Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, komedyen Deniz Göktaş'ın yaptığı şakalar nedeniyle tutuklanmasına tepki göstererek reşit olmayan kızını evlendiren tarikatçı Yusuf Ziya Gümüşel hakkındaki tahliye kararını hatırlatmıştı.

Amor, sosyal medya hesabından konuya ilişkin şu eleştiriyi getirdi:

"Aynı yargı, kız çocuğunu evliliğe zorlayan mahkûm bir adamı serbest bırakabilirken, stand-up komedyeni Deniz Göktaş'ı birkaç şaka yüzünden hapse atabiliyor. Bu üzücü tezat kendi kendini anlatıyor." demişti.

Tutuklu İBB Başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'deki duruşmalarını da izleyen Amor, x platformunda yaptığı paylaşımda, "Bugün, Ekrem İmamoğlu'nun (@ekrem_imamoglu) Silivri'deki duruşmalarından birine katıldım. Onun gücü ve dayanıklılığı karşısında derinden etkilendim. Hakim yerine halkına hitap ederek, demokratik bir #Türkiye için siyasi vizyonunu mahkeme salonunda ortaya koymayı tercih etti." ifadelerini kullanmıştı.

Bakan Gürlek'ten açıklama: Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor'un Türk yargısına ilişkin sözlerine tepki gösterdi.

İmamoğlu, bir günde üç ayrı davada hakim karşısına çıkacak
İmamoğlu, bir günde üç ayrı davada hakim karşısına çıkacak
İçeriği Görüntüle

Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız, egemen ve demokratik bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Gürlek, yargı yetkisinin, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanıldığını hatırlattı.

Gürlek, Türkiye'deki yargı süreçlerinin uluslararası çevrelerce takip edilmesinin, ülkenin demokratik olgunluğunun ve şeffaflığının bir göstergesi olduğuna işaret ederek, "Buna karşılık devam eden yargılamalar hakkında mahkeme kapılarında hüküm verircesine açıklamalar yapılması, Türk yargısını hedef alan ve yargı süreçlerini siyasi baskı altına almaya çalışan kabul edilemez bir tutumdur." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin yargı süreçlerinin yabancı parlamenterlerin siyasi ajandalarına, ideolojik beklentilerine ya da lobi faaliyetlerine göre değil, Anayasa'ya, kanunlara, dosyadaki delillere ve bağımsız mahkemelerin takdirine göre ilerlediğinin altını çizen Gürlek, şunları kaydetti:

"Buradan açıkça ifade ediyorum, hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz, devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, vesayet odaklarına, darbe heveslilerine, terör örgütlerine ve dışarıdan demokrasi dersi vermeye çalışan çevrelere karşı milli iradesini koruyarak bugünlere gelmiştir. Türkiye, kendi hukukunu işletecek kudrete, demokrasisini koruyacak iradeye ve geleceğini tayin edecek egemenliğe sahip büyük bir devlettir. Milli irademizi, yargı teşkilatımızı ve hukuk devletimizi hedef alan hiçbir siyasi ajandaya geçit vermeyeceğiz."