Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği'nin sığınma ve göç politikalarına ilişkin geniş kapsamlı reform tasarısını onayladı. 

Sağ ve sol kanattan gelen muhalif sesler nedeniyle oylama öncesi belirsizlik hakim olsa da çarşamba günü öğleden sonra tasarı, az bir oy farkıyla kabul edildi. 

3. kez Başbakanlığa hazırlanan Modi: Tanrı tarafından seçildiğime inanıyorum 3. kez Başbakanlığa hazırlanan Modi: Tanrı tarafından seçildiğime inanıyorum

"Bugün tarihi bir gün." ifadelerini kullanan AP Başkanı Roberta Metsola, "Dinledik, eyleme geçtik ve Avrupa'da insanların temel kaygılarından birine hitap ettik." dedi. 

Parlamentoda onaylanan ve Yeni Göç ve İltica Paktı olarak adlandırılan anlaşma için son adım, ay sonunda üye devletlerden yakılacak yeşil ışık. 

Euronews haberine göre anlaşma, sığınmacıların kabulü ve yeniden yerleştirilmesi sürecini yönetmek için ortak ve öngörülebilir kurallar belirliyor. 

Avrupa Birliği, 2015-2016 göç krizinden bu yana sığınmacılara ilişkin birlik düzeyinde ortak bir politika oluşturamamıştı ve bu mesele siyasi bir gerilim kaynağı olmaya devam ediyordu. 

İlk olarak Eylül 2020'de açıklanan reform, sığınmacıların belirlenmesi, yeniden yerleştirilmeleri ve sınır prosedürlerinin hızlandırılması gibi, göç yönetiminin tüm unsurlarını bir araya getiriyor. 

mülteci

270'e karşı 300 oyla kabul edildi

Reformla gelen başlıca yenilik, büyüklükleri ve konumları ne olursa olsun tüm Avrupa Birliği ülkelerinin, Güney Avrupa ülkeleri üzerindeki baskının hafifletilmesine katkıda bulunmasını sağlayacak "zorunlu dayanışma" sistemi.

Avrupa Komisyonu'nun temel haklar, refakatsiz çocuklar, veri gizliliği, mali katkılar, gözaltı süreleri ve ulusal güvenlik gibi sayısız konuyu içeren yüzlerce sayfalık iddialı teklifi yasama sürecini yavaşlatmıştı. 

Üye devletler Yeni Pakt'ı tartışmak ve değiştirmek için yıllarını harcamış ve zaten karmaşık olan mevzuat giderek daha da karmaşık hale gelmişti. 

Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi, 20 Aralık'ta üç yıl süren uzun müzakerelerin ardından göç politikasını reforme etmek üzere beş başlıkta anlaşmaya varmıştı.

AP bu uzlaşmayı çarşamba günü, muhalefet nedeniyle başlangıçta beklenenden daha az bir farkla da olsa onayladı. Beş madde ortalama 300 lehte ve 270 aleyhte oy aldı.

Protestocuların AP üyelerine kağıt uçaklar fırlatması ve "Bu anlaşma öldürür, hayır oyu verin!" sloganları atması nedeniyle oylama birkaç dakika gecikti.

Paktın onaylanmasıyla rahat bir nefes alan ana akım partiler, haziran ayında düzenlenecek Parlamento seçimleri için yürüttükleri kampanyada bu reformla övünmek istiyor ve bunun Avrupalılara "AB'nin hizmet verdiğini" göstereceğine inanıyor. 

Ancak reformun beklentileri karşılayıp karşılamadığı sorusunun yanıtlanması zaman alacak zira yasaların tam olarak yürürlüğe girmesi yaklaşık iki yıl sürecek.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen oylama sonrası, reformun sınır güvenliğini arttırarak, iltica prosedürlerini hızlandırarak ve kötü niyetli uygulamaları engelleyerek "tüm Avrupalılar için gerçek bir fark" yaratacağını söyledi.

Kabul edilen beş maddenin içeriğinde neler var?

  • Tarama Yönetmeliği, bir sığınmacının profilini hızlı bir şekilde incelemek ve uyruk, yaş, parmak izi ve yüz görüntüsü gibi temel bilgileri toplamak için bir ön giriş prosedürü öngörüyor. 
  • Değiştirilen Eurodac Yönetmeliği, tarama sürecinde toplanan biyometrik kanıtları depolayacak büyük ölçekli bir veri tabanı olan Eurodac'ı güncelliyor. Veri tabanı, başvuruları saymak yerine başvuru sahiplerini sayacak ve aynı kişinin birden fazla talepte bulunmasını önleyecek. Parmak izi toplamak için asgari yaş 14'ten 6'ya düşürülecek.
  • Değiştirilen İltica Prosedürleri Yönetmeliği (APR), başvuru sahipleri için iki olası adım belirliyor: Uzun süren geleneksel iltica prosedürü ve en fazla 12 hafta sürmesi planlanan hızlı sınır prosedürü. Hızlı sınır prosedürü, ulusal güvenlik için risk oluşturan, yanıltıcı bilgi veren ya da Fas, Pakistan ve Hindistan gibi tanınma oranı düşük ülkelerden gelen göçmenler için geçerli olacak. Bu göçmenlerin ülke topraklarına girmelerine izin verilmeyecek ve bunun yerine sınırdaki tesislerde tutularak "yasal bir giriş yapmama kurgusu" yaratılacak.
  • Sığınma ve Göç Yönetimi Yönetmeliği (AMMR), üye ülkelere göç akışını yönetmek için üç seçenek sunan bir "zorunlu dayanışma" sistemi kuracak: Belirli sayıda sığınmacının yerini değiştirmek, yer değiştirmeyi reddettikleri her bir başvuru sahibi için 20 bin euro ödemek veya operasyonel desteği finanse etmek.
  • Kriz Yönetmeliği, 2015-2016 krizinde olduğu gibi ani ve kitlesel bir mülteci gelişi ya da COVID-19 salgını gibi mücbir sebepler nedeniyle bloğun sığınma sistemi tehdit edildiğinde devreye girecek istisnai kurallar öngörüyor. Bu durumlarda, ulusal makamların daha uzun kayıt ve gözaltı süreleri de dahil olmak üzere daha sert tedbirler uygulamasına izin verilecek ve Komisyon'a ek "dayanışma" tedbirleri talep etme yetkisi tesis edilecek.
Editör: Ömür Ünver