Milletvekili transferlerinin “tek bir merkezden yönetildiğini” kaydeden Dervişoğlu, İYİ Parti’den muhalefet partilerine yapılan transferlerle, yarın ana muhalefetten belediye başkanı transfer edilmesi gibi hamlelerin bugünden meşrulaştırılmaya çalışıldığını söyledi. Dervişoğlu, “Yarın size yapılacakları meşrulaştırmak için bugün bunlar yaptırılıyor” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Partisinden yaşanan milletvekili transferlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, isim vermeden Aydın milletvekili Ömer Karakaş’ın AKP’ye transferine işaret ederek “Bu sefer bambaşka bir durum var. Bir gün Meclis’te konuşuyorsunuz, ertesi gün başka bir teklife kendinizi kaptırıyorsunuz” dedi.
Dervişoğlu, “Ben hep şunu söylüyorum: Milletin yüzüne bakamayacak hâle gelirsen, evde çoluğun çocuğun senin hakkında ne düşündüğünü sorgularsan ya da aynaya bakarken zorlanırsan, bunun siyasi bir karşılığı olur.”
İYİ Parti’nin doğru bir iş yaptığı her dönemde parti içerisinde çözülme yaşandığı algısının yaratılmak istendiğini ifade eden Dervişoğlu, “Biz ne zaman doğru bir iş yapsak, daha ilk anda sanki bir çözülme yaşanmış hissiyatı oluşturulmaya çalışılıyor. Partinin kurumsal anlamda kendine gelmesini sağlamak gibi bir zorunluluğumuz var” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, tüm bu tartışmalar içerisinde esas meselenin gözden kaçırıldığını savunarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne işaret etti. “Böyle böyle sistemin bütününü gözden kaçırıyoruz. Benim asıl endişe duyduğum mesele de bu. Sistemden kastım Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve bu sistemin siyaset üzerindeki etkisidir” diyen Dervişoğlu, siyasete güvenin kaybedilmesinin yaratabileceği sonuçlara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Vatandaş siyasete olan umudunu kaybeder, siyaseti ve siyasetçiyi tamamen aşağılamaya başlarsa kendi sorunlarını çözmek için kime başvuracak? ‘Bu sorunu ben çözerim’ diyen başka aktörler ortaya çıkarsa vatandaşın onlara destek olmaktan başka seçeneği kalır mı?” Geçmiş dönemlerde de toplumun siyasetle bağını zayıflatmak için bazı yöntemlere başvurulduğunu kaydeden Dervişoğlu, bugün yaşanan milletvekili transferlerini de bu çerçevede değerlendirdiğini söyledi.
Dervişoğlu, mevcut sistem içerisinde ittifakı zorunlu hâle getiren tek alanın Cumhurbaşkanlığı seçimi olduğunu belirtti. “Bu ülkede ittifakı gerekli kılan tek alan, sistemden kaynaklı olarak Cumhurbaşkanlığı seçimidir. Bir siyasi partinin seçim barajını aşması için ittifak yapması artık zorunlu değil” diyen Dervişoğlu, erken seçim veya baraj kaygısı olması hâlinde partilerin oturup konuşabileceğini ancak bugün Türkiye’nin önünde bir seçim bulunmadığını söyledi.
Cumhuriyet'in haberine göre, Dervişoğlu, milletvekili transferlerine ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulunarak, “Bana göre bu süreçler tek bir merkezden yönetiliyor. Yanın size yapılacakları meşrulaştırmak için bugün bunlar yaptırılıyor” dedi. İYİ Parti’den ana muhalefet partisine ve diğer muhalefet partilerine milletvekili transfer edilmesini bu çerçevede değerlendiren Dervişoğlu, bugün gerçekleştirilen bu transferlerle, yarın ana muhalefet partisine yönelik “mutlak butlan” kararı ya da o partiden belediye başkanı transfer edilmesi gibi girişimlerin meşrulaştırılmak istendiğini söyledi. İYİ Parti’nin milletvekili listesini kendisinin hazırlamadığını vurgulayan Dervişoğlu, bir milletvekilinin partisinden ayrılabileceğini veya fikrini değiştirebileceğini belirterek, İYİ Parti’den ayrılanların gerekçelerine dikkat çekti.
“Bizden ayrılan hiç kimse, ‘İYİ Parti politikasını değiştirdi, yanlış bir söz söyledi veya yanlış bir eylem yaptı’ diyerek ayrılmıyor” diyen Dervişoğlu, ayrılanların ya kendi siyasi gelecekleri için gittiklerini ya da “Memleketime daha iyi hizmet edeceğim” dediklerini söyledi. Dervişoğlu, “Memlekete daha iyi hizmet etmekten kasıt nedir? Belediyenin imkânlarından yararlanmak mı, iktidarın imkânlarına ulaşmak mı?” diye sordu. Dervişoğlu, “Kimseyi küçümsemek için söylemiyorum ama İYİ Parti olmasaydı bu arkadaşların pek çoğu milletvekili olamazdı ve kamuoyu tarafından tanınmazdı” dedi.




