Hayat Engel Tanımaz

Engelliler, depremin ardından unutuldukları düşüncesindeler

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden en olumsuz etkilenenlerin başında engelliler geliyor. Zor şartlarda hayata tutunmaya çalışan engelliler, zamanlarının çoğunun "pencerenin önünde" geçtiğini belirtiyor.

Engelli bireylerin yaşadığı en büyük sorun, Hatay'daki yolların bozuk, ulaşım imkanlarının kısıtlı olması… Aynı zamanda kentte sosyalleşebilecekleri alanlar da yeterli değil. Engellilere yardımın yalnızca erzak kolisi verilmesi olarak görülmesini eleştiriyorlar.

Hatay Tabip Odası'nın düzenlediği etkinliğe yalnızca dört engelli birey katılabildi. DW'den Alican Uludağ'ın haberine göre, kimisi ulaşım imkânına sahip olamadığı kimisi de bozuk yollar nedeniyle inşaat kamyonlarının arasından geçmeye cesaret edemediği için.

"Engelliler evlerinde çürüyor"

Bedensel engelli İlkan Alkan, koltuk değnekleriyle yürüyebildiği için diğer engelli bireylere göre kendisini şanslı görüyor. Defne Belediyesi'nin üç yıldır engelli birimi kurmamasını eleştiren Alkan, "Biz cebimize bir şey istemiyoruz. Biz engellilerin sandalye gibi ihtiyaçlarının belediye tarafından karşılanmasını istiyoruz. Zaten hayatımız kaymış. Bu memlekette engelliler adım dahi atamıyor" ifadesini kullandı. Yaşadıkları zorlukları anlatan Alkan, "Bunlar sadece duyduklarımız. Bir de evinden, konteynerlerden çıkamadığı için çürüyen engelliler var" dedi.

Bedensel engelli Bedir Bostancıoğlu da omurilik felci nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahkûm. Engelli RAM raporunun hiçbir açıklama yapılmadan hastane tarafından iptal edildiğini söyleyen Bostancıoğlu, rapor almak için Hatay'dan Adana'daki hastaneye gidip gelmek zorunda kaldığını ancak sonunda olumsuz yanıt verildiğini kaydetti. 38 yaşında iş kazasından dolayı omurilik felci geçirdiğini kaydeden Bostancıoğlu, "Daimi sonda takıldı. Depremden önce sonda alıyordum, hiçbir ödeme yapmıyordum, raporum olduğu için. Şu anda ayda 3 bin TL fark ödüyorum. Benim gelirim kısıtlı" dedi.

"Kızım üniversiteyi kazanırsa nasıl okutacağım"

Akülü tekerlekli sandalyesini kendi imkanlarıyla aldığını kaydeden Bostancıoğlu, şunları anlattı:

"İki kızım var. Biri üniversiteyi kazandı, yokluktan gönderemedim. İkinci kızım bu yıl üniversite sınavına hazırlanıyor, pilotluk hedefi var. Ben dedim, seni okutamamam. O kadar maddiyatım yok. Ya sağlığı ya da başka bir üniversiteyi seç. Okul ikincisi, sınıf birincisi. Başarı belgeleri mevcut. Ama şimdi ben çok zor durumdayım, onu nasıl üniversiteye göndereceğim, gece gündüz uyuyamıyorum. Ya evimi ya arabamı satacağım."

Kentte ulaşımın zor olduğunu belirten Bostancıoğlu, "Yollardaki çukurlar (tekerlekli) araçlarımızı yıpratıyor. Her gün tehlikeler atlatıyoruz. Bu araçları yaptıracak yalnızca bir yer var kentte..." ifadesini kullandı.

"Tekerlekli sandalyeye ihtiyacımız var"

Defne Engelliler ve Gönüllüler Derneği Başkanı Fırat Yılmaz, insanların engellilere yardım etmeyi yalnızca erzak kolisi vermek sandığını söyledi. Depremden sonra çok sayıda tekerlekli sandalye ihtiyaçları olduğunu söyleyen Yılmaz, "Hâlen ihtiyacımız var. Şu an listemde on kişi var tekerlerli sandalye bekleyen. Depremden sonra yaşlı yataklı insanlarımız ortaya çıktı. Tuvaletli tekerli sandalyeye ihtiyaçları var" dedi. Defne Belediyesi'nin engelli birimi kurmadığını anımsatan Yılmaz, "Belediye Başkanı iki sene bekleyin, kuracağız dedi. Neyi bekleyeceğiz?" diye sordu. Fırat, engelli bireylerin akülü araçlarını tamir etmek için kentte yalnızca bir yerin olduğunu belirterek, masraflarına dikkat çekti.

Depremlerde en az 850 kişi, kolunu veya bacağını kaybettiği için ampute oldu. Depremde eşini ve beş yaşındaki kızını kaybeden Ece Mazı, enkaz altından yaralı kurtarıldı ancak sağ bacağı ampute edildi. Bu nedenle protezle ayağa kalkabilen Mazı, sağ kolunu da kullanamıyor. Depremden yaralı kurtarılan diğer kızı da sol kolunu kaybetti. Depremden sonra hayatının tamamen değiştiğini söyleyen Mazı, yaşadığı zorlukları şöyle anlattı:

"Benim sağ kolum da sağ ayağım da yok. Kızımın da sol kolu yok. Biz beraber hayatımızı nasıl kolaylaştırırız diye çözümler üretebiliyoruz. Üçüncü katta oturuyorum. Kızımı her gün okuldan almak için üç kat aşağı iniyorum, protezimle çok büyük sorunlar yaşıyorum. Birkaç kere düştüm çok ciddi zararlar gördüm. Yemek yaparken elimi keserek hayatı öğrendim. Her şeyi kızım için yapıyorum. Benim yapamadığımı görürse o da pes eder yapamaz."

Arabası olmasa, dışarı çıkamayacağını belirten Mazı, "Yollar bozuk, her yer çukur. Beni her çok zorlayan şeyler tümsekler, rampalar, engelli otoparklarının dolu olması" dedi. Depremden sonra yetkililerin yalnızca "Bir tane erzak kutusu getirip yanınızdayız" dediğini anlatan Bazı, "Başka bir şey yaptıkları yok. Artık ben erzakları kabul etmiyorum. Maddi yardım yerine manevi yardımlar daha önemli" diye konuştu. Kentte sık sık elektriklerin kesildiğini anlatan Mazı, "Elektrikler kesildiğinde protezimi şarj edemiyorum ve bu yüzden dışarı çıkamıyorum" dedi.

"Üç yıldır camın kenarında, camdan adamım"

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ali Kanatlı,afetlerde diğer dezavantajlı gruplardan daha en fazla zarar gören grupların engelliler ve engelli olduğunu belirten Kanatlı, depremin ardından engelli tuvaletlerinin bile gelmediğini söyledi. Kanatlı, "Bu durumdan utanıyoruz. Ve biz de suçluyuz. Böyle yönetilmekten utanıyoruz. Bu bir yardım olayı değil doğuştan gelen haktır" dedi. Konteyner kentte bir engelli ile karşılaştığını anlatan Kanatlı, "Üç yıldır camın kenarında, ben camdan adamım diyor, gülüyor. Sabahtan akşama kadar pencerenin kenarında oturuyor. Engelli aracıyla konteyner kente giremiyor. Onun yanında ona bakmakla yükümlü bir kadın var. Yine kadın yükünü görüyoruz" dedi.

Dr. Ali Kanatlı, DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, depremin en fazla yıkıma yol açtığı Antakya, Defne ve Samandağ'da engelsiz bireylerin dahi yaşamakta zorlanırken engelli bireylerin yaşamının çok daha kötü ve ağır olduğunu kaydetti. Engelli bireyler açısından ulaşım imkânın olmadığını belirten Kanatlı, "Engelli bireyler odalarının içine kapandı. Sosyal yaşamları sıfırlandı, yok. Sosyal alanları yok. Tüm Hatay'da Mustafa Kemal Üniversitesi'nde, yani şehrin diğer tarafında bir merkez var, engellilerin nefes alabilmesi için. Engelli oraya nasıl gidecek, ne ile gidecek? Gittiği zaman istediği zaman geri gelebilecek mi? Bunlar çok önemli" dedi.

Engellilerin depremden sonra iyice ötelendiğini belirten Kanatlı, "Engelliler şu an öteki gibi görülüyorlar. Hakkını talep etmeye kalksa, herkesin sorunu varken sizinle mi uğraşılacak gibi söylemler, düşünceler var. Engelliyi merkeze alan çalışmalar yok" ifadesini kullandı.

65 yaşındaki engelli Necati Cingöz pazarcılık yapıyor

Antakya'da birçok engelli de hayata tutunmak için çalışmak zorunda. Onlardan biri de eski Antakya'da Tayfur Sökmen Pazar Yeri'nde sebze-meyve satmaya çalışan engelli Necati Cingöz. 65 yaşındaki Cingöz, emekli maaşıyla geçinemediği için pazarcılık yaptığını söylüyor:

"Engelli bireyim. Depremde evim gitti. 65 yaşındayım sadece ayakta durmaya çalışıyorum. Dört çocuğum var. Biri bile evli değil. Depremden sonra psikolojisi bozulan oğlum var. Konteynerde kalıyoruz. Mecburuz çünkü hiçbir şeyimiz yok. Meyve sebze satarak geçinmeye çalışıyoruz. Ev henüz çıkmadı. Konteynerde yaşamanın zorlukları çok. Allah kimsenin başına getirmesin. Emekli maaşımla geçinemiyorum."

Çalışmak zorunda olan down sendromlu Ahmet

33 yaşındaki down sendromlu Ahmet Ceylan da aynı Pazar yerinde Fehim Esmer’in yanında çalışıyor. Fehim Esmer, şunları anlatıyor:

"Ahmet, yaklaşık 15 yıldır benim yanımda. Kendisi down sendromlu. Evde oturmasını istemiyoruz. Toplumun içine karışsın diye bizimle çalışıyor. Bu kendisi ve bizim için büyük kazanım. Kendisi çok zeki. Yalnızca konuşamıyor. Yaşlı annesiyle oturuyor. İnsanlarımız Ahmet'i çok seviyor. Ahmet aslında buradaki tüm insanların sevdiği bir isim. Ahmet depremde çok etkilendi. Çok korkuyordu. Hâlen ufak tefek sallantılar olduğunda olumsuz etkileniyor."

Hatay'da Engelli Merkezi'nden 700 kişi yararlandı

6 Şubat 2023'te merkez üssü Kahramanmaraş olan depremlerde 53 bin 537 kişi yaşamını yitirdi; sadece Hatay'da 24 bin kişi hayatını kaybetti, 5 bin 696 bina yıkıldı.

Hatay'da Mustafa Kemal Üniversitesi içerisinde depremde kolunu veya bacağını kaybeden ampute vatandaşlar ile diğer engelli bireylere hizmet veren bir Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi açıldı. Merkezde spor salonundan tiyatro salonuna, kuaförden hamama kadar yetişkin veya çocuk engelli bireylere yönelik sosyal hizmetler de veriliyor.

Hatay Valiliği ile Fiziksel Engelliler Vakfı'nın ortak açıp işlettiği merkez, 8 Ekim 2024'ten bu yana faaliyet yürütüyor. Bugüne kadar 700 kişi bu merkezden yararlandı. Toplamda 180 kişiye protez hizmeti verildi.

Diğer yandan yalnızca Hatay'da bin 500 ampute vatandaş olduğu öğrenildi.