Sırbistan, 10 yıldan fazla süredir ülkenin en önemli siyasi dönüm noktalarından biri olabilecek erken genel seçimler için sandık başına gitti.

Seçmenler, 250 üyeli Ulusal Meclis’in yeni üyelerini belirleyecek. Seçimde 6,45 milyondan fazla kişi oy kullanma hakkına sahip. Toplam 2 bin 418 adayın yer aldığı 18 seçim listesi yarışıyor. Erken seçim kararı, hükümetin önerisi üzerine Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in 9 Eylül’de parlamentoyu feshetmesinin ardından alındı.

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Yemen’e askeri saldırı düzenlenmesinin söz konusu olmadığını söyledi
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Yemen’e askeri saldırı düzenlenmesinin söz konusu olmadığını söyledi
İçeriği Görüntüle

Sırbistan'ın eski cumhurbaşkanı ve adayı Aleksandar Vucic, yenilgiyi kabul konuşmasında, "henüz kesin sonuç elimizde olmasa da," bazı sandık merkezlerinden alınan örnek sonuçlara dayanarak "bu seçimleri kaybettiğimiz açık" ifadelerini kullandı.

Parlamentoya başka hiçbir büyük partinin girmeyeceğini, belirten Vucic, ancak ulusal düzeydeki bazı azınlık partilerinin muhtemelen beş sandalye kazanacağını açıkladı.

Konuşmasında rakiplerini defalarca yalan söylemekle suçlayan Vucic, bir kez daha yabancı müdahalesi unsuruna işaret etti.

Sonuçların anlaşılmasının ardından oldukça duygusal sahnelerde, bazı insanlar , güvenlik güçlerinin olası bir müdahalesine ilişkin önceki endişelere rağmen, sokakları kapatmak yerine kenara çekilen polis memurlarına sarılıyor .

erken seçim kararının arkasındaki siyasi nedenler, anayasal süreçten çok daha derine uzanıyor. Sırbistan, 1 Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunda yaşanan facianın ardından yaklaşık iki yıldır yoğun siyasi ve toplumsal kutuplaşma yaşıyor.

İstasyondaki beton sundurmanın çökmesi sonucu 16 kişi hayatını kaybetti. Olayın ardından başlayan öğrenci protestoları başlangıçta sorumluların hesap vermesi ve istasyonun yenilenmesine ilişkin belgelerin açıklanması taleplerine odaklandı. Ancak hareket zamanla, protestocuların iddialarına göre yolsuzluk, siyasi sorumluluk ve devlet kurumlarının işleyişine yönelik daha geniş kapsamlı bir itiraza dönüştü.

Öğrenciler 2025 boyunca kitlesel gösteriler düzenledi, üniversiteleri ve kamu kurumlarını işgal etti, yolları trafiğe kapattı ve ülke genelinde mitingler gerçekleştirdi. Hareket, öğrenci taleplerinin ötesine geçerek Aleksandar Vučić yönetimine karşı şimdiye kadarki en güçlü meydan okumaya dönüştü. Vucic'in 14 yıldır süren siyasi hâkimiyeti bu ölçekte bir itirazla karşılaşmamıştı.

Öğrenciler Mayıs 2025'te erken genel seçim çağrısı yaptı. 2026'da ise kendi listeleriyle seçimlere katılma kararı aldı.

Bu gelişme seçimlerin niteliğini önemli ölçüde değiştirdi. Başlangıçta olağan bir parlamento yarışı olarak görülen seçim, birçok açıdan Vucic’in siyasi hâkimiyetinin ve Sırbistan’da on yılı aşkın süredir devam eden siyasi sistemin geleceğine ilişkin bir referanduma dönüştü.