamında firari sanıklar üzerinden devam eden ve bir emsal olarak da ayrı bir önem taşıyan davada makul süreyi kat be kat aşan suskunluk adeta katliamı planlayan, örgütleyen, katilleri cezasızlıkla ödüllendiren anlayışın bilinçli bir tercihine dönüştü. Öyle ki aynı Anayasa Mahkemesi bizim itiraz dilekçemizi yıllarca bekletirken bir hükümlünün dilekçesi üzerine tüm katillerimizin serbest kalmasını sağlayan kararı kısa sürede onayladı. Doğrusu biz bunca yıl sonra Anayasa Mahkemesi’nin davamızı neden gündeme almaya “değer bulduğunu” merak etmekteyiz. Tıpkı daha önce iki kez gündeme alınacağı duyurulduğu halde bundan neden vazgeçildiğini merak ettiğimiz gibi… Tüm katiller salıverildiğine, tüm firariler özgürleştirildiğine göre artık bir “sakınca” kalmadığından olsa gerek…

Ne olmuştu?

Sivas katliamına ilişkin 2014 yılında yapılan bireysel başvuru 12 yıl sonra, 23 Temmuz'da görüşüldü. Toplantıda, Sivas katliamına ilişkin yargı sürecinin etkili biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği suçlaması karara bağlandı.

Katliama ilişkin görülen dava 2012 yılında zaman aşımı nedeniyle düşürülmüştü. 35 kişinin katledildiği olayla ilgili hayatını kaybedenlerin aileleri yargısal sürecin etkili biçimde yürütülmemesi nedeniyle 2014 yılında AYM'ye başvurdu.

Yüksek Mahkeme oy birliğiyle “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği”ne karar verdi.

Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te 33 aydın, yazar ve sanatçı ile 2 otel çalışanı olmak üzere 35 kişinin öldüğü katliama ilişkin yargılama süreçlerinin "etkili bir biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği" iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulmuştu.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvuruyu bugünkü gündem toplantısında görüştü.

Yüksek Mahkeme, ölenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruda oy birliğiyle, "yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine" karar verdi. Başvuruculara manevi tazminat ödenecek.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun oy birliğiyle aldığı kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.

Katliama ilişkin ana davada 33 kişi önce idam cezasına çarptırılmış daha sonra bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmişti.

Katliamla ilgili bir diğer dava ise 2012'de zaman aşımı nedeniyle düşürülmüştü. Hayatını kaybedenlerin avukatları, insanlığa karşı suçlarda zaman aşımı olamayacağını belirterek davanın düşürülmesine itiraz etmiş, konuyu 2014'te AYM gündemine taşımıştı.