Deniz Göktaş'a ikinci tutuklamaya da Ölü Deniz isimli gösterisindeki ifadeleri gerekçe gösterildi.

Deniz Göktaş, Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarıldı. SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı kabul etmedi.

"Suçu ve suçluyu övmek gibi bir niyetim yok, televizyonlarda takip de ettiğimiz bir mizah amacı ile bu sistemi anlattım" dedi.

Dalton çetesi ile ilgili anlattığı şakanın suçu övmek olmadığını söyledi ve "Komedyenim, böyle bir şey yapmam, tamamen mizahi bir eleştiri içerir" ifadelerini kullandı.

Hakim, söz konusu ifadelerin yayın yoluyla gerçekleştirildiğini kaydetti ve "delil karartma" ile "kaçma" şüphesini gerekçe göstererek tutuklama kararı verdi.

Göktaş, söz konusu gösteride şu ifadeleri kullandı:

"Bugünün ikinci sıra bilet gelirleriyle Türkiye'de bir tetikçi tutup, rakip bir komedyeni öldürtebiliyorum. Şu an piyasa bu durumda. Sadece ikinci sıra, bir de Telegram hesabı. Oradan Daltonlara yazıyorsunuz, gayet kurumsal bir iletişim var. Bitcoin'den parayı yatırıyorsunuz takip de edemiyorlar. Öldürünce fotoğraf geliyor buydu değil mi abi? Onun ikizi vardı ama benim hatam. Tekrar yatırıyorsunuz muhteşem bir sistem..."

Avukatları: 1970’li yıllarda ve 12 Eylül döneminde vücut bulan “Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma” anlayışının dirildiği kuşkusunu yaratmaktadır

Deniz Göktaş’ın avukatları, müvekkillerinin tahliye kararı verilmesinden dakikalar sonra yeni bir soruşturma kapsamında yeniden tutuklanmasına tepki gösterdi. Avukatlar, işlemlerden kendilerine haber verilmeden Baro tarafından avukat görevlendirildiğini belirterek, “Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma anlayışının dirildiği kuşkusunu yaratmaktadır” ifadelerini kullandı.

Eylemdeki sendikacılara paylaşımları nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” tutuklaması
Eylemdeki sendikacılara paylaşımları nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” tutuklaması
İçeriği Görüntüle

Deniz Göktaş’ın avukatları, müvekkillerinin tutukluluk sürecine ilişkin yazılı açıklama yaptı:

“CMK'nun 108. maddesi uyarınca, otuz günde bir, müvekkilimiz Deniz Göktaş'ın tutukluluk incelemesi yapılmaktadır. Son tutukluluk incelemesi 24.08.2026 tarihinde gerçekleştirilmiş ve müvekkilimizin tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.

Söz konusu karara karşı yaptığımız itiraz, bugün saat 17.03 itibariyle İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmiş ve müvekkilimizin tutuklu bulunduğu her iki suçtan da (Cumhurbaşkanına Hakaret ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik) tahliyesine karar verilmiştir. Üzülerek ifade edelim ki, daha bu karara ilişkin olarak cezaevine tahliye müzekkeresi yazılmadan, müvekkilimiz “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde Daltonlar çetesini övdüğü iddiasıyla “Suçu ve Suçluyu Övme” suçunu işlediği gerekçesiyle tutuklama talebiyle İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne (ilk tutuklama kararı da bu hakimlik tarafından verilmiştir) sevk edilmiş, bu işlemler hakkında tarafımıza haber verilmeden Baro'dan bir avukat tayin edilmiş ve sonuç olarak müvekkilimiz tahliye edilmeden yeniden tutuklanmıştır.

Savcılığın ikinci ayını tamamlayan soruşturmada, bu yeni suçlamayı tahliye kararından dakikalar sonra ve mesai saatleri dışında devreye sokması, 1970’li yıllarda ve 12 Eylül döneminde vücut bulan “Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma” anlayışının dirildiği kuşkusunu yaratmaktadır. Hiç kuşkusuz tüm itiraz haklarımızı sonuna kadar kullanacağız ve adaletin tecelli etmesi maksadıyla hukukun sınırları içinde azami mücadeleyi yapmaya devam edeceğiz”

3 Temmuz'da aynı gösterideki başka ifadeler nedeniyle tutuklanmıştı

32 yaşındaki Göktaş, 3 Temmuz'da aynı gösterideki başka ifadeler nedeniyle tutuklanmıştı.

Komedyen Deniz Göktaş "cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamalarıyla Tekirdağ Karatepe Cezaevi'ne gönderilmişti.

Buradan yazdığı ilk ayın anlattığı mektubunda, "Kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı" demişti.

Mektubunda kaldığı cezaevinin "kuyu tipi" olarak adlandırıldığını yazan Göktaş, "Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz" diye yazmıştı.