"Adalet Çağrısı" başlıklı bildiriyi geçen haziran ayında yayımlayan Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bildiri yayımladı.
Aralarında eski bakanlar, siyasetçiler ve akademisyenlerin olduğu 19 kişinin imzası bulunan bildiride, dünyanın, özellikle de Orta Doğu bölgesinin ve Türkiye’nin barışa her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu belirtildi.
"Yeni geleceğin inşasına katkı yapabiliriz"
Demokrasi Platformu tarafından yayımlanan bildiri şöyle:
“Her yıl 1 Eylül, barışın önemini vurgulamak amacıyla tüm dünyada ‘Barış Günü’ olarak kutlanıyor. Bugün dünyanın, özellikle de bölgemizin ve ülkemizin barışa ihtiyacı her zamankinden daha fazla. Çevremizi kuşatan sıcak çatışmaların büyük ve yok edici bir savaşa dönüşme olasılığı adım adım yükseliyor. Türkiye ise her geçen gün artan gerginlik ve toplumsal kargaşa riski içinde yaşıyor. Ülkemizin dünyadaki saygınlığı ve etkisi giderek aşınıyor. Toplumda huzur ve güven beklentisi, geleceğe umutla bakan insanların, özellikle de gençlerin sayısı azalıyor. Büyük bir ümitsizlik ve hayal kırıklığı yaşanıyor. ‘Umut’ ve 'güven' ne yazık ki mumla aranan kavramlar haline geldi.
Oysa bütün bunları kolayca değiştirmemiz mümkün. Türkiye dünyanın gelişmiş ve en saygın ülkelerinden biri olabilir; varlıklı, bolluk içinde, güvenli ve huzurlu olabilir. Bölge ve dünya barışına önemli katkılar yapabilir. Bunu sadece bakış açımızı, ufkumuzu ve söylemimizi değiştirerek yapabiliriz. İzanımızda ve vicdanımızda iki kelimenin yerini içtenlikle değiştirerek inanılmaz bir değişimi yakalayabiliriz. 'Savaş' kelimesinin yerine 'barış'ı koyarak ülkemiz, bölgemiz ve dünya için yeni bir geleceğin inşasına katkı yapabiliriz.
"Türkiye çok az ülkenin sahip olduğu bir konuma sahiptir"
Evrensel hukukun güçlü temeli üzerinde kendi iç barışımızı sağlayabilirsek, bu husumet ve nefret iklimini sona erdirebilirsek, dünya barışını sağlamaya katkı yapar, dünyanın güçlü ve saygın ülkelerinden biri haline gelebiliriz. Bunu ancak adaletle, insan hak ve özgürlüklerine saygıyla sağlayabiliriz. Haziran başında Demokrasi Platformumuzun yayınladığı Adalet Çağrısı'nda da ifade edildiği gibi 'adaletin sağladığı kalıcı barış ortamında ekonomi gelişir, verim, üretim artar, demokrasi kurumsallaşır ve refahı yaygınlaştırabiliriz.'
"Geniş bir coğrafyanın kutup yıldızı olabiliriz"
O zaman Türkiye dünyanın çekim merkezlerinden biri haline gelebilir; geniş bir coğrafyanın kutup yıldızı olabiliriz.
Onun için ülkemizin bütün insanlarına çağrımız var: Yüreğimizde, aklımızda ve bütün söylemimizde ‘savaş’ sözcüğünün yerine ‘barış’ı koyalım. Hukukun güvencesi ve adaletin aydınlığında önce içeride barışı kuralım. Kaynaklarımızı barışı, doğayı, çevreyi, bilimi, kültürü geliştirecek önceliklerle değerlendirelim. Kendimiz için ve dünya için huzurlu, güvenli, daha gelişmiş bir gelecek hayal edelim. Büyük bir imparatorluğun küllerinden büyük bir barış ülkesi yaratalım. Zümrüdüanka kuşu gibi yeniden açalım kanatlarımızı, yükselelim. Bu mümkündür ve tam zamanıdır. Yeter ki inanalım. 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun."
Bildiriye imza atan isimler:
Abdulbaki Erdoğmuş, eski Diyarbakır Milletvekili, ilahiyatçı; Ali Rıza Çoban, Doç. Dr, hukukçu; Bahattin Yücel, eski Turizm Bakanı, tarihçi, turizmci; Beyhan Aslan, eski Denizli Milletvekili, hukukçu; Doğu Ergil, Prof. Dr, sosyolog; Erdal Türkkan, Prof. Dr, iktisatçı, rekabet hukuku uzmanı; Ertuğrul Günay, eski Kültür ve Turizm Bakanı, hukukçu; Ertuğrul Yalçınbayır, eski Başbakan Yardımcısı, hukukçu; Figen Çalıkuşu, avukat, yazar; Hakan Tartan, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, gazeteci, yazar; Haluk Özdalga, eski Ankara Milletvekili, mühendis, yazar; Haşim Kılıç eski Anayasa Mahkemesi Başkanı; Helün Fırat, işletmeci, yönetici; Hüseyin Çelik, Prof. Dr, eski Milli Eğitim Bakanı; Mehmet Altan Prof. Dr, iktisatçı; Sırrı Özbek, eski İstanbul Milletvekili, hukukçu, yazar; Müslüm Doğan, eski Kalkınma Bakanı, mühendis; Nesrin Nas, eski İstanbul Milletvekili, iktisatçı; Suat Kınıklıoğlu eski Çankırı Milletvekili, uluslararası ilişkiler uzmanı.