"Türkiye'de yabancı gazetecilerin ve Hristiyanların ulusal güvenlik gerekçesiyle sınır dışı edilmeleri" başlıklı karar, AP'nin Strasbourg'da devam eden genel kurul toplantılarında 2'ye karşı 502 oyla kabul edildi. Oylamada 59 üye çekimser kaldı.

Erdoğan ve Miçotakis bir araya geldi: Venizelos ve Kemal Atatürk'ün mirasına sahip çıkmak zorundayız
Erdoğan ve Miçotakis bir araya geldi: Venizelos ve Kemal Atatürk'ün mirasına sahip çıkmak zorundayız
İçeriği Görüntüle

Kararda, "son yıllarda en az 300 yabancı (Protestan) papaz ve Hristiyan misyoner ile aile üyelerinin, herhangi bir kanıt, yargılama veya etkili başvuru yolu olmaksızın, ulusal güvenlik tehdidi olarak nitelendirilerek N-82 ve G-87 idari tedbirlerinin uygulanmasıyla Türkiye'den sınır dışı edildiği ve ülkeye girişlerinin engellendiği" savunuldu.

"İstizan tahdit" kodu olarak da bilinen N-82, yabancılara Türkiye'ye giriş için ön izin alma zorunluluğu getiriyor. G-87 kodu ise Türkiye'de kamu güvenliği açısından sakıncalı görülen yabancıların ülkeye girişlerinin engellenmesi amacıyla kullanılan idari nitelikte yasaklama tedbiri olarak biliniyor.

Konunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gündemine taşındığının belirtildiği kararda, son zamanlarda Türkiye'den sınır dışı edilen ya da edilme riskiyle karşı karşıya olan kimi yabancı gazetecilerin durumuna da değinildi. DW'nin haberine göre, örnek olarak 2013'ten bu yana Türkiye'de yaşayan ve bu yıl 26 Ocak'ta Fransa'ya insani vize başvurusunda bulunmak için İstanbul'a giderken tutuklanan İranlı serbest gazeteci Kaveh Taheri, sınır dışı edilen BBC muhabiri Marc Lowen ve Fransız gazeteci Raphael Boukandoura gösterildi.

Kararda, yabancı gazeteci ve Hristiyan papaz ve misyonerlerin "kanıtlanmamış ulusal güvenlik gerekçeleriyle ve usul güvencelerine saygı gösterilmeksizin” sınır dışı edilmeleri kınandı. Türkiye'den "N-82 ve G-87 idari güvenlik kodlarını kullanmayı derhal durdurması, bağımsız yargı denetimine tabi gerekçeli bireysel kararlar vermesi ve keyfi olarak sınır dışı edilen kişilerin geri dönüşüne izin vermesi" istendi.

Suriye kararı

Genel kurul toplantıları sırasında Suriye'deki durumla ilgili bir karar da oylayan AP, SDG ile Suriye geçiş hükümeti arasında son varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. AP, kararda Tüm tarafları "şiddetin daha da tırmanmasına yol açabilecek her türlü eylemden kaçınmaya, yürürlükteki ateşkes anlaşmalarına saygı göstermeye ve ateşkesi izlemeye ve korumaya yönelik mekanizmaları desteklemeye" çağırdı.

Dışişleri Bakanlığı'ndan açıklama

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Avrupa Parlamentosu tarafından dün (12 Şubat) kabul edilen bazı kararlarda ülkemizi hedef alan asılsız iddiaları tümüyle reddediyoruz. 'Kuzeydoğu Suriye’deki durum' konulu karar, Suriye’nin yeniden kendi ayakları üzerinde durmasında ve istikrarının tesisinde Türkiye’nin rolünü göz ardı etmektedir. Avrupa Parlamentosu’na, yanlış ve art niyetli kararlar almak yerine, sahadaki gerçekler ile Suriye’nin ve Suriyelilerin beklentilerini anlayabilmek için daha fazla gayret sarf etmesi tavsiyesinde bulunuyoruz. Öte yandan, 'Türkiye’de yabancı gazetecilerin ve yabancı Hristiyanların hedefli şekilde sınır dışı edilmesi' konulu kararda, ülkemizdeki ifade ve din özgürlüğüne yönelik olarak öne sürülen iddialar gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Avrupa Parlamentosu dahil, hiçbir yabancı kurum, ülkemizde yürütülen adli süreçlere müdahale edemez. Söz konusu kararlar, Türkiye-AB ilişkilerini geliştirme çabalarının ruhuna da ters düşmektedir. Avrupa Parlamentosu’nu, ülkemiz aleyhindeki çabalara alet olmak ve iç işlerimize müdahaleye yeltenmek yerine, Türkiye-AB ilişkileri için yapıcı adımlar atmaya çağırıyoruz" denildi.

H B D L Rm P W Q A A K J Pv