İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantısında konuşan Carney, sözlerine “Dünya düzenindeki kopuş ve büyük güç siyasetinin artık hiçbir sınırlamaya tabi olmadığı acımasız bir gerçekliğin başlangıcı hakkında konuşacağım” diyerek başladı.
Konuşmasında ABD Başkanı Donald Trump’ın adını anmasa da küresel siyasete etkisinin geri dönülmez olduğuna dikkat çekti.
Kanada Başbakanı Carney, şunları söyledi:
“Uluslararası kurallara dayalı düzen anlatısının gerçeği yansıtmadığını kısmen biliyorduk. En güçlü aktörlerin, işine geldiğinde kendilerini bu kuralların dışında tuttuklarını, ticaret kurallarının asimetrik biçimde uygulandığını, uluslararası hukukunsa sanığın ya da mağdurun kimliğine bağlı olarak farklı bir titizlikle işletildiğini de biliyorduk.
Bu kurgu yine de kullanışlıydı. Özellikle Amerikan hegemonyası, kamusal malların sağlanmasına katkıda bulunuyordu. Açık deniz yolları, istikrarlı bir finansal sistem, ortak güvenlik ve anlaşmazlıkların çözümüne yönelik çerçevelere destek…
Bu nedenle oyunu kuralına göre oynadık. Ritüellere katıldık. Söylemle gerçeklik arasındaki boşlukları dile getirmekten çoğunlukla kaçındık. Ancak bu örtük uzlaşma artık işlemiyor. Açık konuşayım. Biz bir geçişin değil, bir kopuşun tam ortasındayız. Son yirmi yılda finans, sağlık, enerji ve jeopolitik alandaki krizler, aşırı küresel bütünleşmenin taşıdığı riskleri tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.”
‘Eski düzen geri gelmeyecek’
Carney, konuşmasının sonundaysa ‘rol yapmayı bırakma’ ve ‘gerçeğin adını koymanın’ kendileri için bir strateji olacağını söyledi:
“Oyunu kuralına göre oynamayı bırakıyoruz. Eski düzen geri gelmeyecek. Bunun için yas tutmamalıyız. Nostalji bir strateji değildir. Ancak bu kırılmadan, daha iyi, daha güçlü ve daha adil bir şey inşa edebiliriz. Bu, orta ölçekli ülkelerin görevi. Çünkü kalelerle çevrili bir dünyada en çok kaybedecek olanlar da, gerçek iş birliğine dayalı bir dünyadan en çok kazanacak olanlar da onlar. Güçlülerin gücü var, ama bizim de rol yapmayı bırakma, gerçeğin adını koyma, ülke içinde gücümüzü inşa etme ve birlikte hareket etme kapasitemiz var. Kanada’nın yolu budur. Bu yolu açık ve kendinden emin bir şekilde seçiyoruz. Ve bu yol, bizimle birlikte yürümeye istekli her ülkeye açık.”