İlk olarak 2020'de yayınlanan kara liste, şirketleri harekete geçmeye zorlama yetkisi olmayan BM İnsan Hakları Konseyi'nin oylamasıyla ortaya çıktı. Ana amacı, yerleşim yerleriyle bağlantısı olan işletmeleri ifşa etmek ve teşhir etmek olarak açıklanıyor. Listeye dahil edilmenin şirketleri mali açıdan nasıl etkilediği ise belirsiz.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, yaptığı açıklamada, "Bu rapor, şirketlere insan hakları sorumluluklarının olduğunu ve insan hakları ihlallerine veya suistimallerine karışmamak için gerekli özeni göstermeleri gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor" dedi.
BM ofisi, şirketlere listeye alındıklarını bildirdiğini ve onlara cevap hakkı tanıdığını söyledi.
Son rapor, Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinin yeni bir incelemeyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde geldi.
Bu ayın başlarında İngiltere, işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleriyle ticareti yasakladı ve burada "yerleşimci teröristlerin" Filistinlilere karşı "etnik temizlik" yaptığını söyledi. Fransa ve Kanada da benzer adımlar atacaklarını açıkladı.
İsrail, söz konusu yayını "kesin bir dille reddettiğini" belirtti. Cenevre'deki İsrail diplomatik misyonu yaptığı açıklamada, "Bu veri tabanı, hiçbir yanlış yapmamış işletmelere karşı bir kara liste görevi görmeyi amaçlamaktadır. Dostlarımızı, İsrail firmalarını kara listeye alma yönündeki bu çirkin girişime boyun eğmemeye çağırıyoruz." dedi.





