İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "gelir dağılımının iyileştiği" açıklamasını eleştirerek, "Dört yöntemle de bakıldığında, ben iddia ediyorum ki millî gelir rakamlarımızda ciddi problem var." dedi.
Usta, X sosyal medya hesabından, Bakan Şimşek'e şu yanıtı verdi:
"Hazine ve Maliye Bakanı katıldığı bir TV programında muhalefetin bazı eleştirilerinin “tamamen ezber” olduğunu ifade etmiş. Kanımca asıl “ezber” üzerinden hareket etme hatasına Sayın Bakanın kendisi düşüyor.
Sn. @memetsimsek, işgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payının arttığını ifade ederek gelir dağılımının iyileştiği sonucuna varmış. Asıl “ezber” budur. Milli gelirin yanlış ölçüldüğünü çeşitli yöntemlerle Plan ve Bütçe Komisyonunda ortaya koymuş, Strateji ve Bütçe Başkanlığının, TÜİK’in ve TÜİK’in bağlı olduğu Bakanlığın bu durumu incelemesi ve izah etmesi gerektiğini söylemiştim. Elimizdeki son veriler bu eleştirimin hâlâ geçerli olduğunu söylüyor. Bu ikazları hiç dikkate almadan, muhalefetin her sözüne hatalı demek “ezber”in ta kendisi oluyor. Milli gelirin hatalı ölçüldüğünü nereden anlıyoruz?
Toplam faktör verimliliği 2025 yılında büyümenin yarısından fazlası TFV’den geldi deniliyor. Sermaye ve istihdamla açıklanamayan kısım buraya atılıyor. Özellikle hukuk dışı uygulamaların zirveye çıktığı 2025 yılında, güveni sağlayacak, verimliliği artıracak ne yapıldı, hangi reform getirildi de biz kaçırdık?
Harcamalar yönüyle milli gelir Bu yöntemle bakıldığında stok değişiminde normal olmayan artış ve azalışlar görülüyor. Burada bir sıkıntı olduğunu Sn. Mehmet Şimşek’in kendisi de 2025 Bütçe görüşmelerinde ifade etmişti.
Deflatörler: Fiyat değişimlerine ilişkin elimizde 2 gösterge var; Deflatör TEFE – TÜFE. “Deflatör” dediğimiz şey millî gelirin enflasyonu. Geçmiş yıllara baktığımızda deflatör enflasyona paralel hareket ediyor ama son üç-dört yılda bu ilişki kopmuş. (Deflatör ile TÜFE’nin %70’i + ÜFE’nin %30’u şeklinde hesapladığımız enflasyon birbirine çok yakın sonuç verirdi.) Gelir yönüyle milli gelir İş gücü ödemelerinin payının arttığı söyleniyor. İş gücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı neden artar? Ya ücret artışları milli gelir artışından daha yüksek olmuştur, Ya çok yüksek istihdam artışı vardır, Ya da bu ikisi aynı anda gerçekleşmiştir. Böyle bir durum var mı bakalım; Maaş ve ücretler milli gelir artışının çok mu üzerinde diye bakıyoruz; milli gelir %41,3 oranında artmış. Memurlar ortalama %20 zam aldılar, asgari ücretliler %30 zam aldı, emekliler ise ortalama %25 zam aldılar. Tüm ücretlerin giderek asgari ücrete yakınsadığı göz önünde bulundurulursa, kayıtlı çalışanların büyük çoğunluğunun asgari ücret zammından bile daha düşük bir oranda artış aldığı ortadadır. Peki nasıl oluyor da iş gücü ödemeleri %40,4 artıyor?
Elimizde idari kayıt olarak merkezi yönetim bütçesi personel giderleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu emekli aylığı ödemeleri var. Bunlar iş gücü ödemelerinin 2010 yılında yaklaşık %50’siymiş, 2024 yılında da yaklaşık %49’uymuş. 2025’te bu %39’a düşüyor. Bu oran neden düşer, acaba özel sektörde istihdam artışı mı çok fazla veya maaş artışları fazla mı oldu diye istihdama bakıyoruz. Tam tersi bir durum söz konusu, merkezi yönetim bütçesi kapsamında çalışanlar ve emekli kişi sayısının istihdam sayısına oranı 2010 yılında yüzde 55’miş, 2025 yılında yüzde 66’ya çıkmış. O hâlde istihdam artışından kaynaklı bir durum olduğu da söylenemez.
Dolayısıyla aslında açıklanamayan bir gelir var, o amortismana ve kâra atılmamış, getirilmiş iş gücü ödemelerine atılmış gibi bir durum söz konusu.
Dört yöntemle de bakıldığında, ben iddia ediyorum ki millî gelir rakamlarımızda ciddi problem var.
Hatalı veriler üzerine inşa edilen hiçbir program ve politikanın doğru yere varamayacağını da böylelikle tekrar görmüş oluyoruz.
Ülkede çalışanların yarısı açlık sınırının altında ücret alırken, 4,5 milyon emekli en düşük emekli aylığı alırken, toplumun büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya çalışırken, nasıl oluyor da gelir dağılımı iyileşiyor, kişi başına 18 bin dolar düşüyor, anlamak mümkün değil."




