Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, hukuk, eczacılık, diş hekimliği gibi bölümlerin kontenjanlarının azaltılacağını söyledi. Özvar, istihdam olanağı azsa bölüm kontenjanlarının azaltılmasına devam edileceğini ifade etti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, program kontenjanlarında 3 yıldır yapılan azaltmanın bu yıl da süreceğini söyledi. Geçen yıl devlet üniversitelerindeki hukuk, eczacılık, diş hekimliği gibi bölümlerde yapılan azaltmanın vakıf üniversitelerinde de yapılacağı açıklandı. Özvar, bölümler adaylardan talep görse de istihdam olanağı azsa kontenjanlarının azaltılacağına vurgu yaptı.

Özvar, “Devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma uygulaması, 2026 yılından itibaren vakıf üniversitelerimiz için de geçerli olacaktır. başta hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık olmak üzere bazı programların kontenjanları vakıf üniversitelerinde de değişen oranlarda azaltılacaktır.” dedi.

Talep görse de istihdamla dengenin gözetilmesi gerektiğini belirten Özvar, “Özel sektörün iş vermediği programlarda ısrar etmek kimseye bir şey katmaz.” diye konuştu.

Yükseköğretim Kurulu Konferans Salonu'nda “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yükseköğretim Meclisi İstişare Toplantısı” düzenlendi.

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar, toplantıdaki konuşmasında 2023-2025 döneminde gerçekleşen kontenjan değişikliklerine ilişkin bilgi verdi.

Mezunlarının istihdam imkanları giderek daralan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmaya gittiklerini belirten Özvar, şunları söyledi:

“2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmüştür. Toplam 246 bin 467 kontenjan azaltılmıştır. Oransal olarak gerçekleşen düşüş yüzde 23’tür. Bu kontenjanların 107 bin 552’si ikinci öğretim kontenjanlarıdır. 2023-2025 döneminde, toplam 462 lisans programından 197’sinin kontenjanları düşürülmüştür. Bu lisans programlarında kontenjan sayısı toplamda 117 bin 606 azalmıştır. En fazla kontenjan düşüşü gerçekleşen lisans programlarının başında öğretmenliğe kaynak teşkil eden programlar yer almaktadır. Türk Dili ve Edebiyatı kontenjanları 12 bin 15’ten 3 bin 680’e yüzde 69, tarih kontenjanları 10 bin 658’den 3 bin 646’ya yüzde 66 düşürülmüştür. Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 2 bin 864’ten 1219’a yüzde 57 düşürülmüş ve kontenjanı en fazla azalan program olmuştur.”

“MEB’in öğretmen planlaması dikkate alınmıştır”

Aynı dönemde, İlköğretim Matematik Öğretmenliği kontenjanları 4 bin 18’den 2 bin 698’e yüzde 33; İngilizce Öğretmenliği 5 bin 60’tan 3 bin 437’e yüzde 32; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği 3 bin 697’den 2 bin 560’e yüzde 31; Okul Öncesi Öğretmenliği 5 bin 152’den 3 bin 476’ya yüzde 32,5; Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık 5 bin 741’den 3 bin 498’e yüzde 39 düşürüldüğünü bildiren Özvar, “Yine öğretmenliğe kaynak teşkil Çocuk Gelişimi, Felsefe, Sosyoloji, Tarih ve Türk Dili Edebiyatı açıköğretim lisans programlarına ‘ikinci üniversite’ kapsamında kayıt için 35 yaş üzeri olma şartı getirilmiştir. Gerek Eğitim Fakültesi programlarında gerek öğretmenliğe kaynak teşkil eden diğer programların kontenjanlarının belirlenmesinde Milli Eğitim Bakanlığının kamudaki ve özel sektördeki öğretmen planlaması dikkate alınmıştır.” ifadelerini kullandı.

Özvar, hukuk fakültesi kontenjanlarında son yıllarda önemli düzenlemelerin gerçekleştiğini söyleyerek, 2023-2025 yılları arasında devlet ve vakıf üniversitelerinde kontenjanların 15 bin 313’den 9 bin 821’e düştüğünü kaydetti. Bunun oransal olarak yüzde 36’ya tekabül ettiğini belirten Özvar, “Devlet üniversitelerinde Hukuk Fakültesi kontenjanlarındaki 4 bin 955 azalma ile yüzde 49; vakıf üniversitelerinde ise 537 ile yüzde 10 olarak gerçekleşmiştir. Hukuk programları kontenjanlarında benzer bir azalma 2026 yılında vakıf üniversitelerinde de uygulanacaktır.” dedi.

“2026’da vakıf üniversitelerinde de bazı kontenjanlarda indirime gidilecek”

Sağlık programlarına ilişkin kontenjan verilerini de açıklayan Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Beslenme ve Diyetetik Programı en fazla kontenjanı düşürülen program olmuştur. Bu programın toplam kontenjanı 6 bin 922’den 4 bin 24’e inmiştir. Bunun oransal karşılığı yüzde 42’dir. Eczacılık programlarında kontenjan 4 bin 512’den 3 bin 416’ya düşmüş, oransal olarak yüzde 24’lük bir azalma gerçekleşmiştir. Diş Hekimliği programlarında kontenjan 9 bin 127’den 7 bin 81’e düşmüştür ve bu yüzde 22 oranında bir düşüşü göstermektedir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının kontenjanı 6 bin 761’den 5 bin 826’ya, yaklaşık yüzde 14’lük azalmaya, hemşirelik programlarının kontenjanı ise 18 bin 465’ten 17 bin 36’ya yaklaşık yüzde 8 azalmaya gidilmiştir. Tıp Fakültesi kontenjanları ise bu dönemde korunmuştur. Sağlık programlarındaki kontenjan düşüşü son yıllarda büyük oranda devlet üniversitelerinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında vakıf üniversitelerinde de bu programlar için kontenjanlar yeniden değerlendirilecek ve kontenjanlarda indirime gidilecektir.”

“Pek çok mühendislik programında kontenjanlar düşürülmüştür”

Mühendislik Fakülteleri kontenjanlarında da önemli bir azaltmaya gidildiği vurgulayan Özvar, Gıda Mühendisliği kontenjanının 1758’den 1156’ya yüzde 34; Elektrik-Elektronik Mühendisliği kontenjanının 11 bin 757’den 8 bin 63’e yüzde 31; İnşaat Mühendisliği kontenjanının 5 bin 668’den 4 bin 115’e yüzde 27; Çevre Mühendisliği kontenjanının 1152’den 850’ye yüzde 26; Makine Mühendisliği kontenjanının 8 bin 427’den 6 bin 919’a yüzde 18; Mekatronik Mühendisliği kontenjanının 2 bin 96’dan 1869’a yüzde 11; Kimya Mühendisliği kontenjanının 1969’dan 1867’ye yüzde 7; Endüstri Mühendisliği kontenjanının 7 bin 679’dan 7 bin 262’ye yüzde 5; Bilgisayar Mühendisliği kontenjanının 14 bin 674’ten 14 bin 168’e yüzde 3 indirildiğini söyledi.

Özvar, bunların dışında, öğrenci sayısı daha düşük olan Biyomedikal Mühendisliği yüzde 24; Biyomühendislik yüzde 20; Malzeme Mühendisliği yüzde 3; Elektrik Mühendisliği yüzde 28; Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği yüzde 18; Raylı Sistemler Mühendisliği yüzde 74; Adli Bilişim Mühendisliği yüzde 37; Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği yüzde 21 gibi pek çok mühendislik programında değişen oranlarda kontenjanlar düşürüldüğünü kaydetti.

Son iki yılda kurulan veya ivme kazanan programlar

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar’ın verdiği bilgiye göre, kontenjan artışı gerçekleşen bölümler şöyle:

Eğitim-İş: MEB, Diyanetin alt kurumuna dönüştü
Eğitim-İş: MEB, Diyanetin alt kurumuna dönüştü
İçeriği Görüntüle

“Yapay Zeka Mühendisliği yüzde 63; Siber Güvenlik Mühendisliği gibi mühendislik programları ile Harita Mühendisliği yüzde 23; Gemi ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği yüzde 19; Jeoloji Mühendisliği yüzde 8; Nanoteknoloji Mühendisliği yüzde 81; Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği yüzde 4; Otomotiv Mühendisliği yüzde 4; Uçak Mühendisliği yüzde 3; Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği yüzde 9; Endüstriyel Tasarım Mühendisliği yüzde 32; Malzeme ve Nanoteknoloji Mühendisliği yüzde 49; Orman Endüstrisi Mühendisliği yüzde 16; Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği yüzde 8; Metalurji ve Malzeme Mühendisliği yüzde 3; Su Ürünleri Mühendisliği yüzde 7.”

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinde yer alan programların, kontenjan düzenlemelerinden önemli ölçüde etkilendiğini söyleyen Özvar, “Uluslararası İlişkiler programı kontenjanları 7 bin 110’dan 3 bin 994’e yüzde 44; Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi kontenjanları 8 binden 5 bin 285’e yüzde 34; İktisat kontenjanları 9 bin 437’den 7 bin 972’ye yüzde 15,5; İşletme kontenjanları 13 bin 358’den 12 bin 158’e yüzde 9; Maliye kontenjanları 5 bin 813’ten 3 bin 590’a yüzde 38 düşürülmüştür.” dedi.

Özvar, 2023-2025 yılları arasında İlahiyat Fakültesi kontenjanlarında ise 15 bin 795’ten 10 bin 859’a indirildiğini, bunun yüzde 32’lik bir oransal azalmaya işaret ettiğini belirtti.

Kontenjanı önemli ölçüde azalan diğer lisans programları

Özvar, kontenjanı önemli ölçüde azalan diğer lisans programlarından bazılarını şöyle sıraladı:

“Gazetecilik programı kontenjanları 4 bin 677’den 1866’ya düşmüş, oransal olarak yüzde 54 azalmıştır. Şehir ve Bölge Planlama programı kontenjanları 2 bin 448’den 1240’a düşmüş, oransal olarak yüzde 49 azalmıştır. Radyo, Televizyon ve Sinema programı kontenjanları 5 bin 180’den 2 bin 870’e düşmüş, oransal olarak yüzde 44 azalmıştır. Sosyal Hizmet programı kontenjanları 4 bin 677’den 2 bin 691’e düşmüş, oransal olarak yüzde 42 azalmıştır. Mimarlık programı kontenjanları 6 bin 365’ten 4 bin 264’e düşmüş, oransal olarak yüzde 33 azalmıştır. İç Mimarlık programı kontenjanları 2 bin 386’dan 1594’e düşmüş, oransal olarak yüzde 33 azalmıştır. Psikoloji programı kontenjanları 11 bin 966’dan 10 bin 428’e düşmüş, oransal olarak yüzde 13 azalmıştır.”

“Yeni mesleklere yönelik programlara kontenjan verilmeye devam edilecek”

2023-2025 döneminde, toplam 312 önlisans programından 131’inin kontenjanlarının düşürüldüğünü, bu önlisans programlarında kontenjan sayısı toplamda 125 bin 24 azaltıldığını aktaran Özvar, kontenjanı en fazla azalan önlisans programları arasında yüzde 58 ile Çocuk Gelişimi; yüzde 56 ile Sağlık Kurumları İşletmeciliği; yüzde 53 ile İş Sağlığı ve Güvenliği; yüzde 53 ile Bankacılık ve Sigortacılık ve yüzde 51 ile Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik programlarının bulunduğunu dile getirdi.

Bu dönemde; Adalet, Uygulamalı Çevirmenlik, Spor Yönetimi, Radyo ve Televizyon Programcılığı başta olmak üzere toplam 13 önlisans programına öğrenci alımı ise durdurulduğunu bildiren Erol Özvar, gelecek dönemde, işgücü piyasasında karşılığı zayıflayanlar başta olmak üzere, birçok önlisans programının kontenjanları düşürülerek başta uygulamaları programlar olmak üzere yeni mesleklere yönelik programlara kontenjan verilmeye devam edileceğini söyledi.

Son yıllar yapılan düzenlemelerle açıköğretim kontenjanlarının da 166 bin 203’ten 98 bin 436’ya yüzde 40,77 düşürüldüğünü kaydeden Özvar, “2020 yılında toplam yükseköğretim öğrencileri içinde açık öğretimin oranı yüzde 54 iken; 2025 yılı itibariyle bu oran yüzde 40’a gerilemiştir. Bu oranın 5 yıl içerisinde yüzde 30’un altına düşürülmesi hedeflenmektedir. Açıköğretimi, yükseköğretim çağındaki gençlerden ziyade yetişkin eğitimi ve hayat boyu öğrenme amacına hizmet edecek şekilde yapılandırıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bazı programların kontenjanları vakıf üniversitelerinde de azaltılacak”

“2026 yılında bazı programlarda değişen oranlarda kontenjan azaltımına devam edeceğiz” ifadesini kullanan Özvar, “Devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma uygulaması, 2026 yılından itibaren vakıf üniversitelerimiz için de geçerli olacaktır. Bu kapsamda başta hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık olmak üzere bazı programların kontenjanları vakıf üniversitelerinde de değişen oranlarda azaltılacaktır. Buradaki temel hedefimiz, tüm yükseköğretim sisteminde dengeli, sürdürülebilir ve kalite odaklı bir yapı tesis etmektir.” diye konuştu.

“Yükseköğretim Kurulu olarak buna asla göz yumamayız”

Öğrencilerin yönelimlerini ve beklentilerini dikkate almayan hiçbir program başarılı olamayacağına dikkat çeken Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz bu talep kısmını fevkalade iyi değerlendirmek zorundayız. Bu açıdan hepimizin üzerine fevkalade önemli görevler ve sorumluluklar düşmektedir. İstihdamla alakası

kalmayan programlarda ısrar etmek sadece kaynak israfıdır; sadece mali kaynak değil insan kaynağının israfıdır. Yükseköğretim Kurulu olarak buna asla göz yumamayız. Bu çerçevede eğitim-öğretimde kalite standartlarının yükseltilmesi, aşırı öğrenci sayılarının önüne geçilmesi ve akademik insan kaynağının daha etkin yönetilmesi kontenjan politikalarımızın merkezinde yer almaktadır. Aşırı kalabalık sınıfların, uygulama imkânlarının sınırlanmasının ve öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısının artmasının kaliteyi olumsuz etkilediği açıktır. Bizler bu sorunları görmezden gelmiyor, yapısal çözümler üretmeyi tercih ediyoruz.”

“MYO’larımız yeniden cazibe merkezi halinde”

Kontenjanlarda azaltmaya gidilmesine rağmen Yükseköğretim Kurulu olarak yükseköğrenime erişim konusundaki hassasiyetlerinin devam ettiğini vurgulayan Özvar, kontenjanların azaltılmasının “erişimi sınırlayan bir politika değil aksine erişilen eğitimin niteliğini artırmayı amaçlayan bir yaklaşım” olduğunu kaydetti.

Bu iki hedefin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak gördüklerini belirten Özvar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kapatılan veya kontenjanı azaltılan programların yerine son iki yılda yapay zeka ve dijital tabanlı alanlarda çok önemli adımlar attık. Bugün 100’ü aşkın üniversitemizde yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik, dijital teknolojiler ve benzeri alanlarda çok sayıda yeni program açılmıştır. Bu programlar öğrencilerimizden büyük ilgi görmekte ve yüksek doluluk oranlarıyla tercih edilmektedir. Bu tablo, gençlerimizin geleceğin mesleklerine ne kadar bilinçli bir şekilde yöneldiğini açıkça göstermektedir. Aynı şekilde meslek yüksekokullarımız da son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Özellikle Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları başta olmak üzere, sektörle iç içe, uygulama ağırlıklı güçlü projelerle MYO’larımız yeniden cazibe merkezi haline gelmiştir.”