Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı ikramiyesini 10-14 Haziran tarihleri arasında emeklilerin hesaplarına yatacağını açıkladı. Erdoğan, kamu çalışanları için 16 Haziran Pazar günü başlayacak Kurban Bayramı sonrasındaki iki günlük süreyi de idari izin kapsamına aldıklarını kaydetti. Böylelikle perşembe ve cuma günü de bayram tatiline eklenerek toplamda 9 gün tatil olacak.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, iki hafta aradan sonra yoğun bir gündemle saat 16.00'da toplandı. Erdoğan başkanlığında Beştepe'de yapılan toplantı, 2 saat 40 dakika sonra sona erdi.

Kayseri'de eğitim sırasında kaza kırıma uğrayan uçakta hayatını kaybeden iki pilota Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, pilotların aileleri ile Türk Hava Kuvvetlerine başsağlığı dileklerini iletti.

14-28 Mayıs seçimleri sonrasında oluşturdukları kabinenin dün itibariyle görevdeki birinci yılını tamamladığını anımsatan Erdoğan, "Öncelikle Rabbimize, mensubu olmaktan iftihar ettiğimiz necip milletimize ve Türkiye'ye hizmet etme imkanını bizlere bahşettiği için hamdediyoruz. 85 milyonun her bir ferdine şahsımıza, partimize ve ittifakımıza duydukları güven için yürekten teşekkür ediyorum. Kabine üyeleri olarak hep birlikte aziz milletimizin teveccühüne mazhar olabilmenin gayretindeyiz" diye konuştu.

'85 milyonun tamamının hükümetiyiz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasilerin ilk ve öncelikli şartının halka hesap vermek olduğunu ifade etti.

22 yıla yaklaşan iktidarları döneminde 18 kez sandıkta millete hesap verdiklerine ve hepsinde de ibra olduklarına dikkati çeken Erdoğan, her yıl bütçe ve kesin hesap görüşmelerinde, milli iradenin tecelligahı olan Meclis'e hesap verdiklerini söyledi.

Bunların dışında 81 vilayetin tamamında katıldıkları toplantılarda ve mitinglerde doğrudan millete hesap verdiklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin kaynaklarının nereye gittiğini, neye, ne kadar harcandığını ayrıntılarıyla insanımıza anlattık. Vatandaşa hesap veren, şeffaf, etkin ve güven duyulan bir yönetim geleneğinin ülkemizde yerleşmesi için ne gerekiyorsa yaptık, yapacağız. Şunu burada altını çizerek tekrar ifade etmek arzusundayım; Biz, 85 milyonun tamamının hükümetiyiz. Emekçinin olduğu kadar işverenin de hükümetiyiz. Köylünün olduğu kadar şehirlinin de hükümetiyiz. Çiftçinin olduğu kadar memurun, emeklinin de hükümetiyiz. Gençlerin olduğu kadar kadınların, yaşlılarımızın da hükümetiyiz. Batıda yaşayanların olduğu kadar doğuda yaşayanların da hükümetiyiz. Bize oy verenler kadar tercihini farklı yönde kullananların da hükümetiyiz. Vatandaşımız, ülkenin direksiyonunda nasıl idareciler görmek istiyorsa, biz işte öyle bir kadro olmanın peşindeyiz."

'Türkiye'ye kazandırdıklarımız ortadadır'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 783 bin kilometrekare vatan toprağının her karışına, 85 milyon insanın her bir ferdine aynı nazarla yaklaştıklarını ve aşkla hizmet ettiklerini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Felaket tellallarına aldırmıyoruz, fitne tüccarlarına kulak asmıyoruz. Bahanelerin arkasına sığınmadan Türkiye'yi büyütmenin, kalkındırmanın ve daha da yüceltmenin mücadelesini veriyoruz. Hükümetlerimizin ismini, milletimizin gönlüyle birlikte büyük bir başarı hikayesi olarak siyaset literatürüne yazdıran temel vasfımız, işte budur. Hükümet olarak yegane referansımız hizmetlerimiz ve eserlerimizdir. Türkiye'ye kazandırdıklarımız ortadadır, hedeflerimiz ortadadır; milletimiz de yaptıklarımızı, yapacaklarımızı çok net biçimde görmektedir. Bizim için esas olan da zaten milletimizin takdiridir, duası ve kararıdır. Allah ömür verdikçe, 'bugün Hakk için, halk için ve Türkiye için ne yaptık' sorusunu kendimize sormaktan geri durmayacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet hizmetlerinin kalitesinin iyileştirilmesinin 2002'den beri üzerinde hep titizlikle durdukları bir konu olduğunu belirtti.

Son bir yılda teşkilatın fiziki altyapısını güçlendirmek için toplam 52 bin metrekare kapalı alana sahip 5 adalet sarayını hizmete açtıklarını, 11 ilde toplam 972 bin metrekare kapalı alana sahip adliye binasının inşaatına başladıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"İki yeni adli tıp binasının inşaatını tamamladık, inşaatı ve proje çalışmaları devam eden adli tıp kurumu binası sayısı ise 5'tir. Bu dönemde toplam 11 bin 307 kişi kapasiteli 14 ceza infaz kurumu ile 2 denetimli serbestlik binası faaliyete geçti. Hakim ve savcı sayımız 24 bin 829'a ulaştı. Son bir yılda toplam 2 bin 294 hakim ve savcı ataması yaptık. Son bir yıllık süreçte alınan hakim ve savcı adayı 1498 oldu. Aynı dönemde atanan yardımcı personel sayısı ise 20 bin 779'dur. Yargılamanın hızlandırılması için ilk derecede 168 adli, 9 idari olmak üzere toplam 177 mahkemenin yanı sıra, istinaf kanun yolu incelemelerinin daha hızlı sonuçlanması için 21 istinaf dairesi faaliyete geçirildi. Duruşmalara uzaktan katılımı sağlayan 386 SEGBİS cihazının kurulumu yapılmış ve 1 milyon 708 bin SEGBİS görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Kurulumu yapılan elektronik duruşma sistem sayısı ise 340'tır. İhdas edilen 40 yeni noterlik ile toplam noterlik sayısı 2 bin 385'e yükseldi."

Yeni Yargı Reformu Stratejisi ve İnsan Hakları Eylem Planı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine bu dönemde 8'inci Yargı Paketi ile önemli değişikliklere imza attıklarını, 9'uncu Yargı Paketi'nin halihazırda Meclis'in gündeminde olduğunu bildirdi.

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin etkin bir şekilde uygulanmasını sağladıklarını, hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk mekanizmasıyla son bir yıllık süreçte 1 milyon 340 bine yakın uyuşmazlığın çözüme kavuşturulduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Son bir yılda uzlaştırma kapsamında 324 bin 744, seri muhakeme usulü kapsamında 141 bin 243 ve basit yargılama usulü kapsamında 256 bin 826 dosya hızlı bir şekilde sonuçlandırılmıştır. Önümüzdeki dönemde adaletin tecellisini hızlandıracak, toplumumuzdan gelen bazı şikayetlerin önüne geçecek adımları atmaya devam edeceğiz. Reform irademizin somut sembolü olacak bazı hazırlıkların içindeyiz. Yeni Yargı Reformu Stratejisi ve İnsan Hakları Eylem Planıyla inşallah bu alanda beklentileri karşılayacağız. Mülkün temeli olan adaletin, etkin, hızlı ve tarafsız bir şekilde işletilmesi için hiçbir fedakarlıktan çekinmeyeceğiz."

Toplumun temel direği olan aile kurumunun öneminin daha iyi anlaşıldığı günlerden geçildiğini belirten Erdoğan, aile müessesesinin bir bütün olarak tarihinin en çetin sınavını verdiğini, en ağır saldırılara maruz kaldığını söyledi.

LGBT dayatması, faşizmi dahi aratır bir zorbalığa, baskıya ve toplumu yozlaştırma aracına dönüştü

Küresel kültürün desteklediği ve teşvik ettiği cinsiyetsizleştirme politikalarının, insan neslini ve fıtratını tehdit eder boyutlara ulaştığını ifade eden Erdoğan, "LGBT dayatması, faşizmi dahi aratır bir zorbalığa, baskıya ve toplumu yozlaştırma aracına dönüştü. Ekonomik zorluklardan şehirleşmeye, bireyselleşmeden değişen algılara kadar çok farklı alanlarda ailenin ciddi sıkıntılarla yüzleştiğini görüyoruz. Yakın zaman önce açıklanan 2023 yılı doğum istatistikleri, bu tehditlerden ülkemizin de azade olmadığını göstermiştir" diye konuştu.

Bakan Tunç: Tahrik edici provokatif ifadeler asla kabul edilemez Bakan Tunç: Tahrik edici provokatif ifadeler asla kabul edilemez

Erdoğan, uzun bir süredir muhalefetten gelen eleştirilere rağmen aile meselesinin önemine her vesileyle dikkat çektiklerini anımsatarak, şunları kaydetti:

"Son veriler, bizim haklılığımızı bir kez daha ortaya koymuştur. Azalan doğum oranları dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de alarm veriyor. İnşallah bu konuda yeni uygulamaları devreye alacağız. Son bir yılda aile kurumunu güçlendirecek, tehditler karşısında dirençli hale getirecek pek çok çalışma yaptık. 'Ailemiz, istikbalimiz' temasıyla 8. Aile Şurası'nı düzenledik. Evlenecek çiftlere Aile ve Gençlik Fonu ile faizsiz kredi desteğinin yanında eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriyoruz. Fonun ilk uygulamasını deprem bölgesindeki illerimizde başlattık. Bugüne kadar 9 bin 617 başvuru oldu. Başvurusu kabul edilenlere ödemeleri peyderpey gerçekleştiriliyor. İlk kez hazırlanan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planını hayata geçirdik. Aile Enstitüsünün kuruluş hazırlıklarına başladık."

Türk Devletleri Teşkilatının Birinci Sosyal Politika Bakanlar Toplantısı'na Türkiye'nin ev sahipliği yaptığını hatırlatan Erdoğan, dünyada bir başka örneği bulunmayan Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri'ni hizmete açtıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 145 bin 727 metrekareyi bulan inşaat alanıyla sosyal hizmet şehrinin 928 yatak kapasitesi, idari binaları, polikliniği, ibadethaneleri, rehabilitasyon ve fizik tedavi merkezleriyle örnek bir eser olduğunun altını çizdi.

'Şiddetle mücadeleyi temel politikamız haline getirdik'

"Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planını" hayata geçirdiklerini anımsatan Erdoğan, "2023 yılı OECD değerlendirmesinde Türkiye, OECD genelinde kadın erkek eşitliğine duyarlı bütçelemeyi uygulayan 23 ülke arasında yer aldı. 'Şiddete sıfır tolerans' anlayışıyla kadına yönelik şiddetle mücadeleyi temel politikamız haline getirdik. 25 Kasım'da Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Genelgesi'ni çıkardık" dedi.

Savaş mağduru Filistinli kadın ve çocuklara sosyal yardım ve psikososyal destek hizmeti sağladıklarını belirten Erdoğan, şunları ifade etti:

"6 Şubat depremlerinden etkilenen vatandaşlarımız dahil 1,7 milyon kişiye psikososyal destek verdik. Evde bakım yardımı kapsamında 36 milyar 360 milyon lira ödeme yaptık. 171 bin 915 çocuğu ailesinin yanında destekledik. Son bir yılda 1033 çocuğumuzu koruyucu aile yanına yerleştirerek çocuk sayısını 10 bin 213'e çıkardık. Ayrıca 1345 şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın, devlet korumasında yetişmiş 2 bin 990 gencimizin, 2 bin 114 engelli kardeşimizin atamasını gerçekleştirdik. 'Güçlü aile, güçlü Türkiye' vizyonuyla bu alandaki faaliyetlerimizi genişleterek sürdüreceğiz."

'"En düşük emekli aylığında net yüzde 82 artışa gittik'

Çalışma hayatının iyileştirilmesine yönelik bugüne kadar tarihi nitelikte birçok adım attıklarını hatırlatan Erdoğan, Türkiye'nin, dünyanın en kapsayıcı, yaygın ve kuşatıcı sosyal güvenlik sistemine sahip ülke olduğunu söyledi.

Çalışanı, memuru, emekliyi, ücretli kesimi enflasyona ezdirmeme ilkesine bugüne kadar sadakatle bağlı kaldıklarını dile getiren Erdoğan, 1 Ocak 2024'ten itibaren geçerli olan asgari ücretin net 17 bin 2 lira olarak belirlendiğini anımsattı.

Böylece, bir önceki döneme göre net asgari ücret artış oranının yüzde 49, 2023 Ocak dönemine göre artış oranının ise yüzde 100 olarak gerçekleştiğini aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Memurlarımızın maaşlarını, söz verdiğimiz üzere, Temmuz 2023'te en düşük 22 bin liraya, Ocak 2024 itibariyle de 33 bin liraya çıkardık. 7'nci Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, genele ilişkin oransal zam dışında, 11 hizmet kolunun tamamında mutabakat sağlandı. En düşük emekli aylığında Ocak 2023 tarihine kıyasla net yüzde 82 artışa gittik. 2023 yılı ekim ayında emeklilerimizin tamamına bir defaya mahsus olmak üzere 5'er bin lira ödedik. Ramazan ve Kurban Bayramlarında ödediğimiz emekli ikramiyesi 2024 yılı itibariyle yüzde 50 artışla 3 bin liraya çıktı.

Kurban Bayramı ikramiyesini 10-14 Haziran tarihleri arasında emeklilerimizin hesaplarına yatırıyoruz. Böylece tek kalemde emeklilerimize toplam 42 milyar tutarında bir ödeme yapmış olacağız. Kamu Bankalarımızın öncülüğünde emeklilerimize ödenen promosyon tutarlarının yükseltilmesini temin ettik."

'İşsizlik oranımız son 10 yılın en düşük seviyesine indi'

Ortak Paylaşım Platformu ve Çalışma Meclisini, sendikalarla, işverenlerle ve çalışma hayatının tüm temsilcileriyle gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, "Şu noktaya özellikle değinmek istiyorum, iş gücü piyasasına yönelik aldığımız tedbirler ve faaliyetlerimiz neticesinde Cumhuriyet tarihimizin rekorları kırıldı. İstihdam sayımızı 32,6 milyon kişiye, istihdam oranımızı yüzde 49,5'e, iş gücüne katılım oranımızı ise yüzde 54,2’ye yükselttik. İşsizlik oranımız ise yüzde 8,6'yla son 10 yılın en düşük seviyesine indi" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın istihdam oranını yüzde 32,5'e, istihdam sayısını 12,3 milyon kişiye yükselttiklerini belirterek, kadın istihdamını desteklemeye yönelik "İş Pozitif" programıyla 250 binden fazla kadını istihdama kazandırdıklarını aktardı.

Kadın, Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi olanların istihdamına verilen teşviki 2025 sonuna kadar uzattıklarını dile getiren Erdoğan, bu teşvik sayesinde, yılda 650 bin kişi için sosyal güvenlik primi işveren paylarını karşıladıklarını, reel sektöre yaklaşık 25 milyar lira destek olduklarını söyledi.

Son bir yıl içinde İŞKUR aracılığıyla 1,3 milyon kişiyi işe yerleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, 2024'te bu sayının 570 bini geçtığını kaydetti.

'İşverene 99,1 milyar lira asgari ücret desteği verildi'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat 2023 depremleri nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen il ve ilçelerdeki işveren ve sigortalıların SGK'ya olan borçlarının ödenmesinin 28 Şubat 2025'e kadar ertelendiğini belirterek, Aralık 2023'te genel sağlık sigortası prim borcu bulunan 1 milyon 879 bin vatandaşın yaklaşık 1,8 milyar liralık borcunun silindiğini aktardı.

İşverene asgari ücret desteği uygulamasında destek tutarını 700 liraya çıkardıklarını anımsatan Erdoğan, "2024 Mart ayı itibarıyla işverene toplam 99,1 milyar lira asgari ücret desteği verildi. Son 1 yılda geri ödeme listemiz genişletilerek 128 adedi kanser ilacı olmak üzere toplam 570 adet ilaç geri ödeme kapsamına alındı. Böylelikle 858'i kanser olmak üzere Geri Ödeme Listelerinde yer alan ilaç sayısı 8 bin 457'ye ulaştı" dedi.

Erdoğan, sağlık raporu olan hastaların hastanelerde sıra alıp beklemeksizin, aile hekimlerine giderek ilaçlarını yazdırmalarını kolaylaştırdıklarını kaydetti.

Çevre, şehircilik ve iklim değişikliği alanında çok yönlü bir mücadelenin içinde bulunduklarını belirten Erdoğan, ülkenin bu alanda birinci gündeminin deprem bölgesi ve afetlere hazırlık olduğunu vurguladı.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te yaşanan depremlerin tarihin en büyük doğal afetlerinden biri olduğuna, 680 bini konut, 170 bini ticari alan olmak üzere 850 bin bağımsız bölümün kullanılamaz hale geldiğine, 53 bin 614 kişinin hayatını kaybettiğine dikkati çeken Erdoğan, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "6 Şubat'tan beri tıpkı önceki kabinemiz gibi yeni kabinemizin de önceliği depremin yaralarının süratle sarılmasıydı. 2024 yılının bütçesinde deprem çalışmalarına 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik. Geçtiğimiz yıl da aşağı yukarı aynı tutarda bir harcama yaptık. Kira yardımı, taşınma yardımı, destek ödemesi, tahliye ödemesi gibi farklı kategorilerde vatandaşlarımıza doğrudan yaptığımız ödemelerin tutarı 126 milyar lirayı aşıyor. Depremzedelerimize verdiğimiz sözü tutmak için gece gündüz çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Depremden etkilenen 11 şehirde, 451 bin 297 bağımsız bölümün büyük kısmının ihale sürecini tamamlayarak inşasına başladıklarına işaret eden Erdoğan, 4 bin 333 köyde, 50 bini çelikten, toplam 100 bin köy evini inşa ettiklerini aktardı.

'Yıl sonuna kadar 200 bin konutu teslim edeceğiz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşası biten konutların hak sahiplerini belirlediklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

"Şubat ve mart aylarında 76 binden fazla konutumuzun hak sahiplerini belirleyip vatandaşlarımıza teslim ettik. Bu sayı tabii ki bir başlangıç. İnşallah her ay 10-15 bin konut bitirerek yıl sonuna kadar 200 bin konutu teslim edeceğiz. 2025 yılının son aylarına doğru tüm hak sahiplerini konut ve iş yerlerine kavuşturmayı hedefliyoruz.

Şehirlerimizi, konutları ve iş yerleri yanında caddeleriyle, meydanlarıyla, üretim ve istihdam altyapısıyla yeni baştan tasarlıyoruz. Özellikle depremde en çok hasar gören Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya'ya 'şehir meydanı' projesi yapıyoruz. İçme suyu, atık su, kanalizasyon, arıtma tesisi gibi altyapı projeleri için İLBANK aracılığıyla yerel yönetimlere 64 milyar lira hibe desteği veriyoruz."

Afetzedelerin talepleri doğrultusunda Yerinde Dönüşüm Projesi'ni devreye aldıklarını anımsatan Erdoğan, proje kapsamında konutlar ve köy evleri için 1,5 milyon lira finansman sağladıklarını belirtti.

Erdoğan, projeye başvuruların sayısının 256 bine ulaştığını, 28 binden fazla vatandaşın işlemlere başladığını aktardı.

İstanbul'da kentsel dönüşüm

Kentsel dönüşüm çalışmalarının önündeki hukuki engelleri yeni yasayla kaldırdıklarına ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığını kurduklarına dikkati çeken Erdoğan, İstanbul'un depreme hazırlanması için hayata geçirdikleri Yarısı Bizden Kampanyası'yla hak sahiplerine 1,5 milyon lira destek verdiklerini ifaoe etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"1 milyon vatandaşımızın başvurduğu proje kapsamında şu ana kadar 30 bin bağımsız bölüm için dönüşüm süreci başladı. Biliyorsunuz, 31 Mart seçimleri öncesinde İstanbul'un karşı karşıya olduğu riskleri konuşmalarımızda her fırsatta gündeme getirmiştik.

İstanbul'da bulunan toplam 7,5 milyon bağımsız bölümün 600 bininin acilen dönüştürülmesi gerekiyor. Pazar günü Küçükçekmece ilçemizde çöken bina, kentsel dönüşümün İstanbul için ne kadar hayati bir mesele olduğunu hepimize tekrar hatırlatmıştır. Şunu bir defa kabullenmemiz lazım; İstanbul, bu konuda adım atmakta geciktikçe, riskler daha da artacaktır. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek, hangi parti olursa olsun, sorumluluk makamındaki herkes için milli bir görevdir. Ancak bu meselenin halen yeterince idrak edilemediğini görüyoruz. Hükümetimizin ve Bakanlığımızın sergilediği hassasiyetin bir an önce yerel yöneticiler tarafından da gösterilmesini özellikle bekliyoruz."

Erdoğan, İzmir'in depreme hazırlanması kapsamında Dünya Bankası işbirliğiyle Dirençli Şehirler Projesini başlattıklarını, İzmir dahil 5 şehirde hak sahiplerine 180 ay vade ve yüzde 0,69 gibi çok düşük maliyetle 2,5 milyon liralık finansman sunduklarını aktardı.

'Deniz varlığımızı korumak ve kirliliği önlemek için kapsamlı tedbirler alacağız'

Küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık ile 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranını 2023'te yüzde 35'e çıkardıklarını dile getiren Erdoğan, 2024'te hedeflerinin yüzde 60 olduğunu vurguladı.

Göcek Mapa-Şamandıra Projesi ile 805 kilometrekarelik alandaki 20 koyu yaklaşık 700 mapa-şamandırayla koruma altına aldıklarını bildiren Erdoğan, "Ayrıca vatandaşlarımızın denize ulaşmasına engel olan hukuk dışı yapıları yıkıyoruz. 'TÜRKİYEDENİZ' projesiyle halkımızın denizlere erişimini kolaylaştırarak, deniz kıyılarında yaşam kalitesini artıracağız. Ayrıca deniz varlığımızı korumak ve kirliliği önlemek için kapsamlı tedbirler alacağız" diye konuştu.

'Gabar'da günlük petrol üretimini 43 bin 380 varilin üzerine çıkararak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjinin son yıllarda gerçekten tarih yazıldığı bir başka alan olduğunu, ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını ekonominin istifadesine sunma noktasında büyük mesafe aldıklarını vurguladı.

"Enerjide tam bağımsız Türkiye" vizyonuyla çalışmaları sürdürdüklerini ifade eden Erdoğan, Filyos'ta günlük doğalgaz üretiminin 5,1 milyon metreküpü aştığını, 2 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını artık buradan karşılayabildiklerini söyledi.

Karadeniz gazının sevincini milletle paylaşmak için başlattıkları 25 metreküplük ücretsiz doğalgaz desteğini bir yıl boyunca devam ettirdiklerini, ilk ay ısınma dahil konutlardan hiçbir ücret almadıklarını, vatandaşların doğal gaz faturasını devlet olarak ödediklerini hatırlatan Erdoğan, "Böylece insanımıza toplam 87 milyar liralık doğrudan destek sağlamış olduk" dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Fatih Sondaj Gemisi, Sakarya Gaz Sahası'nda yeni keşifler için Göktepe-1 ve Göktepe-2 kuyularında sondaj çalışmasına başladı. Gabar'da günlük petrol üretimini 43 bin 380 varilin üzerine çıkararak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Yıl sonunda inşallah günlük 100 bin varile ulaşmayı hedefliyoruz. Hakkari ve Siirt başta olmak üzere bölgenin diğer yerlerinde arama-tarama ve sondaj faaliyetlerimiz devam ediyor. Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerimizin üzerinden terörün karanlık ve kanlı gölgesi kalktıkça, Allah'ın izniyle çok daha güzel neticeler alacağız. Türkiye, on yıllar boyunca hain terör saldırıları sebebiyle kullanamadığı kaynaklarından istifade etmeye, faydalanmaya başlamıştır. Terör bölgede zemin kaybettikçe sadece ekonomimiz büyümeyecek aynı zamanda demokrasimiz de serpilecek, güçlenecek."

Editör: Ömür Ünver