Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yavaş, CHP’den ayrıldığını duyurdu. CHP’de kaldığı sürece partiye bir zarar vermediğini vurgulayan Yavaş “Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir. Bugüne kadar CHP’yi küçük düşürecek hiçbir davranışın içinde olmadım.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım” dedi. Yavaş “Bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; CHP üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında son dönemde CHP’den ayrılarak AK Parti’ye geçen başkanlara gönderme yapan Yavaş “Seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir. Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır.
Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim” dedi.
Yavaş, söz konusu açıklamasında 'yoluna bağımsız' olarak devam edeceğini duyurdu, şu ifadeleri kullandı:
"Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum."
Yavaş'ın açıklamasının tamamı şöyle:
"Sevgili Hemşehrilerim,
Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.
Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.
19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.
Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
Biz bunu Ankara’da başardık.
Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir.
Her zaman şunu söyledim:
Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.
Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.
Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.
Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.
Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…
Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.
Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.
Makamlar geçicidir.
Siyasi şartlar değişebilir.
Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.
Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.
Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.
Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.
Saygılarımla.
Mansur Yavaş
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı."
Öncesinde neler yaşandı?
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın hem CHP’de kalması hem de YENİ Parti’yle görüşmesi üzerinden yaşanan gerilim, Yavaş’ın istifasıyla sonuçlandı. Gerilimin başında CHP’nin 9 Eylül’de yaptığı kuruluş yıldönümü etkinliğine katılmayan Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmişti.
Bunun üzerine CHP’den “Büyük bir hayal kırıklığı” açıklamaları gelmişti. Yavaş da gelen tepkiler üzerine YENİ Parti-CHP tartışmasında taraf olmayacağını belirterek “Bugün ihtiyacımız olan; zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır.
Ben de o zemini korumaya çalışıyorum. Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem” demişti.
Yavaş, Erdoğan ziyaretiyle ilgili hem Kemal Kılıçdaroğlu’nu hem de Özgür Özel’le görüştüğünü de açıklamıştı.
Yaşanan bu gelişmelerden sonra bugün CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin genel merkezinde gazetecilerle bir araya geldi.
Sarı, tüm belediye başkanlarının aidiyetini belli etmesi gerektiğini, Yavaş’ın da bu durumdan muaf olmadığını söyledi.
Sarı “CHP’nin kurumsal kimliği hepimizin üstündedir. Kimse kendisini CHP’den üstte görmesin. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte parti aidiyetiyle ilgili etkinlikler olunca tüm başkanların buna katılmasını bekleriz. Bir belediye başkanımız bir işlem yaparken başka bir partinin genel başkanına bilgi verdim diyemez.
CHP genel başkanı bellidir, CHP’nin belediye başkanıysa herkes, o zaman genel başkanının CHP genel başkanı olduğunu kabul edecek. Biz önümüzdeki günlerde bir belediye başkanları toplantısı yapınca çıkacak tabloyla ayrıca bir değerlendirme yapacağız” ifadelerini kullandı.
Sarı’nın bu açıklamalarından kısa bir süre sonra sosyal medya hesabından açıklama yapan Yavaş, CHP’den ayrıldığını duyurdu.
7 Belediye Başkanı daha istifa etti
Yavaş'ın istifasının ardından Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu ve Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak veElmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın CHP'den istifa etti.
Özer Kasap'ın açıklaması şöyle:
Sevgili Hemşehrilerim,
Bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız bu yolda, bana güvenen ve destek veren hemşehrilerime verdiğim sözlerin arkasındayım. Seçildiğim ilçede, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir ayrım gözetmeden; aynı azim, kararlılık ve sorumluluk anlayışıyla hizmet etmeye devam edeceğim.
Benim için öncelik, dün olduğu gibi bugün de Beypazarı ve Beypazarlı hemşehrilerime hizmet etmektir.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında birlikte yol yürüdüğüm, seçim sürecinde mücadele verdiğim; çalışmalarımızda yanımda olan, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her birinin emeğini ve desteğini daima saygı ve minnetle hatırlayacağım.
Bundan sonraki süreçte de tek gayem; Beypazarı'mıza ve Beypazarlı hemşehrilerime en iyi şekilde hizmet etmektir.
Saygılarımla."
Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada şöyle dedi:
"Değerli Hemşehrilerim,
Siyaset, insanlara ve değerlere olan bağlılığın sınandığı uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta zaman zaman önemli kararlar almak, inandığınız doğruların arkasında durmak gerekir.
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana Kalecik’te hiçbir hemşehrimizi siyasi görüşü nedeniyle ayırmadan, kimseyi ötekileştirmeden hizmet etmeyi kendimize görev bildik. Çünkü bize verilen oyları yalnızca bir siyasi destek değil, Kalecik adına verilmiş bir emanet olarak gördük.
İçinden geçtiğimiz süreç ve yaşanan gelişmeler doğrultusunda, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılarak Belediye Başkanlığı görevime bağımsız olarak devam etme kararı aldım.
Bugüne kadar aynı çatı altında birlikte yol yürüdüğümüz, bu mücadeleye emek veren ve yanımızda olan tüm yol arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Birlikte yaşadığımız güzel günlerin, verilen emeğin ve kurulan gönül bağlarının benim için her zaman ayrı bir yeri olacaktır.
Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız yolun temelinde de aynı anlayış vardı: İnsanları siyasi kimlikleriyle değil, insan oldukları için kucaklamak; ayrıştırmadan, adaletle ve halkın emanetine sahip çıkarak hizmet etmek.
Bugün de kendisiyle çıktığımız bu yolda, Mansur Başkanımızın yanında yürümeye devam edeceğim.
Makamlar değişebilir, siyasi şartlar değişebilir. Ancak bizim Kalecik’e olan sorumluluğumuz değişmeyecek.
Bundan sonra da dün olduğu gibi; oy verenin de vermeyenin de, her görüşten hemşehrimizin Belediye Başkanı olarak çalışmaya devam edeceğim.
Çünkü bizim için asıl mesele bir siyasi kimlik değil, Kalecik’e duyduğumuz sevda ve hemşehrilerimizin bize emanetidir.
Saygılarımla.
Satılmış KARAKOÇ
Kalecik Belediye Başkanı."
Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay da, sosyal medyadan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği, yıllardır büyük bir onur ve sorumlulukla taşıdığım Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi; bugün gelinen mevcut yönetim anlayışı ve yaşanan mutlak butlan süreci nedeniyle sonlandırma kararı almış bulunuyorum.
Bu kararım; Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü tarihine, Atatürk ilke ve devrimlerine ya da Cumhuriyet değerlerimize yönelik değildir. Bilakis, bu değerlere olan bağlılığımın ve siyasi duruşuma ilişkin sorumluluğumun bir gereğidir.
Bundan sonraki süreçte de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile birlikte yol yürümeye ve hemşehrilerimize hizmet etmeye devam edeceğim. Güdül Belediye Başkanı olarak görevimi; hemşehrilerimize hizmet etme sorumluluğuyla, ilçemize ve Cumhuriyetimizin değerlerine bağlılıkla sürdüreceğim.
Bizim için esas olan makamlar değil, halkımıza hizmet etmektir. Saygı ve sevgilerimle..."
Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya da, istifa açıklamasında şu sözleri kullandı:
"Kıymetli Hemşehrilerim,
Sizlerin desteği ve dualarıyla; Ankaramıza ve Polatlımıza birlikte hizmet etmekten ve yol yürümekten her zaman mutluluk duyduğum Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’ın da açıklamasında açıkça dile getirdiği hususlar ve işaret ettiği sebepler doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyaseten yolumuza ve hizmetlerimize Sayın Mansur Yavaş ile birlikte bağımsız olarak devam edeceğimizi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Mürsel Yıldızkaya
Polatlı Belediye Başkanı."
Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu da, X'ten yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Sevgili Hemşehrilerim,
Bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız bu yolda, bana güvenen ve destek veren hemşehrilerime verdiğim sözlerin arkasındayım. Benim için öncelik, dün olduğu gibi bugün de Ayaş ve Ayaşlı hemşehrilerime hizmet etmektir.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında birlikte yol yürüdüğüm, seçim sürecinde mücadele verdiğim; çalışmalarımızda yanımda olan, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her birinin emeğini ve desteğini daima saygı ve minnetle hatırlayacağım.
Bundan sonraki süreçte de tek gayem; Ayaşlı hemşehrilerime en iyi şekilde hizmet etmektir.
Saygılarımla,
İZZET Demircioğlu
Ayaş Belediye Başkanı."
Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak'ın ise istifa açıklaması şöyle:
"Mansur Başkanımla yıllar önce Ankara’ya dair çizdiğimiz Mansur Yavaş Belediyeciliği tüm ülkeye umut oldu.
Gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Ağabeyim Mansur Yavaş ile birlikte Ankara’ya ve Ülkeye umut olmaya devam edeceğiz."
Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın ise şu açıklamayı yaptı:
"Sevgili Elmadağlı Hemşehrilerim,
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, görevime bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Saygılarımla."