Siyaset

Özel: Varlıkları yok pahasına satıyorlar ve yarınları düşünmüyorlar

CHP lideri Özel, Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 16 olduğunu anımsattı. Özel, iktidarın hiçbir ekonomik hedefini tutturamadığını söyledi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla sendika ve Demokratik Kitle Örgütleri'ne yaptıkları ziyaretleri anımsatan Özel, "Gelecek Mayıs, 1 Mayıs'ta hep birlikte Taksim'de olacağız" ifadelerini kullandı.

Mayıs ayı enflasyon rakamlarına değinen Özel, Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 16 olduğunu anımsattı. Özel, iktidarın hiçbir ekonomik hedefini tutturamadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Özel, "Vatandaşı karınca gibi görüyor. Vatandaşı küçük görüyor. Vatandaşın aklıyla, vicdanıyla, yaşadıklarıyla dalga geçiyor. Buradan Erdoğan'a söyleyeceğim şudur: O karıncanın kardeşi var, o karıncayı sana ezdirmeyiz. O karıncanın kardeşi CHP'dir. Bu millet senden kurtulmak için Allah'a dua ediyor" ifadelerini kullandı.

Özel konuşmasında, "akpden.com" adlı bir site duyurdu. "Yakından takip edin" diyen Özel, "Köprüleri, otoyolları, babadan dededen miras o canım karlı işletmeleri satmaya kalktıklarında akpden.com'dan hepsini duyuracağız" ifadelerini kullandı.

Özel, "akpden.com sıfır bir otomobil; 1.2 milyon lira fiyatı olan bir sıfır otomobil. Sepete ekle, bastın tık. Öyle alıp gitmek yok. akpden.com; 1 milyon 200 bin liralık araca 1 milyon 88 bin ÖTV. Yetmez; ÖTV'li fiyata 460 bin lira KDV. Yetmez; belki sen bu arabanın radyosunu açacaksın, orada TRT'ye denk geleceksin, TRT'den iki name dinleyeceksin; 9 bin lira bandrol ücreti. Toplam vergi 1 milyon 557. Araba 1 200, vergiler toplamı neredeyse 1 600... Arabanın fiyatı oldu sana 2.7 milyon TL" şeklinde konuştu.

Özel, geçtiğimiz günlerde sosyal medyaya servis edilen bir tekne görüntüsüne tepki gösterdi. "O görüntülerde alnımız açık, başımız dik, veremeyeceğimiz tek bir hesap yok" diyen Özel, "Ne ailemize, ne milletimize! Yanımızdaki eşlerimize 'alem' diyerek bilmem ne yaftası vurmaya çalışanın alnını ben değil, millet karışlayacak millet" ifadelerini kullandı. Özel, "Elde ettikleri içerikleri yandaş basına sevk ediyorlar. Cumhuriyet savcısısın sen, dünyanın en mahrem bilgileri senin namusuna ve devlete emanet. Ali Mahir Başarır'ın çocukluk arkadaşını gözaltına aldılar. Telefonundan bulduklarından bir videoyu alıp alem diye servis ettiler. Alnımız açık, başımız dik." dedi.

Özel, partisinin yarın Ankara'da görülecek kurultay iptal davasına ilişkin ise şunları söyledi:

"Yandaş basına çıkanlara, her akşam ücreti karşılığında partisini tartıştıranlara, umuduna butlana şutlana koyanlara söylüyorum. Hey, hepinize söylüyorum. İstiyorsan Hakk'a varmayı, meslek edin gönül almayı. Bırak saraylara mermer olmayı toprak ol bağrında güller yetişsin. Sarayın mermerlerinde oturanlara sesleniyorum, saraydan medet umanlara sesleniyorum. Milletin vermediğini, delegenin vermediğini saraydan dilenenlere söylüyorum.

Onun için bu salona ve bütün örgüte söylüyorum. Ayağa kalktınız, yok artık oturmak, hedef iktidar, hiçbir gün yok durmak. Hep beraber gidiyoruz, alınacak iktidar. Millet korkmasın, milleti saracağız, haysiyetsizlerin defterini düreceğiz."

Özel, dış politika konusunda da şunları kaydetti:

"Millet tüm saldırılara rağmen CHP'yi bütün anketlerde birinci parti olarak destekliyor. Ancak varlıkları yok pahasına satıyorlar ve yarınları düşünmüyorlar. Dış politikada Türkiye'yi bir yalnızlığa sokup onarılması güç zararlar veriyorlar. TV'lerde 24 saat dış politika yayını yaptırıp millete açlığını unutturmaya çalışıyorlar. Bugün ülkeyi yönetenlerin bir dış politikası yoktur önce şahsını, sonra ailesini en son da milleti düşünmektedirler.

Bölgemiz de dünyamız da değişiyor. Ülkeler, yeni ittifak girişimleri kurmaya çalışıyorlar. Ülkemiz yeni küresel sistemden dışlanmaktadır. Ülkemiz tek bir kutba bağımlı hale gelmiştir. O kutup da Trump yönetimidir. Erdoğan'a 'Avrupa'da yoksun, Rusya'da yoksun, Çin'de yoksun, sen bize muhtaçsın biz de seni tercih ediyoruz' diyorlar. Bu yıl bitmeden ABD'de topal ördek olması beklenen Trump'a bütün umutlarını bağlayan Erdoğan'dan bahsediyorum.

Trump, otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor. Trump'ın Suriye'de Şara, Türkiye'de Erdoğan dediğini tüm dünya görüyor. Bu iktidar Avrupa'nın ona sunabileceği fırsatı göremiyor Trump'ın çizdiği yoldan çıkamıyor. Dış politika Trump'a endekslendiği için Türkiye, Avrupa'dan dışlanıyor. Fransa'nın ardından Almanya'da, Yunanistan'a destek veriyor. Putin mesafeyi koruyor.

ABD'nin elçisi, 'burada otoriter liderler muteberdir' diyerek Türkiye'yi İran'la, Katar'la, BAE ile bir tutuyor. Ülkemiz, Avrupa Güvenlik Mimarisinden de dışlanıyor. Türkiye, Çin ve Rusya ile yan yana konarak Avrupa'dan dışlanıyor. Antalya'da diplomasi forumu düzenliyorlar övünüyorlar ancak Avrupa Birliği'nden bir tek ülkenin temsilcisi katılmıyor. Avrupa perişan diyorlardı, dün Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa'nın bir parçası olduğunu dile getirdi. Avrupa'ya Türkiye'yi hatırlatıyor. Bu durumdan nasıl çıkılacağının da bir özeleştirisini yapmalılar.

Rusya Ukrayna savaşının barış görüşmeleri Suudi Arabistan'da, İran ile İsrail ABD savaşının barış görüşmeleri Pakistan'da yapılıyor. Takip edenler Doğu Akdeniz'den nasıl dışlandığımızı görüyorlar. ABD, İngiltere, Fransa, Mısır karşımızda çok güvendiği Katar, Rumlarla Doğu Akdeniz'de sondaj çalışması yapıyor. Yunanistan adaları silahlandırıyor ve arkasına da Avrupa'yı alarak bunu yapıyor. En yakın Türk Cumhuriyetler, KKTC'yi değil Güney Kıbrıs Rum kesimini tanıdılar. Sumud Filosu'na saldırı oldu. Bekliyorsun ki İsrail'i kınayacaklar.

Ne Filistin hassasiyeti vardır ne Sumud filosu var. Türkiye'nin dış politikada yalnızlaşması hepimize kaybettirir. Şu an Trump teslimiyeti, Avrupa hasta adam boş ver gitsin hatası vardır. Atatürk döneminden bir denge politikası vardır. Ama Erdoğan Sarkaç politikasına gitmiş ya Trump ile birlikte Putin'e el uzatıyor ya da Putin ile birlikte Trump'a el uzatıyor. Sayın Bahçeli de Türkiye, Rusya ve Çin ittifakından söz ediyor. Burada hep birlikte dememiz gereken Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarıdır. Dünya, çok kutupluluğu konuşmaktadır. O yüzden at pazarlıkları, sığınmacı pazarlıkları dönemi bitmiştir.

CHP, Türkiye'nin AB'nin tam üyesi olmayı, Rusya ve Çin ile doğru bir müttefiklik ilişkilerini, Trump ile değil ancak sonrasında ABD ile var olan ilişkileri dengeli biçimde yürütmekten yanadır. CHP, asla Trump'ın politikalarına teslim olmayacak. Türkiye genç nüfusuyla Avrupa'yı güçlendirecek ve AB'nin taşıyıcı kolonu olacaktır.

Terörsüz Türkiye meselesi bir rekabet alanı değildir. Bir muhalefet alanı olarak da görmüyoruz. CHP olarak hem barışı hem demokrasiyi savunan, hem de PKK'yı silahsızlaştırıp içerdeki sorunu bitiren bütün Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde barış içinde yaşamaları için düşüncelerimizi teyit edip altına bir kere daha imza atıyoruz. Attığımız her adımı kararlılıkla atarız, önce Türkiye Cumhuriyeti'ni, ardından partimizi en son olarak da kendimizi düşünürüz. Her türlü sorunu da çözmeye hazırız. Dış politika ve ekonomideki bu ağır tablonun nedeni adaletteki çöküştür."