İnsanlık tarihi boyunca savaşlar, uygarlıkların yükselişine ve düşüşüne tanıklık etmiştir. Toprak, şan ve şöhret peşinde koşan insanlar, Car Von Clausewitz'in* de bahsettiği gibi aşk için bile savaşlar yapmıştır. Milattan önce Truva Savaşı ve Sezar'ın Mısır'ı fethi, bunun iki çarpıcı örneğidir.

Antik ve Ortaçağ Savaşları

İlk çağlarda ordular, kılıç kalkan ve koçbaşı taktikleri kullanarak karşı karşıya gelirdi. Ok ve mızrak kullananlar savaşta öne geçerken, ihtiyat kuvvetlerinin yaptığı kuşatma ve çevirme harekâtıyla zaferi perçinlerdi. Süvariler ise hızıyla avantaj sağlardı. Büyük İskender 13 yılda bilinen dünyayı fethederek savaşlara yeni bir boyut kazandırırken, Hannibal filleri kullanarak Alp’leri aştı ve Roma İmparatorluğu'nu dize getirdi. 1071 Malazgirt Savaşı'nda ise Alpaslan'ın Türklerle özdeşleşen kurt taktiği harp tarihine geçti.

Barut savaşları ve ateşli silahların yükselişi

‘Tüfek icat oldu mertlik bozuldu’; toplar kalelerin sonunu getirdi. İstanbul'un fethinde Fatih Sultan Mehmet, önceden inşa ettirdiği kaleler ve hisarlarla İstanbul’a gönderecekleri takviye kuvvetleri önledi. Gemileri karadan yürüterek şehri fethetti. Dünyanın en kısa süreli Mohaç Meydan Muharebesi'nde ise ilk kez çok sayıda top kullanılmış ve Osmanlı ordusu Avrupa'nın ortalarına kadar hakimiyet kurmuştur.

Napolyon ve kış savaşı

Napolyon, 680 bin kişilik ordusuyla Rusya'ya sefere çıktığında, Ruslar onu geniş steplere çekerek ikmal hatlarından uzaklaştırdı ve kışın da yardımıyla genel karşı taarruza geçerek, Napolyon'un ordusunun yarısını yok etti.

Çanakkale Muharebeleri ve yeni taktikler

Mustafa Kemal, Çanakkale Muharebeleri'nde İtilaf Devletleri'nin kıyıda tutunup, ‘kıyı başı’ elde etmesini önleyen ve imha etmeyi amaçlayan ‘Kıyı Savunma Taktiği’ ile çıkarmanın ilk günü düşmanı durdurdu. Anafartalar Cephesi’nde, Conkbayırı’nda tarihi değiştiren zaferlerle Türk ordusunun kahramanlığını tüm dünyaya gösterdi.

1000 kez söylediler: Son kayıp bulunana kadar sesimizi tüm vicdan sahiplerine duyuracağız 1000 kez söylediler: Son kayıp bulunana kadar sesimizi tüm vicdan sahiplerine duyuracağız

II. Dünya Savaşı ve teknolojinin etkisi

Dünya Savaşı, süvarilerin son savaşı olurken, II. Dünya Savaşı'nda yerini tanklar aldı. Makineli tüfekler ve seri atışlı toplar, ölümcül etkiyi artırdı. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak harp silah ve araçları da gelişti. Kitle imha silahları muharebe alanlarında yeni tertiplenme şekillerine yol açtı; savunma ve taarruz konseptleri güncellendi.

Tarihten ders almayanlar

II. Dünya Savaşı'nda, Ruslar, Napolyon’a uyguladığı; hasmı geniş Rus steplerine çekip, ikmal üstlerinden uzaklaştırma, amansız kış ile beraber genel karşı taarruza geçme stratejilerini Almanlar’a da uyguladı. Generallerine, “Ben Clausewitz’i okudum, sizden öğrenecek bir şeyim yok!” diyen, kurmaylarını dinlemeyen, ihtirasını önleyemeyen, tarihten ders almasını bilmeyen Hitler ülkesinin bölünmesine, işgaline neden olmuştur. Bunun ağır bedelini kendisini ve eşi Eva Braun’u zehir, tabanca ve benzinle yaktırarak intihar etmek suretiyle ödemiştir.

Geleceğin savaş alanı: Bilgi ve teknoloji hakimiyeti

Bilgisayarlar, yapay zeka, robot askerler, nano teknoloji, enerji ve uzay alanlarındaki gelişmeler, savaşlarda çığır açacak. Akıllı robotlar, insan beynine yerleştirilecek implantlar, sanal gerçeklik, otonom uçaklar ve helikopterler, robot cerrahlar ve askerler, duygusal ve otonom robotlar, uzay hapishaneleri... Gelecekteki savaşlarda güç, bilgiye ulaşım ve dağılımında yatacak.

Yapay zeka ve siber savaşlar

Yapay zeka, askeri alanda geniş bir kullanım ağına sahip. ABD, ön safta görev alacak askerlerin yerine robotları kullanmak için çalışmalar yürütüyor. Son olarak ‘it dalaşı’nda insan pilotlara karşı yapay zekayı test etti; uçuş simülatöründeki bir dizi it dalaşında yapay zekanın üstün geldiği tespit edildi. 

Toprak elde etmek için yapılan yatay kuşatmanın yerini günümüzde hedef ülkenin milli güç unsurlarını zayıflatmaya yönelik dikey kuşatma, orduların yerini paralı askerler, vekalet savaşları ve hibrit savaşı almış durumdadır.

Bulut tohumlama: Yeni savaş aracı

9 Nisan 2024'te Dubai'de yaşanan sel ve hortum, doğaya müdahalenin nelere yol açabileceğini gözler önüne serdi. Bu olayı, yakın gelecekte ülkeler arasında yaşanacak ‘iklim savaşları’nın bir provası olarak değerlendirmek mümkün. 

‘Bulut tohumlama’ adı verilen teknolojiyle, uçaklar aracılığıyla bulutlara kimyasal maddeler yüklenerek, hava hareketleri yapay olarak yönlendirilebilir. Bu sayede hedef ülkede seller veya kuraklık yaratılabilir. Bu, dikey kuşatmanın bambaşka bir versiyonu olacaktır.

İnsanın geleceği

Balıklar gibi yüzmeyi, kuşlar gibi uçmayı öğrendik ama insanı insan yapan değerleri, insanlığı unuttuk. Savaşlar çoluk çocuk demeden insanların hayatlarını yok ederken, bizler sadece seyirci kalıyoruz. 

Savaşların daha az yıkıma yol açmasını ve insanlığın kazanan taraf olmasını umut ediyorum.

*Prusyalı General, askeri teorisyen (19. YY)

Editör: Ömür Ünver